-ABD/İsrail/NATO arzu ettikleri başarıyı yakalayamadı. Öngördükleri zaman çizelgesi gerçekleşmedi.
-İran’ın 1. haftada attığı balistik füze sayısına oranla belirgin bir azalma var. Azalan balistik füze stokunu daha ihtiyatlı kullanma zorunluluğu ortaya çıkıyor. Atılan balistik füze sayısının SİHA’lara oranı yaklaşık 1/10’a düştü.
-Savaşın geleceğini, her iki tarafın stokları ve savaşı sürdürme yetenekleri belirleyecek.
-İran, uzatmalı savaş stratejisine yöneldi. Savaşın uzaması İran’a avantaj, ABD/İsrail’e büyük dezavantaj sağlar. Ekim 2026’ya kadar uzayan savaş, Netanyahu ve Trump’ı götürebilir. Savaş uzadıkça ABD ve İsrail askerlerinde kayıp sayısının artması Trump/Netanyahu’yu beklenenden olumsuz etkiler.
-Savaşın uzaması, Körfez ülkelerin ekonomisini felce uğratır.
-İran, dünya için stratejik önemde olan Hürmüz Boğazı’nı (dünya petrolünün %20’si, sıvılaştırılmış doğalgazın yüzde 30’u buradan geçiyor) kapatarak, küresel ölçekte bir krize neden oldu.
-ABD/İsrail, İran’da öngördükleri iç karışıklığı çıkaramadı.
-ABD/İsrail’in Azerbaycan ve Türkiye’yi savaşa çekme provakasyonları başarılı olamadı. Savaş uzadıkça, bu provakasyonlar daha da artacaktır.
-İsrail, Lübnan’ın güneyini işgal ederek bölgeyi şekillendirme hedeflerinden birini daha elde etmiş olacak. Lübnan’da İsrail saldırısı devam ediyor.
-Bu arada fırsattan yararlanan Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Türkiye ve KKTC aleyhine adımlar atmaya başladı. Yunanistan, Gayri askeri statüdeki adaya, uluslararası antlaşmalara aykırı olarak Patriot konuşlandırdı. GKRY’yi korumak gerekçesiyle, bazı AB ülkeleri savaş gemisi gönderdi. Yunanistan 4 F-16 uçağı gönderdi. Türkiye, 6 F-16 gönderdi. Türkiye, ayrıca Yunanistan ve GKRY’nin adımlarını şiddetle kınamalı ve misliyle karşılık vermelidir. Kısa sürede, KKTC’de deniz ve hava üssünü aktifleştirmelidir.
GKRY’nin NATO üyesi olma yönündeki gelişmeler ciddiye alınmalıdır.
-Petrol 100 doların üzerine çıktı.
-Hürmüz Boğazı trafiği büyük ölçüde durdu.
-ABD’nin gerekçesi, “İran’ın nükleer tehdidini ortadan kaldırmak”tı. Ancak vurdukları hedeflere bakıldığında, İran’ın altyapısını çökertmeyi amaçlıyor.
-İran’ı kara harekatıyla işgal etme planı yok. Pentagon tümüyle karşı ve olmayacak. Hava ve deniz bombardımanıyla ülkenin askeri, stratejik ekonomik yapısı yok edilecek. Böylece, İran rejimininin çökmesini ya da teslimini amaçlıyor.
-Eğer ABD’nin hedefleri gerçekleşirse, belki de tarihin en ağır “savaş tazminatı”nı İran’ın sırtına yükleyecek.
-ABD, artık savaşın uzayacağı senaryosuna göre hareket ediyor.
-3 Senaryo: Nisan sonuna kadar, Mayıs sonuna kadar. Ve ABD’ye göre en kötü senaryo, ABD/İsrail’in hiç arzu etmediği senaryo, Eylül 2026 sonuna kadar.
-İsrail’de, normal şartlarda 26 Ekim 2026’da parlamento seçimleri var. ABD’de 3 Kasım 2026’da, Trump’ı doğrudan etkileyen ara seçimler var. Bu seçimlere kadar eğer İran’a karşı başarı elde edilemezse Netanyahu ve Trump’ı oldukça olumsuz etkiler.
Gözden kaçmasın:
SDG/PKK sözde komutanı, Suriye Savunma Bakan Yardımcısı olarak atandı.
Kod adı: Sipan Hemo.
Türkiye’nin kırmızı bültenle arananlar listesinde yer alıyor.
Ankara’yı ziyaret ederse resmi protokolle mi karşılanacak?
Dünya şu gerçeği gördü:
-ABD aslında demokrasinin ve özgürlüğün beşiği değil, kendi çıkarı için her yeri yıkıp yakan ve milyonlarca insanın ölümüne neden olan bir ülke.
-AB’nin, birkaç ülke hariç, aslında demokrasi, insan hakları değerleriyle bir ilgisi yok. Kendi çıkarını tüm değerlerin üstünde tutan bir yapı.
-Ve Arap ülkeleriyle Müslüman ülkelerin çoğu ABD güdümünde.
-İspanya’nın İncirlik’te bir Patriot hava savunma bataryası var. Diğer NATO ülkeleri Türkiye’den Patriotları en kritik zamanda çekmişlerdi.
-Şimdi Kürecik Radarı için Malatya’da NATO Patriot konuşlandırıldı.
-İspanya hariç Türkiye’yi düşündükleri yok
—