Suriye’ye operasyon ve hedefleri

2011’de, Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Suriye’de iç savaşın tohumları atıldı. Yaklaşık 100 ülkeden teröristler getirtilerek Esad yönetimini devirme ve Suriye’yi bölme savaşı başlatıldı. Fakat Esad’ın Libya’da Kaddafi; Irak’ta Saddam gibi olmadığı görüldü. Yüzde sekseni Sünni olan Suriye ordusu ve halkı, Alevi Esad’a ihanet etmedi; Rusya ve İran Esad’ı destekledi, sonuçta Suriye rejimi 11 yıldır süren iç savaşa rağmen dağılmadı.

***

ABD, PKK’nın kolu YPG’ye ağır silah dahil olmak üzere silah, donatım ve eğitim desteğini kararlı ve ısrarlı bir şekilde sürdürmekte. Amaç, ABD’nin değişmez stratejisi gereği, bağımsız ve birleşik bir Kürdistan devletinin kurulması. Irak merkezi hükümeti ülkenin ve başkentin güvenliğini sağlayacak yeteneği kaybetti. Suriye dört parçaya bölünmüş durumda. Türkiye’nin güney komşuları artık, Irak ve Suriye değil; ABD, Rusya, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ve PKK/PYD terör örgütü oldu. Türkiye’nin güneyi terör üreten bir coğrafyaya dönüştü. Bulunduğu konum yönünden jeopolitik bir dev olan Türkiye; özellikle “Arap Baharı” gerçekte “Kanlı Sonbahar” politikaları sonucunda iki büyük stratejik sorunla karşı karşıya kaldı. PKK/PYD terör örgütü ve Göçmen sorunu.

***

ABD Özel Kuvvetler Komutanı Orgeneral Thomas, 2017’de PKK ile ilişkili olması nedeniyle, YPG’nin adını Suriye Demokratik Güçleri (SDG) şeklinde değiştirdiklerini söyledi. Türkiye’yi bu isim değişikliğiyle kandıracağını düşünen ABD, SDG maskesi altında YPG’ye her türlü desteği yapmakta ve bütçesinde para bile ayırmakta. Hedef YPG’nin, yani PKK’nın düzenli bir orduya ve ardından devletçiğe dönüştürülmesi. ABD’nin asıl hedefi, Suriye’nin kuzeyinde özerk bir Kürt Devleti kurulması, Kuzey Irak’la birleştirilerek Akdeniz’e çıkışının sağlanması.

***

Türkiye, güneyinde oluşan terör koridorunu önlemek amaçlı Suriye’ye yönelik üç operasyon düzenledi:

– 24 Ağustos 2016’da, Türkiye Fırat’ın batısında Cerablus’u IŞİD/DEAŞ’ten kurtarmak için operasyon başlattı. Fırat Kalkanı Harekâtı, 198 gün sürdü.

– 20 Ocak 2018’de, Fırat’ın batısında başlayan Zeytin Dalı operasyonuyla Afrin YPG/PKK terör örgütünden temizlendi.

– Türkiye’nin 9 Ekim 2019 günü başlattığı “Barış Pınarı” operasyonu, 17 Ekim 2019’da Türkiye-ABD arasında yapılan anlaşma sonucu hedefine ulaşmadan durduruldu. ABD, yaptırım kartını masaya sürdü. ABD Başkan Yardımcısı Pence ve Dışişleri Bakanı Pompeo, Trump’ın talimatıyla operasyonun sonlandırılması anlaşması için Türkiye’ye geldiler. 17 Ekim 2019 günü, Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet ile yaklaşık 4 saat 20 dakika süren bir görüşme yapıldı. Görüşme sonucunda, ABD “ateşkes” ilan edildiğini, Türkiye ise “operasyona ara verme” konusunda anlaştıklarını açıkladılar. “Ateşkes” kavramı, iki devlet arasında bir kavramdı. Barış Pınarı harekâtında, Fırat Nehri’nden-Irak sınırına kadar yaklaşık 480 kilometre genişlikte, ortalama 30 kilometre derinlikte bir “Güvenli Bölge”, askeri hedef olarak belirlenmişti. Ancak, ABD ve Rusya’nın karşı çıkmaları nedeniyle operasyon tam hedefine ulaşmadan, yaklaşık 140 km genişlikte bir alanın kontrolüyle durduruldu.

