Rezerv alan mağdurları, kura sonuçlarının ardından kendilerine tahsis edilen konutlara yönelik şikayetlerini dile getirmeye devam ediyor. Deprem sonrası yürütülen yerinde dönüşüm ve rezerv alan projelerinde hak sahipleri, hem metrekare küçülmesi hem de konum farklılıkları nedeniyle mağdur olduklarını belirtiyor.
Rezerv Alan Konutlarında Metrekare ve Konum Sorunu
Kura sonucu evlerini görme veya teslim alma aşamasına gelen vatandaşların önemli bir bölümü, yeni konutların beklentilerini karşılamadığını ifade ediyor. Hak sahiplerinin paylaştığı bilgilere göre, deprem öncesinde yaklaşık 200 metrekare ve cadde üzerinde bulunan 4+1 dairelerin yerine, 80–90 metrekare büyüklüğünde 3+1 daireler veriliyor.
Vatandaşlar, metrekare küçülmesini kısmen kabul edilebilir bulsalar da, yeni konutların konum açısından dezavantajlı olduğunu vurguluyor. Özellikle yüksek bloklar arasında kalan, manzara ve cephe avantajı bulunmayan dairelerin verilmesi eleştiri konusu oluyor.
“Uzlaşma Değil, Mağduriyetini Seç”
İtiraz ve uzlaşma masalarına başvuran hak sahipleri ise süreçten istedikleri sonucu alamadıklarını belirtiyor. İddialara göre, vatandaşlara sunulan alternatifler çoğu zaman daha küçük daireler ya da şehir merkezine uzak toplu konut projeleri oluyor.
Bu durum, bazı hak sahipleri tarafından “uzlaşma değil, mağduriyetini seç” şeklinde yorumlanıyor. Sürece katılan vatandaşlar, sunulan seçeneklerin mağduriyeti gidermek yerine sınırlı tercihler sunduğunu ifade ediyor.

Şerefiye Tartışması Gündemde
Daha önce yapılan resmi açıklamalarda, konutların değer farklılıklarının (şerefiye) korunacağı ve kat ile cephe özelliklerinin dikkate alınacağı belirtilmişti. Ancak mevcut uygulamada bu kriterlerin yeterince gözetilmediği öne sürülüyor.
Hak sahipleri, eski konutu daha küçük, arka cephede veya ara sokakta bulunan kişilerin daha avantajlı konuma geldiğini savunarak dağıtım sürecinin adil olmadığını dile getiriyor.
Hak Sahipleri Verilen Evlerden Memnun Değil
Rezerv alanda kura sonucu kendilerine çıkan evleri görme veya anahtarlarını alma şansına kavuşan hak sahiplerinin büyük bölümü çok mutsuz. Gazetemize ulaşan bazı hak sahipleri, yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi:
“Depremden önce 200 metrekare 4 artı 1 cadde üstü olan evimizin yerine 80-90 metrekare 3 artı 1 ev veriyorlar. Metrekare kaybını kabullendik diyelim ama cadde üstü olan evimizin yerine dev gibi blokların arasına sıkışmış hiçbir yeri görmeyen yerlerden ev veriyorlar.
İtiraz uzlaşma masaları diye gittiğinizde size ya daha küçük bir ev veya şehir dışında uzak bir TOKİ’de ev teklif ediyorlar. Bunun adı uzlaşma değil olsa olsa mağduriyetini seç olabilir.
Sayın valimiz daha önce televizyonda ev sahiplerinin şerefiye haklarının korunacağını söylemiş, kat seviyelerinin bile göz önüne alınacağını açıklamıştı. Ancak gelinen noktada maalesef durum bunun tam tersi oldu. Evi arka cephede olanın, ara sokakta olanın, evi küçük ve eski olanın avantajlı duruma geldiği adil olmayan bir sonuçla karşılaştık.
İtiraz, uzlaşma masalarında görevli personelin iyi niyetli ve bilgilendirici yaklaşımları vatandaşın mağduriyetini gidermek konusunda bir çözüm sunamamaktadır. Mağduriyetine çözüm arayan vatandaşlar, sonucunun ne olacağını bilmedikleri ve sürecin uzayabileceği belirtilen bir dilekçe verme işleminden başka yapacak bir şeylerinin olmadığını düşünmektedir. Yetkililerden çözüm bekliyoruz.”
