Karar, yapay zekânın yargı süreçlerinde kullanımına ilişkin önemli bir emsal olarak değerlendirilirken, hukuk ve teknoloji çevrelerinde de geniş yankı uyandırdı.
Edinilen bilgilere göre, bilirkişi tarafından hazırlanan raporun oluşturulma sürecinde yapay zekâ teknolojilerinden faydalanıldı. Mahkeme ise raporun bilimsel yöntemlere uygun hazırlandığı ve hukuki değerlendirme için yeterli nitelik taşıdığı kanaatine vardı.
Uzmanlar, kararın bundan sonraki süreçte yapay zekânın bilirkişilik hizmetleri, teknik incelemeler ve kapsamlı veri analizlerinde daha yaygın kullanılmasının önünü açabileceğini belirtiyor. Ancak nihai hukuki değerlendirmenin ve karar yetkisinin her zaman hâkimde olduğunun altı çiziliyor.
Hukukçular, yapay zekâ destekli raporların yargılamalarda zaman kazandırabileceğini ve teknik analizlerin daha hızlı hazırlanmasına katkı sağlayabileceğini ifade ederken, bu teknolojilerin şeffaflık, denetlenebilirlik ve güvenilirlik ilkeleri çerçevesinde kullanılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Söz konusu karar, Türkiye’de dijital dönüşümün hukuk alanına yansıması açısından önemli bir adım olarak değerlendirilirken, önümüzdeki dönemde benzer uygulamaların farklı dava türlerinde de gündeme gelmesi bekleniyor.
