Umarım halkı kin ve nefret yoluyla düşmanlığa alenen tahrik etmeden yazabilirim
Bir aile dostumuzun oğlu 1968’de üniversiteye başlamış, memlekete döndüğünde Türkiye İşçi Partisini militanca savunan bir solcu olmuştu. Artık ne olduysa bilmiyoruz, üniversitede ikinci yılında hızlı bir dönüşüm geçirmiş ve bu kez memlekete kalpaklı, sarkık bıyıklı sıkı bir ülkücü olarak dönmüştü. Onunla konuşurken zamanı hatırlatmak için Öner abi hani sen solcuyken veya abi o olay sen MHP’li olduktan sonraydı derdik.
Eskiden bir olayı anlatırken, zamanını hatırlamak için masum dayanak noktaları vardı. Mehmet’in doğumundan önce, Necla’nın düğününden sonra, Kemal’in sünneti daha olmamıştı, Babamın vefatından önceydi gibi yaşamımızın önemli olaylarından destek alırdık. Seçimlerden önceydi, referandum daha yapılmamıştı, 12 Eylül’den sonraydı gibi daha politik hatırlama noktaları da vardı. Sonra bir milat yaşandı. 2002 de AKP İktidara geldi ve hatırlama noktaları, AKP Daha iktidara gelmemişti, Erdoğan daha başbakandı, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi daha icat edilmemişti gibi noktalara taşındı. Elbette iş buralarda kalmadı.
Türkiye gibi Dünya’da üzerine en fazla senaryo yazılan, komplo kurulan bir ülkede her şey hızla eskiyor. AKP eski Türkiye yok artık diyerek bir yığın şeyi değiştirdiği, yenilediği gibi hatırlama noktalarımızı da değiştirdi. Artık bir konuyu anlatırken zaman belirtmek için Selahattin Demirtaş daha tutuklanmamıştı, yok canım! Figen Yüksekdağ içerideydi, Can Dündar yurtdışına kaçmak zorunda kalmamıştı, İmamoğlu ne casusuydu? Can Atalay AYM Kararına rağmen tahliye olamamıştı gibi anımsama noktaları kullanıyoruz ama yetmiyor. Hafızamızı diri tutmak için yoğun çaba göstermeye devam edenler var.
Hani Ekrem İmamoğlu ikinci seçimde farkı 800.000 ‘e çıkarmıştı. İmamoğlu’nun diploması iptal edilmeden önceydi. İmamoğlu daha tutuklanmamıştı gibi güçlü hatırlatma noktaları oluşturarak toplumsal hafızamıza önemli katkılarda bulunan büyüklerimiz var. Durmak yok tabii ki hizmete devam. İrili ufaklı belediye operasyonlarıyla Alzheimer olmamamız için çalışmaya devam ediliyor. Bolu, Kağıthane, Şişli, Beyoğlu ve daha bir sürü belediye operasyonu yapılarak hem normalleşiyoruz hem de hafızamıza sağlam çiviler çakılıyor. Bu operasyonlarla bir çeşit sağlık hizmeti sunan iktidar büyük bir özveri göstererek özellikle CHP Seçmeninin hafıza sorunlarına çare aramaya devam ediyor ve Mutlak Butlan gibi bir mucize buluyor. CEHAPE Seçmenleri, artık unutulmaz bir tarihleri olmasının ve nihayet tartışmasız bir konu bulmanın sevinci içerisinde kutlamalara başlayıp, göz yaşartıcı gazın da yardımıyla, sevinçten ağlayarak genel merkezin kapılarını kırıyorlar. Genel merkezde sertçe kucaklaşarak hasret gideren CHP’liler Butlan mucizesini kutlamaya hâlâ devam ediyorlar.
Geçenlerde ikileme düştük. Belediyelere operasyonlar, Apo’ya Sayın Öcalan demenin suç olduğu zaman mı başladı? Kurucu önder demeye başladıktan sonra mı diye epey tartıştık. Anlayacağınız bazen biraz kafa karıştıran noktalar olsa da her biri başlı başına ana gündem maddesi olabilecek çok hizmet var. Sağ olsunlar büyüklerimiz gündemsiz kalmamız için ince düşünüyorlar, çok çalışıyorlar.
Terörsüz Türkiye yine çok önemli bir hatırlama noktası olarak yerini almışken şu günlerde en az onun kadar, belki de ondan daha önemli bir hafıza noktası daha oluşturuluyor. Nato toplantısı ve Trump’ın gelişi, unutulmaz bir yeni milat olabilir. Umarım, yalnızca hafızalara kazınmakla kalan bir toplantı olur. Ramiz Dayı OYUN BÜYÜK YEĞEN! Demişti. Hakkımızda hayırlısı neyse o olsun demekten başka yapacak bir şeyimiz yok.
Umarım yazımda ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak’ gibi bir suç işlememişimdir. Gerçekten böyle bir niyetim yok. Niye böyle bir şey yapayım ki?

YORUMLAR