Tarımda alarm: Döngü değil, yapısal çöküş tartışılıyor

Türkiye tarımında yaşanan sorunların artık yalnızca dönemsel fiyat dalgalanmalarıyla açıklanamayacağı belirtilirken, üretimden ithalata, planlamadan genç çiftçinin sektörden uzaklaşmasına kadar uzanan tablo “yapısal kriz” başlığıyla tartışılıyor.

Tarım sektöründe son dönemde yaşanan fiyat artışları, ithalat kararları ve üreticinin artan maliyet baskısı, tarım politikalarına yönelik eleştirileri yeniden gündeme taşıdı. Tarımdan Haber’de yayımlanan değerlendirmede, Türkiye tarımında meselenin “boğa” ya da “ayı” piyasası gibi dönemsel piyasa döngüleriyle açıklanamayacağı, asıl sorunun yapısal yönetim krizi olduğu vurgulandı.

“Fiyat yükselince ithalat, fiyat düşünce üretici yalnız kalıyor”

Değerlendirmede, tarımda fiyatlar yükseldiğinde ithalat kapısının açıldığı, fiyatlar düştüğünde ise üreticinin zarar riskiyle baş başa bırakıldığı ifade edildi. Bu tablonun doğal bir piyasa döngüsünden çok, üretimi güçlendirmek yerine kısa vadeli fiyat kontrolüne dayanan bir yönetim anlayışına işaret ettiği belirtildi.

İthalat bağımlılığı eleştirisi

Yazıda, hayvancılık ve yem hammaddesi başta olmak üzere birçok alanda dışa bağımlılığın arttığına dikkat çekilerek, ithalatın artık geçici bir çözüm aracı olmaktan çıkıp kalıcı bir yönetim modeline dönüştüğü savunuldu. Bu durumun üreticiyi belirsizlik içinde bıraktığı, kırsal ekonomiyi zayıflattığı ve genç çiftçilerin sektörden uzaklaşmasına neden olduğu ifade edildi.

Hatay gibi üretim merkezleri için kritik uyarı

Türkiye’nin önemli tarım havzalarından biri olan Hatay’da da üreticiler, artan girdi maliyetleri, pazarlama sorunları ve iklim koşullarının etkisiyle zor bir dönemden geçiyor. Amik Ovası başta olmak üzere tarımsal üretim potansiyeli yüksek bölgelerde, planlı üretim ve üreticiyi koruyan politikaların önemi bir kez daha öne çıkıyor.

“Kriz yönetimi değil, kalıcı reform gerekiyor”

Tarımda yaşanan sorunların yalnızca fiyat hareketleri üzerinden okunmasının gerçek tabloyu perdelediği belirtilirken, çözüm için planlama eksikliğinin, ithalat bağımlılığının ve verimlilik yerine miktar odaklı üretim anlayışının tartışılması gerektiği ifade edildi. Değerlendirmede, Türkiye tarımının artık “döngü” değil, yapısal reform gerektiren bir kırılma noktasında olduğu vurgulandı.

Exit mobile version