İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’nü vurması, sıradan bir hava saldırısı değildir.
-Türkiye; merkezi yönetimi güçlü ve kendi güvenliğini sağlayabilen bir Suriye istiyor. İsrail ise Türkiye’nin eğittiği, silahlandırdığı ve hava savunmasını güçlendirdiği bir Suriye’yi stratejik tehdit olarak görüyor.
-İsrail’in amacı, Türkiye’yle doğrudan savaşmak değil; Türkiye’nin Suriye’de kalıcı üsler kurmasını, güneye ilerlemesini ve İsrail’i sınırlandırmasını önlemektir.
-Kısa vadede bir savaş ihtimali görülmüyor. Ancak, Suriye hava sahasında yaşanacak ani bir temas, gerilimi tırmandırabilir.
-ABD, bu riskli alanı gördü ve Türkiye-Suriye-İsrail arasında “çatışmayı önleme mekanizması” kurma çalışması başlattı.
-İsrail, Türkiye’nin Suriye’de kurabileceği herhangi bir askerî kapasiteyi tehdit olarak gördüğünü ilan etti.
-Asıl soru şudur: Türkiye NATO üyesidir. İsrail’in uluslararası hukuka aykırı hasmane adımlarını NATO kınamış mıdır?
Maalesef hayır. Ukrayna nedeniyle Rusya’yı sık sık en sert dille eleştiren NATO Genel Sekreteri’nden tek söz yok.
-ABD, “gereksiz bir tırmanma” dedi. Ancak kınamadı.
-Yani NATO, Türkiye İsrail gerginliğinde, Türkiye’nin yanında yer almaz. İspanya, Macaristan dışında diğer NATO ülkeleri de köstek olur.
-Netanyahu’nun Ekim 2026 seçimi yaşamsal önemde. Bu yüzden her türlü provokasyonu yapabilir.
