Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ) koordinasyonunda yürütülen “Savaş Sonrası Türkiye’den Suriye’ye Dönen Öğrencilerin Sosyal ve Eğitimsel Deneyimleri” başlıklı uluslararası saha araştırması tamamlandı.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından Beşerî ve Sosyal Kalkınma Araştırmaları Destek Programı kapsamında desteklenen çalışma, Türkiye’de eğitim aldıktan sonra Suriye’ye dönen çocukların yaşadığı uyum sürecini çok yönlü olarak ele aldı.
Araştırmayla, savaş sonrası yeniden yapılanma sürecindeki Suriye’nin eğitim alanındaki ihtiyaçlarının belirlenmesi ve öğrencilerin yeni eğitim ortamlarında karşılaştıkları sorunların ortaya çıkarılması amaçlandı.
Türkiye ve Suriye’den akademisyenler ortak çalışma yürüttü
Araştırmanın yürütücülüğünü HMKÜ Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mehmet Fansa ile Al Sham Private University Öğretim Üyesi Dr. Mohammad Zmmo üstlendi.
Haziran 2026’da tamamlanan araştırmanın akademik ekibinde Prof. Dr. Veysel Eren, Prof. Dr. Mehmet Turan, Prof. Dr. Orçun Bozkurt, Prof. Dr. Ömer Faruk Sönmez, Dr. Maksut Önlen ve Dr. Retta Khaddour yer aldı.
Türkiye ve Suriye’den akademisyenlerin birlikte yürüttüğü araştırmada, Türkiye’de ilkokul ve ortaokul düzeyinde eğitim gören çocukların Suriye’ye dönüşlerinin ardından yaşadıkları akademik, dilsel, sosyal ve psikolojik süreçler incelendi.
Halep, Afrin ve Lazkiye’de saha çalışması yapıldı
Araştırma kapsamında Suriye’nin Halep, Afrin ve Lazkiye bölgelerinde kapsamlı saha çalışmaları gerçekleştirildi.
Elde edilen bulgular, çocukların yalnızca ülkelerine dönmediklerini; aynı zamanda farklı bir eğitim sistemi, dil yapısı, müfredat ve sosyal çevreye yeniden uyum sağlamak zorunda kaldıklarını ortaya koydu.
Çalışmada müfredat farklılıkları, akademik Arapça yeterliği, iki dillilik, akran ilişkileri, aidiyet duygusu ve psikolojik uyum öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Çocuklar iki farklı eğitim sistemi arasında kaldı
Araştırmada, Türkiye’de eğitim gören öğrencilerin Suriye’ye döndüklerinde ders içerikleri ve öğretim yöntemlerindeki farklılıklar nedeniyle akademik uyum sorunları yaşayabildiği belirlendi.
Günlük yaşamda Arapça konuşabilen bazı öğrencilerin, derslerde kullanılan akademik Arapçayı anlamakta güçlük çekebildiği tespit edildi. Çocukların Türkçe ve Arapçayı birlikte kullanmalarının ise doğru eğitim politikalarıyla desteklenmesi gereken önemli bir kazanım olduğu vurgulandı.
Öğrencilerin yeni arkadaşlık ilişkileri kurma, sosyal çevreye katılma ve kendilerini ait hissetme süreçlerinde de çeşitli güçlüklerle karşılaşabildiği kaydedildi.
Eğitim politikalarına yönelik öneriler sunuldu
Araştırma raporunda, öğrencilerin iki farklı eğitim sistemi arasındaki geçişlerini kolaylaştırmak amacıyla akademik destek programlarının geliştirilmesi önerildi.
Okul temelli uyum çalışmalarının yaygınlaştırılması, psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve çocukların iki dillilik becerilerini koruyacak eğitim politikalarının oluşturulması gerektiği belirtildi.
Özellikle ilkokul ve ortaokul çağındaki çocukların eğitimlerinin kesintiye uğramaması, akademik başarılarının desteklenmesi ve sosyal aidiyetlerinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Göç ve eğitim çalışmalarına bilimsel katkı
HMKÜ koordinasyonunda gerçekleştirilen araştırmanın, göç, eğitim ve çocuk çalışmaları alanındaki bilimsel literatüre önemli katkılar sunması bekleniyor.
Çalışmanın aynı zamanda Türkiye ile Suriye arasındaki akademik iş birliğini güçlendireceği ve savaş sonrası yeniden yapılanma döneminde uygulanacak eğitim politikaları için veri temelli bir kaynak oluşturacağı değerlendiriliyor.
