TÜİK verilerine göre sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında çalışılan saat endeksi, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,7 arttı. Aynı dönemde brüt ücret ve maaş endeksi yıllık bazda yüzde 15,8 yükselirken, sanayi sektöründeki artış yüzde 33,2 olarak kaydedildi.
Ancak iki yıllık döneme bakıldığında tablo farklı bir görünüm ortaya koyuyor. 2024 yılının ikinci çeyreğinde 104 olan sanayi sektörü çalışılan saat endeksi, 2026 yılının aynı döneminde 99,9’a geriledi. Böylece sanayide toplam çalışma süresi iki yılda yaklaşık yüzde 3,9 oranında azaldı.
Buna karşın sanayi üretim endeksi aynı dönemde 104,8’den 111,8’e yükseldi. Üretimdeki yüzde 6,7’lik artış, daha az çalışma süresiyle daha fazla üretim yapıldığını gösterdi. Hesaplamalara göre sanayide saat başına üretim son iki yılda yüzde 11,06 oranında yükseldi.
Reel Kazanç Üretim Hızına Yetişemedi
Ücretlerdeki nominal artış yüksek görünse de enflasyon etkisi dikkate alındığında işçilerin satın alma gücündeki yükseliş daha sınırlı kaldı. TÜİK’in açıkladığı verilere göre 2024 ikinci çeyrek ile 2026 ikinci çeyrek arasında tüketici fiyatları yüzde 78,41 arttı.
Bu dönemde ücretlerdeki artış enflasyonun üzerinde gerçekleşse de işçilerin saatlik reel satın alma gücündeki yükseliş yüzde 6,57’de kaldı. Böylece sanayide saat başına üretimdeki yüzde 11,06’lık artış, reel ücretlerdeki artışın yaklaşık 1,7 katına ulaştı.
Uzmanlar, üretkenlik artışı ile reel ücret artışı arasındaki farkın, üretimden elde edilen katma değerin çalışanlara yansımasında dengesizlik olduğuna işaret ettiğini değerlendiriyor. Veriler, sanayi işçilerinin daha verimli çalışmasına rağmen bu performansın ücretlere aynı ölçüde yansımadığını gösteriyor.
Kapasite Kullanımında Gerileme
Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın açıkladığı ağustos ayı imalat sanayi kapasite kullanım oranı verileri de üretimdeki yavaşlamaya işaret etti.
Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı ağustosta bir önceki aya göre 0,3 puan gerileyerek yüzde 73,8’den yüzde 73,5’e düştü. Mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı da aylık bazda 0,4 puan azaldı.
Kapasite kullanımındaki gerileme, sanayi çarklarının tam kapasiteyle dönmediğini ortaya koyarken, üretim artışının sürdürülebilirliği ve çalışanların gelir payı konusundaki tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.
