Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, Türkiye hisse senedi piyasasına yönelik bazı endeks değişikliklerini ikinci bir duyuruya kadar askıya aldı. Kararın, piyasa bütünlüğü ve şirketlerin fiili dolaşımdaki pay oranlarının güvenilirliğine ilişkin endişeler nedeniyle alındığı bildirildi. MSCI, gerekli iyileştirmelerin sağlanmaması durumunda Türkiye’nin piyasa statüsünün düşürülmesine yönelik bir sürecin de gündeme gelebileceğini açıkladı.
Uluslararası yatırımcıların yakından takip ettiği endeks sağlayıcısı MSCI, Türkiye piyasasına ilişkin yeni bir karar aldı. Kuruluşun açıklamasına göre, Türkiye hisse senetlerinin endeks incelemeleri ve şirket işlemleri sonucunda yapılabilecek belirli değişiklikler, derhal geçerli olmak üzere ikinci bir duyuruya kadar uygulanmayacak.
Kararın arkasında, bazı küçük ölçekli halka açık şirketlerde yakın bağlantılı fonlar üzerinden koordineli işlemler gerçekleştirilebileceğine ilişkin kurumsal yatırımcı endişeleri bulunuyor. MSCI, bu tür işlemlerin şirketlerin fiili dolaşımdaki pay oranlarının doğru hesaplanmasını güçleştirebileceğine ve piyasa bütünlüğüne zarar verebileceğine dikkat çekti.
MSCI hangi değişiklikleri durdurdu?
Dondurma kararı, Türkiye endekslerinde yapılması planlanan belirli güncellemeleri kapsıyor. Buna göre MSCI, yabancı yatırımcıların erişimine açık pay oranlarının artırılmasına yönelik değişiklikleri, MSCI Turkey Investable Market Index’e yeni menkul kıymetlerin eklenmesini ve şirketlerin daha üst büyüklük kategorilerine taşınmasını şimdilik uygulamayacak.
Söz konusu karar, Türkiye piyasasındaki bütün endeks işlemlerinin durdurulduğu anlamına gelmiyor. MSCI’nin açıklaması, belirtilen kapsam içindeki değişikliklerin ikinci bir duyuruya kadar askıya alınmasına yönelik.
Piyasa şeffaflığı ve denetim vurgusu
MSCI, Türkiye piyasasında kalıcı ve güvenilir iyileşmeler görmek istediğini bildirdi. Kuruluşa göre, yatırımcı güveninin güçlendirilmesi için şirketlerdeki gerçek hak sahipliğine ilişkin bilgilerin ayrıntılı ve zamanında açıklanması gerekiyor.
Açıklamada ayrıca koordineli işlemlere karşı etkili gözetim ve yaptırım mekanizmalarının uygulanması gerektiği belirtildi. Fiili dolaşım oranları yapısal olarak bozulmuş menkul kıymetlerin tespit edilmesi için de şeffaf, açık kurallara dayanan bir sistem oluşturulmasının önemine işaret edildi.
MSCI, Türk makamlarının konuya ilişkin bazı adımlar attığını ancak bunların henüz başlangıç aşamasında bulunduğunu kaydetti. Kuruluş, kurumsal yatırımcıların güvenini kazanmak için koordineli işlemlere karşı sürdürülebilir yaptırımların yanı sıra fiili dolaşım oranlarının bağımsız biçimde doğrulanmasına imkân veren açıklama standartlarının oluşturulmasını beklediğini ifade etti.
Türkiye’nin piyasa statüsü değişebilir
MSCI, Türkiye hisse senedi piyasasını düzenlemelerin uygulanması ve yaptırımların etkinliği açısından izlemeyi sürdürecek. Kuruluş, gerekli ilerlemenin sağlanıp sağlanmadığını değerlendirmek için daha fazla zamana ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Açıklamada, Haziran 2027’ye kadar yeterli ilerleme kaydedilmemesi halinde Türkiye’nin mevcut “Gelişmekte Olan Piyasa” statüsünün yeniden değerlendirilmesinin gündeme gelebileceği bildirildi.
Bu kapsamda Türkiye’nin “Sınır Piyasası” veya “Bağımsız Piyasa” kategorisine düşürülmesine yönelik bir istişare süreci başlatılması da değerlendirilebilecek seçenekler arasında yer alıyor. Ancak MSCI’nin açıklamasına göre, bu aşamada statü değişikliği kararı alınmış değil; olası adımlar ilerleme düzeyine bağlı olacak.
Türkiye’nin piyasa sınıflandırması, MSCI’nin 2027 Yıllık Piyasa Sınıflandırması kapsamında yeniden ele alınacak. Süreçte atılacak adımların, Türkiye piyasasındaki şeffaflık, denetim ve yatırımcı güvenine ilişkin gelişmelere bağlı olması bekleniyor.
