Sorumlular cezalandırılsın…

Sorumlular cezalandırılsın…

Adalet Yerini Bulsun

Hataylı Akademisyen-Hukukçu Neval Oğan Balkız, 10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde, “Emek, Barış ve Demokrasi” için bir araya gelen insanların arasında patlayan bombaların yıldönümünde konuştu…

CHP Milletvekili Veli Ağbaba’nın, “Hatay ve Antep’ten Ankara’ya piknik yapa yapa gelen canileri koruyanlar yargılanmadıkça, bu adalet mücadelesi bitmeyecek” diye ifade ettiği 10 Ekim Ankara patlamaları için kısa bir not paylaşan Hataylı Akademisyen-Hukukçu Neval Oğan Balkız, “10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde, ‘Emek, Barış ve Demokrasi’ için bir araya gelen insanların arasında bombalar patladı. Yüz üç kişi yaşamını yitirdi. Onlarca kişi yaralandı. Toplumsal hafızamız ve her birimizin kişisel belleği bir kez daha darmadağın oldu. Psikolojik ve sosyolojik yaralarımız derinleşti. Etik duyarlılığımız bir kez daha sınandı. İnsancıl ahlaki anlayışımızın duvarlarına çarpan acı yerinde duruyor!” dedi.
-BEKLENTİ-
Yaşanan acının kıyısında duran kalabalıkların beklentilerini de sıralayan Balkız, şöyle devam etti:
“Toplum olarak; suçluların, kusur ve ihmali bulunan sorumluların cezalandırılmalarını, Adalet’in gerçekleşmesini, adalet hakkımızın ve hakikati bilme hakkımızın gereğinin yerine getirilmesini, bir daha böyle katliamların ve şiddetin yaşanmayacağı toplumsal koşulların oluşturulmasını istiyoruz.”
-YARGI SÜRECİ-
10 Ekim Ankara Garı katliamının üzerinden
3 yıl geçti. 103 insan, IŞİD’in bombalı saldırısı sonucu yaşamını yitirdi. 580 insan yaralandı.
30 insan ömür boyu engelli kaldı. Binlerce insanda derin yaralar ve izler bıraktı. 19’u tutuklu, 17’si firari 36 sanığın yargılandığı dava 3 yılda ancak tamamlandı. Sadece 9 sanığa “anayasal düzeni ihlal” ve “kasten öldürme” suçlarından 101’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.
Müebbet hapis cezası alan sanıklar, ayrıca 300’den fazla kişiyi “öldürmeye teşebbüsten” 10 bin 557’şer yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Oysaki mağdur aileleri ve avukatları; ilk günden itibaren, davanın “kamu görevlilerini” de kapsayacak şekilde genişletilmesini, saldırının bir “insanlık suçu” olarak değerlendirilmesini, sanıkların tümünün örgüt bağlantılarının açıkça ortaya konulmasını istedi, ancak bu beklenti reddedildi. Kararın İstinaf Mahkemesi’ne taşınması için hazırlıklar sürerken, 16 firari sanık için açılan yeni davanın ilk duruşması 8 Kasım’da.
-Tamer Yazar-