Türkiye’de milyonlarca çalışanın gelir kaynağı olan asgari ücret, yılın ilk beş ayında yüksek enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybetti. Yıl başında yapılan zam oranının enflasyonun altında kalması nedeniyle çalışanların alım gücü her geçen ay gerilerken, asgari ücret açlık sınırının altında kalmaya devam etti.
2026 yılına yüzde 27’lik artışla giren asgari ücret, daha ilk aydan itibaren temel yaşam maliyetlerini karşılamakta yetersiz kaldı. Türk-İş’in ocak ayında açıkladığı 31 bin 224 liralık açlık sınırının altında kalan ücretler, geçen aylarda artan hayat pahalılığıyla birlikte daha da eridi. Mayıs ayı açlık sınırı henüz açıklanmamış olmasına rağmen mevcut verilere göre asgari ücret, 34 bin 587 lira seviyesindeki açlık sınırının yalnızca yüzde 80’ine ulaşabiliyor.
Enflasyon karşısında alım gücü geriledi
Ücretler sabit kalırken enflasyonun etkisi çalışanların gelirlerini her geçen gün aşındırdı. Yıl başında uygulanan yüzde 27’lik zam oranı, 2025 yılı sonunda açıklanan yüzde 30,89’luk resmi enflasyonun gerisinde kaldı. Böylece çalışanların ücretleri reel olarak değer kaybederken, alım gücünde de ciddi düşüş yaşandı.
Ekonomi yönetiminin ara zam uygulamasına gitmemesi ve ücret artışlarını enflasyon hedeflerine göre belirleme yaklaşımı, çalışan kesimin gelir kaybını daha da artırdı. Uzmanlar, ücretlerin enflasyon karşısında korunamamasının özellikle dar gelirli kesimler üzerinde ağır sonuçlar doğurduğuna dikkat çekiyor.
Yıl sonu beklentileri endişe yaratıyor
Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahmini mayıs ayında yüzde 26’ya yükselirken, enflasyon hedeflerinin son yıllarda sık sık revize edilmesi dikkat çekiyor. Ekonomistler, mevcut tabloya bakıldığında ücretlerin yıl sonuna kadar daha fazla değer kaybetme riski taşıdığı görüşünü dile getiriyor.
DİSK Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) verilerine göre enflasyonun çalışanlar üzerindeki maliyeti her geçen ay büyüyor. Araştırmaya göre yılın ilk dört ayında enflasyonun sigortalı işçilerin ücretlerinde yarattığı toplam kayıp 310,9 milyar liraya ulaştı. Aynı dönemde asgari ücretin satın alma gücündeki kayıp ise 4 bin 110 lira olarak hesaplandı.
Türkiye avrupa’nın en düşük ücretli ülkeleri arasında
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) verileri de Türkiye’deki ücret seviyelerinin uluslararası ölçekte düşük kaldığını ortaya koyuyor. OECD’nin yıllık ortalama brüt ücret verilerine göre İsviçre, 107 bin avroyu aşan ortalama gelirle listenin zirvesinde yer alırken, Türkiye’de yıllık ortalama kazanç 18 bin 590 avro seviyesinde bulunuyor.
Aynı verilere göre Almanya’da yıllık ortalama ücret 66 bin 700 avro olarak hesaplanırken, İsviçre’deki ortalama gelir Türkiye’deki ortalama ücretin yaklaşık altı katına ulaşıyor. Veriler, Türkiye’nin Avrupa ülkeleri arasında en düşük ücret seviyelerine sahip ülkelerden biri olduğunu gösteriyor.
