Yeni Hal Projesi Ne Oldu?

Yeni Hal Projesi Ne Oldu?

Yeni Hal Yasası Ne Getiriyor?

Antakya Sebze Hali Komisyoncuları Derneği Başkanı Mustafa Bal ve Antakya Hal esnafının uzun zamandır dile getirdiği iki ana başlık var! Bir tanesi, sürekli dile getirilen, “Yeni Hal Projesi nasıl olacak ve ne zaman bitecek?” sorusu! Diğeri ise, Yeni Hal Yasa Taslağı ile keskin değişimlerin yaşanacağı yeni yapıda ‘komisyoncuların’ ne olacağı!

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan, yaş meyve ve sebze ticaretinin düzenlenmesinde köklü değişiklikler öngören Hal Yasası Taslağı, Antakya’daki beklentilerin biraz uzağında ciddi değişimleri de beraberinde getirmeye hazırlanıyor. Özellikle de, ‘komisyoncuları’ mevcut düzenleme kapsamında ‘devre dışı’ bırakmaya hazırlanırken!
-MESAJ NET!-
Antakya Sebze Hali Komisyoncuları Derneği Başkanı Mustafa Bal da, Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan da yaptıkları açıklamalarla, ‘komisyoncularla ilgili düzenlemenin’ değişmesi yönündeki taleplerini paylaşırken, “Haller, üreticinin ürününün doğru fiyatlandırıldığı yerler. Komisyoncu, üretici adına hareket eden, üreticinin malını paraya çeviren adamdır. Komisyoncunun aldığı komisyon oranı yüzde 8’i üzerine çıkamaz. Bunun yerine bir şey koymadan bu sistemi değiştirmek çok kolay değil. Adı değişebilir! Biz de komisyoncu isminden memnun değiliz. Üretici temsilcisi olabilir. Ama tamamen ortadan kaldırmak, sistemi üreticinin aleyhine bozar” mesajı veriyor.
-NE DEĞİŞİYOR?-
Taslakta öne çıkan düzenlemeler şöyle:
1- Ülke genelindeki 175 sebze ve meyve hal sayısı 30’a indirilecek. Bu durum, Hatay’daki yapıda da değişimi beraberinde getirecek.
2- Sebze ve meyve hallerinin kurulması, yönetimi, işletilmesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği koordinasyonunda, her bölgedeki yerel yönetim ve ilgili kurumlara verilecek.
3-Hal komisyonculuğu kesin olarak kaldırılacak ve komisyoncular, tüccar olarak faaliyetlerine devam edebilecek.
4- Ürün tasnifi, standartlaşma ve bölgesel ürünlerin markalaşmasını sağlayacak altyapı kurulacak.
5-Üretim bölgelerinde ihtiyaca uygun olarak ürün toplama merkezleri kurulacak.
6- Ürün fiyatını, üreticiler ve üretici birlikleri belirleyecek
-NEREDEN NEREYE?-
Süreci yakından izleyen isimlerden biri, 4 Mevsim Tarım Dergisi’nin Yayın Yönetmeni, Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım. Yeni Hal Yasası’na gelinceye kadar yaşananları kısaca özetleyen Yıldırım, şunları söyledi:
“Kısaca ‘Hal Yasası’ olarak adlandırılan ‘5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’, 26 Mart 2010’da Resmi Gazete’de yayınlandı ve 1 Ocak 2012’de yürürlüğe girdi. Büyük umutlarla çıkarılan Yasa ile beraber, her ürünün bir kimliği olacaktı. Sebze ve meyve ürünleri kayıt altına alınacak ve fiyatı en az yüzde 25 ucuzlayacaktı. ‘Tarladan sofraya ticarette güven’ olacaktı. Yasa’nın getirdiği yeniliklerle; üretici, tüccar, sanayici, tüketici ve devlet kazanacaktı. Geçen 6 yılda bunların hemen hiçbiri gerçekleşmedi. Reform diye sunulan yasa, hiç bir sorunu çözemedi. Yeni sorunlar doğurdu. Bu nedenle, yasa bir kez daha değiştirilecek.”
-DEĞİŞİKLİKLER-