***

Her harekatın/operasyonun politik amacı ve bu amacı karşılayabilecek askeri hedefleri saptanır. Politik amaçları siyaset belirler. Askerler de, politik amaçları gerçekleştirecek askeri hedefleri seçerler.

Suriye’de yapılan operasyonların dört politik amacı olmalıdır: Birincisi, 911 kilometrelik Türkiye-Suriye sınırındaki PYD/PKK bölücü terör örgütünü etkisiz hale getirmek. İkincisi, Doğu Akdeniz’e ulaşabilecek terör koridorunu önlemek. Üçüncüsü, Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlamak. Dördüncüsü de, göçmenlerin ülkelerine dönüşlerini gerçekleştirmek.

***

Türkiye, yeni bir operasyon aşamasında.

Fırat’ın doğusuna yeterli bir derinliğe kadar (30 km değil 50-60 km) el atmayan bir Türkiye, PKK/PYD terör örgütünü etkisiz duruma getiremez. Özetle, Fırat’ın doğusu harekatın ağırlık merkezidir ve politik amaçları karşılayabilecek asıl askeri hedef burasıdır. Bu nedenle, Türkiye’nin bir BEKA sorunu haline gelen Suriye’deki PYD/PKK’nın etkisiz duruma getirilmesi, Fırat’ın batısında Tel Rıfat, Menbiç; Fırat’ın doğusunda Ayn El Arap (Arap Pınarı) dahil, Irak sınırına kadar 50-60 km derinlikte bir bölgeye el atmakla mümkün olur. Fırat’ın doğusuna yapılacak olası bir operasyonun gecikmesi, ABD’nin desteğiyle PYD/PKK’nın daha da güçlenmesi demek.

***

ABD ve Rusya’nın mevcut durumu ve ortaya çıkan yeni dinamikler, Türkiye’ye operasyon düzenleme yönünde önemli avantaj sağlıyor.

Rusya’nın Ukrayna Savaşı’ndan kaynaklı askerî ve ekonomik sorunları var. Rusya, Ukrayna savaşı nedeniyle Suriye’de askeri varlığını azaltmak zorunda kaldı. Ayrıca, NATO üyesi Türkiye’ye ihtiyacı her zamankinden fazla. Bu üç faktör, Rusya’nın Türkiye’nin olası operasyonuna karşı çıkmasını engelleyecektir.

İsveç-Finlandiya NATO üyeliğinde Türkiye’nin onay süreci; İran’daki gelişmeler, Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşında arabuluculuk rolü; NATO üyesi Türkiye’nin Rusya’ya yönelmesinin önlenmesi nedenleriyle, ABD de Türkiye’nin sınırlı bir operasyonuna karşı çıkmayacaktır.

Ancak, her iki ülke, ABD ve Rusya, öncelikle PKK/YPG terör örgütünün sınıra yakın bölgeleri boşaltarak, çekilmesini sağlamaya çalışacaklardır. Böylece, Türkiye’nin operasyonuna gerek kalmayacağı çözümler arayacaklardır.

***

Türkiye’nin operasyonda öncelikli askeri hedefleri Tel Rıfat ve Menbiç’tir. Bu hedeflerin kontrol edilmesinin ardından, Ayn El Arap dahil Fırat doğusunda düzenlenecek olası operasyonun aylar alacağı ve 2023 baharına kadar devam edeceğini varsayabiliriz.

ABD ve Rusya, operasyon yapılmadan PKK/YPG’nin sınırdan belli bir derinliğe çekilmesini sağladıkları takdirde değişik bir tablo ortaya çıkacaktır. Bu durumda, ABD ve Rusya’yla ortak devriye düzenlenmesi ve boşaltılan yerlere gözlem noktaları kurulması yönünde gelişmeler olacaktır.

Düzenlenecek olası operasyonla birlikte göçmenlerin ülkelerine dönüşleri, politik hedef olarak yer almalıdır. Ayrıca, operasyon düzenlensin ya da düzenlenmesin, her durumda, gecikmeden Süleyman Şah Türbesi yerine taşınmalıdır.

Bir harekatın başarısında, siyasetin stratejisi; komutanın taktiği ve liderliği, askerin cesareti ve morali önem kazanır. Siyasetin stratejisi ve politik hedefleri önemli…

Koalisyon hükümetiyle ABD’ye ve NATO’ya rağmen, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nı zaferle sonuçlandıran Türkiye çok daha güçsüzdü…

“Tarih ulusların tarlasıdır. Her ulus, bu tarlaya ne ekerse gelecekte onu biçer.”