YENİ PARTİ

    Yeni Parti’nin kurulmasıyla beraber Türkiye siyasetinde “yeni bir yol” açıldı. Yıllardır türlü sıkıntılara rağmen CHP’den başka partiye oy veremeyen CHP seçmeni, Yeni Parti’nin kurulmasıyla beraber CHP’den büyük bir kopuş yaşadı.   Bu süreci sadece butlan kararının alınması ve CHP’nin mahkeme kararlarıyla dizayn edilmesi olarak düşünmemek gerekir. CHP’li seçmen grubu iktidarı değiştirebilmek için yıllarca […]

 

 

Yeni Parti’nin kurulmasıyla beraber Türkiye siyasetinde “yeni bir yol” açıldı. Yıllardır türlü sıkıntılara rağmen CHP’den başka partiye oy veremeyen CHP seçmeni, Yeni Parti’nin kurulmasıyla beraber CHP’den büyük bir kopuş yaşadı.

 

Bu süreci sadece butlan kararının alınması ve CHP’nin mahkeme kararlarıyla dizayn edilmesi olarak düşünmemek gerekir. CHP’li seçmen grubu iktidarı değiştirebilmek için yıllarca sustu, sesini çıkartmadı. Fakat iktidar mutfağında pişen mutlak butlan kararı, yukarıda bahsettiğimiz gibi bardağı taşıran son damla olmuştur.

 

CHP’liler partisi ile çok yüksek bir duygusal bağa sahiptir. Fakat partililerin bu duygusal bağı, partideki bir kısım yönetici elitler tarafından uzun yıllar boyunca istismar edildi. Bu seçmen grubuna Ekmeleddin İhsanoğlu gibi garip bir cumhurbaşkanı adayı dayatıldı. Bununla adayla yetinilmedi, seçmenlere kürsüye vurarak “tıpış tıpış gidip oyununuzu vereceksiniz” diye emir verildi. Parti içinde sorumlu, kriminal tipler ve yolsuzluğa bulaşmış insanlar yıllarca önemli konularda yönetici olarak yer aldı. Bunun bir benzeri de Hatay Büyükşehir Belediyesi’nde CHP’li seçmenleri yaşatıldı. Hatay’da CHP seçmenine adeta yıllarca kan kusturuldu.

 

Yeni Parti, Özgür Özel liderliğinde ve Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş birlikteliğinde müesses nizama karşı duran bir konumdadır. Arkasında çok büyük bir halk desteği vardır. Toplumun farklı kesimlerinden insanlar, Yeni Parti’ye üye olmak için hazırda beklemektedir. Yeni Parti’nin arkasında çok büyük bir halk desteği görülmektedir.

 

29 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun “değişim” çıkışı ile başlayan süreç Özgür Özel’in liderliği ile çok güçlü bir noktaya evrilmiştir. Bu iki lider her türlü baskıya rağmen asla geri adım atmamaktadır. Bu iki liderin duruşları muhalif topluma büyük bir moral ve motivasyon vermektedir. Özgür Özel bu sürecin doğal ve tartışmasız lideridir. Özgür Özel bilhassa 19 Mart sürecinden sonra sergilediği performans ile liderliğini farklı bir çıtaya çekmiştir. Özgür Özel’in büyük mücadelesi, İBB’ye kayyum atanmasına engel olmuştur. Sokak mücadelesinden bir adım geri atmamıştır. Ülkenin tüm şehirlerini, köylerini kapı kapı gezmeye devam etmektedir.

Tüm bu mücadeleyi verirken bir tarafta da CHP’li belediyelere ardı arkası kesilmeyen operasyonlar ile mücadele etmiştir. Diğer yandan da Ekrem İmamoğlu’nun konumunu ve hukukunu korumak için de var gücüyle çok samimi bir şekilde çaba göstermektedir.

 

Yeni Parti böyle bir hal ve şart altında yürüyüşüne devam etmekte. Fakat bu süreçte Özgür Özel’in ve Ekrem İmamoğlu’nun, Mansur Yavaş noktasında çok özel bir hassasiyet gösterdiklerini görebiliyoruz. Mansur Yavaş Ankara’da ve Türkiye’de çok büyük kesimlerin sempatisini kazanmış bir liderdir. Kendine has bir tarzı vardır. Fakat dürüst ve insan odaklı siyaseti, milyonlarca insanın takdirini kazanmıştır. Kanaatimce hem Özgür Özel hem de Ekrem İmamoğlu, bu birlikteliğin ne kadar değerli olduğunun son derece farkında.

 

Türkiye’de eğer bir değişim rüzgârı dalgalanmak isteniyorsa, bu süreç Mansur Yavaş olmadan asla tamamlanamaz. “Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş” birlikteliğe bu sebepten ötürü çok önemlidir ve değerlidir. Muhalif toplum kesimi bu birlikteliğe sahip çıkmak zorundadır. Her siyasetçinin kendine göre bir üslubu ve tarzı vardır. Son tahlilde siyasiler yaptıkları ile kefeye koyulur. Mansur Yavaş işini çok iyi yapan ve çok dürüst bir liderdir. Milyonlar da kendisini bundan dolayı bağrına basmıştır.

 

Bir paragrafı da yeni partinin logosunu ayırmak isterim. Bu tarz başlıklar görecelidir. Bana göre yeni partinin logosuna odaklanmaktan çok parti programına, saha programlarına odaklanması çok daha önemlidir. Ayrıca bir logonun sade ve belirgin olması bana göre yeterlidir. Hiçbir siyasi partinin logosu iyi olduğu için oyları artmamıştır, logosu kötü olduğu için de oyları düşünmemiştir.

 

Yeni Parti’nin bundan sonraki süreçte “yeni nesil siyaset” tarzını benimsemesi elzemdir. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidara gelirken uyguladığı “kapı kapı gezmek” stratejisini Yeni Parti de uygulamak zorundadır. Yeni Parti’nin köy köy mahalle mahalle mahalle gezip, yaşatılan mağduriyetleri anlatması ve ülkeyi nasıl yönetecekler yurttaşlarla paylaşması gerekir. Sokağa inmez, kapıları çalmaz, genelgeçer saha programları yapar ve maksat dostlar alışverişte görsün mantığıyla hareket edilirse beklenen başarı sağlanmaz. Bunu şimdiden uyarmak gerekir. Bu konuda profesyonel çalışmalar yapılması, yeni partiye önyargıyla bakan kesimlere özel bir iletişim ve seçim çalışması yapılması şarttır. Yeni Parti’nin üyelerinin, yöneticilerinin hiçbir çıkar ve makam beklemeden, bir seferberlik mantığıyla özveri ile çok çalışması gerekiyor.

 

Yeni Parti sokağın talebi ile kurulmuştur, vatana ve millete hayırlı olsun. Özgür Özel liderliğinde kurulan bu Parti’nin önümüzdeki günlerde siyaset tarihimizde büyük izler bırakacağı şimdiden görülmektedir.

 

Exit mobile version