Merak edilen değişimi maddeleyen Yıldırım, Antakya Sebze Hali Komisyoncuları Derneği Başkanı Mustafa Bal’ın da sık sık ifade ettiği eleştiriler ışığında, ‘komisyonculuğun kaldırılması’ noktasında da bazı tespitler paylaştı. Yıldırım, bu konuda şunları söyledi:
“Değişiklikleri 3 başlık altında sıralayabiliriz.
1- Hal komisyonculuğu kaldırılacak.
2- Yeni haller kurularak satıcı sayısının ve rekabetin artırılması, üretici ve üretici örgütlerinin satış imkanlarının artırılması öncelikli hedef olacak.
3- Ürünlerin bozulmasını engellemek için depolama, ambalaj, nakliyat konularında yeni standartlar uygulamaya konulacak.
Yapılan açıklamalar ışığında değerlendirme yaparsak; komisyonculuğun kaldırılması ilk bakışta aracıları kaldırmak anlamına geldiği için memnuniyetle karşılanıyor. Çünkü kamuoyunda, sebze ve meyve fiyatlarındaki artışın tek sorumlusu komisyoncu olarak biliniyor.
Oysa Hal Yasası’nda da belirtildiği gibi, ‘komisyoncular, alıcı ve satıcı arasında aracılık etmek, onların haklarını gözetmek, meslekî bilgi ve deneyimlerine dayanarak piyasanın durumu hakkında en doğru bilgileri aktarmak ve piyasanın oluşumuna katkı sağlamakla görevli kişilerdir.’
Yerine işleyen bir mekanizma konulmadan komisyonculuğun kaldırılması, üretimden tüketime kadar pazarlama kanalında ciddi sorunlara neden olur.”
-KOMİSYONCULAR-
Hatay’dan Antalya’ya, üretim bölgelerinde komisyoncuların önemli olduğuna işaret eden Yıldırım, şöyle devam etti:
“Bugün gelinen noktada, tüketim bölgelerinde komisyoncu neredeyse yok gibi. Komisyoncuların yerini tüccar aldı. Fakat üretim bölgelerinde komisyoncuların önemli rolü var. Antalya gibi üretim bölgelerinde, yaş meyve ve sebze komisyoncusu sadece ürüne aracılık yapmıyor. Üretimi sağlayan kişi konumuna geldi. Üreticiye üretim girdilerini sağlayan, mali destekte bulunan ve ürünü pazarlayan bir yapıda hizmet veriyor. Üretici bir araya gelerek örgütlenmediği için ( bazı olumlu örnekleri var), kurulan üretici birliklerine ticaret yapma hakkı verilmediği için, bu görevi komisyoncular üstlendi. Bunun doğru olduğunu savunmuyorum. Ama böyle bir yapı oluştu. Oluşan bu yapı nedeniyle, komisyonculuğu kaldırdığınızda, öncelikle üretim olumsuz etkilenecektir. Ürünlerin satışını kim yapacak? Üretim bölgelerinden tüketim bölgelerine ürünün pazarlanmasını kim sağlayacak? Bunun yerine ne konulacak? Bütün bunların detaylı olarak ele alınması ve çözüm sunulması gerekiyor.”
-NASIL BİR MODEL?-
Haller konusunda ‘nasıl bir model?’ sorusuna da cevap veren Ali Ekber Yıldırım, olması gerekene dair şunları dile getirdi:
“Sebze ve meyve hallerinin etkin çalışması için, market zincirleri ve turizm işletmelerine tanınan ‘üreticiden doğrudan ürün alma imtiyazının’ kaldırılarak, hallerin yeniden birincil pazar olması sağlanmalı. Sektörde her meslek grubunun tanımı, görev ve yetkileri yeniden ve net olarak belirlenmeli. Haller, ‘Sebze ve Meyve Ürün Borsası’ şeklinde bir yapılanmaya kavuşturulmalı. Üreticinin ürününü değerinde sattığı, ürünlerin uluslararası akredite laboratuvarda analizinin yapıldığı böyle bir yapı kurulabilirse, o zaman üreticiden tüketiciye sağlıklı ürünler daha uygun fiyata ulaşabilir.” -Tamer Yazar-