Canım ülkemin gündemi malum. Haberleri takip ediyorum, pek yüzgüldüren bir şey yok. Kadın cinayetleri, ekonomik kriz, gençlerin intihara meyli, canım Hatayımın ağır aksak ayağa kalkma çabası, ögretmenlerin haklı mücadelelerinde ters kelepçe sürüklenişleri, isçilerin direnişi, yok yeni partiler …falan filan
Gündemi takip etmek elbette kaçınılmaz. Ama bu kez mini bir mola, mini bir nefesle sizleri bambaşka bir konuya çekmek istiyorum.
Yeni tanıştım kendisiyle. Haiku Hanım mı desem, Bey mı? Yoksa nötr mü? Yok şiir nötr olamaz ki. Mutlaka bir duyarlılığı vardır. Şiir dişi mi, erkek mi diye düşünüyorum. Bence şiir dişi. Bir şiir birçok duygu ve anlam üretir, çoğalır çünkü. Şaka bir yana…
Japon şiir sanatı HAIKU ile geçenlerde tanıştım. Dünyanın en kısa şiiriymiş. Gereksiz kelimelerden arınmaya, az sözcük ile özü ifade etmeye yönlendirir. İlk dize 5 heceden oluşur, ikinci dize 7 heceden, üçüncü dize 5 heceden oluşur. Bu kural. Beni de bir HAİKU merakı sardı bu ara. Genelde doğayı, mevsimleri ve anlık hisleri anlatır.
Hazır tatildeyken ve aslında kafamda milyonca düşünce gezerken, bir mola olsun.
HAIKU sadece şu ana ve doğadaki küçük bir detaya odaklanmamızı ister.
Az kelimeyle çok şey anlatmak, karmaşık düşünceleri netleştirir. İnsanı hafifletir, ki buna çok ihtiyacımız var. Doğayla yeniden bağ kurdurur.
Benden size Haiku…
Deniz kokusu
Rüzgar sarar ruhumu
Dertler dağılır
Gölgede köpek
Ağaç açmış kolları
Güneş gülümser
Sabahın dördü
Karga kumsalda zıp zıp
Uykuda dünya
Pembe gökyüzü
Karga denize koşar
Gün uyanıyor
Deprem sonrası
Betondan fırlamış ot
Umut yeşerir
Eski bir foto
Yıkık duvar altında
“Yanındayım,” der.
Bir serçe kondu
İçimdeki fırtına
Birden sustu
Belki bugün gökyüzüne biraz daha uzun bakarız.
Belki bir serçeyi, bir yaprağı, bir dalgayı fark ederiz.
Bazen üç satır, insanın omzundaki yükü hafifletmeye yeter.
Ben Haiku ile tanıştığıma çok sevindim. Ya siz?