Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya

Topraklar şirketlere mi dağıtılıyor? Çalışkan’dan dikkat çeken çıkış

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada madencilik politikalarını eleştirerek, doğal alanların ve tarım arazilerinin korunması çağrısında bulundu.

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, TBMM Genel

Çalışkan, madencilik faaliyetlerine karşı olmadıklarını ancak kamu yararı, çevresel denetim ve şeffaflığın korunması gerektiğini söyledi.

TBMM Genel Kurulu’nda madencilik uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çalışkan, park, zeytinlik, mera ve tarım alanlarının maden sahalarına açılmasının çevre açısından ciddi riskler oluşturduğunu ifade etti.

Madenciliğin tamamen reddedilmemesi gerektiğini belirten Çalışkan, temel sorunun faaliyetlerin hangi koşullarda yürütüldüğü ve kamu yararının ne ölçüde gözetildiği olduğunu dile getirdi.

“Denetimi ortadan kaldırmayalım”

Madencilik faaliyetlerinde çevresel denetim mekanizmalarının korunması gerektiğini vurgulayan Çalışkan, süreçlerin hızlandırılabileceğini ancak denetim ve ÇED uygulamalarının devre dışı bırakılmaması gerektiğini söyledi.

Çalışkan, Genel Kurul’daki konuşmasında, “Satalım ama kârlı fiyata satalım, verelim ama denetleyelim, ÇED raporunu hızlandıralım ama ortadan kaldırmayalım, yine ihale yapılsın ama süreç şeffaf işlesin” ifadelerini kullandı.
Son dönemde Meclis gündemine gelen düzenlemelere de tepki gösteren Çalışkan, madencilik ve enerji alanındaki yasal düzenlemelerin yanı sıra park ve ormanlarla ilgili değişikliklerin de gündeme geldiğini belirterek, “Maden Yasası, İklim Yasası, Enerji Yasası, Park Yasası, Orman Yasası… Bunlardan başka bir şey yok mu?” diye sordu.

“632 ruhsatın yalnızca 2’si ihaleyle verilmiş”

Madencilik ruhsatlarının dağıtımına ilişkin kendisine ulaşan bilgileri de Genel Kurul’da paylaşan Çalışkan, 632 ruhsatın yalnızca 2’sinin ihale yoluyla, 630’unun ise doğrudan verildiğini öne sürdü.

Söz konusu rakamların kamuoyuna açık biçimde açıklanması gerektiğini belirten Çalışkan, geniş alanları kapsayan maden ruhsatlarının belirli şirketlere tahsis edildiğine yönelik iddiaların da şeffaf biçimde incelenmesi gerektiğini söyledi.
Çalışkan, “Birçok ilimizin toprağından daha fazla alanın birkaç şirkete verildiği iddiaları karşısında kamuoyunu ikna edecek şeffaf bir açıklama yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Çalışkan, Meclis’in madencilik politikalarında şirketlerin taleplerinden ziyade kamu yararını, çevrenin korunmasını ve gelecek kuşakların yaşam hakkını esas alması gerektiğini savundu.