Yerelden Umudu Kestik!

Yerelden Umudu Kestik!

Gözümüz, kulağımız Ankara’da!

Hatay genelinde mevcut 5 Hal’den biri olan ve kapasitesi itibariyle en büyük Hal konumundaki Antakya Sebze ve Meyve Hali için yerel idarecilerden ‘şartların iyileştirilmesi’ noktasında bekledikleri ilgiyi de desteği de göremeyen esnafın son umudu, Hükümetin 100 Günlük İcraat Programı’nda da yer alan Yeni Hal Yasası!

Antakya Sebze ve Meyve Hali’nden içeriye girmeden önce etrafınıza bakınıyorsunuz! Gördükleriniz çok da iç açıcı değil. Burası bir köy pazarı değil! Ama 9 dönümlük dar bir alanda binlerce tonluk bir kalabalığa düzen vermeye çalışan yorgun bir mekanizma! 1963 senesinden bugüne hizmet veriyor. Peki, geçmişi bu kadar eski bir yer için beklenti mi?
Dışarıdan içeriye yönelen adımlarınıza şahitlik eden görüntü sonrasında, Hatay’ın hali hazırda işleyen 5 Hali içinde kapasitesi en yüksek durumdaki Antakya için beklentilerinizi küçültmeye karar veriyorsunuz! Çünkü gördükleriniz ciddi bir hayal kırıklığı yaratıyor. Bakımsız, harap halde dükkanlar! Yıkık tavanlar! Her türlü teknolojiden uzak bir hizmet çabası! Dar alanda manevra yeteneği geliştirmeye çalışan kamyonlar ve daha fazlası…
Tabloya sıkışan trafiğin bu sağlıksız haline Ankara’dan yansıyan son haber ise oldukça umut verici. Bu umudu, ‘Artık Hal adına bir şeyler iyi yönde ilerlesin’ diyerek karşılayan isim ise Antakya Sebze Hali Komisyoncuları Derneği Başkanı Mustafa Bal. Oldukça uzun bir zamandır Komisyon Başkanlığı yapan ve sorunları sık sık gündeme ve hatta Ankara’ya kadar taşıyan Bal, Hükümetin 100 Günlük İcraat Programı’nda yer alan Yeni Hal Yasası’nın kendileri için ‘kurtarıcı bir el’ konumunda olduğunu söylerken, Hatay Büyükşehir Belediyesi ile Hal noktasında bir türlü uzlaşamayan esnafın gözünün de kulağının da bu anlamda Ankara’da olduğunu dile getirdi.
Sorularımızı Mustafa Bal’a yöneltmeden, yeni Yasa ne getiriyor, bakalım mı?
-BU AY İÇİNDE-
Sebze ve meyve piyasasında revizyon niteliğindeki yeni Hal Yasası, Meclis gündemine bu ay içinde gelecek ve yasalaşacak. Yeni yasa ile beraber, hallerin altyapısı yenilenecek ve modernizasyonu sağlanacak. Kamuoyunda “Hal Yasası” olarak bilinen 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da yapılacak düzenlemeyle birlikte sebze ve meyve ticareti sektöründe köklü dönüşümler öngörülürken, yeni yasanın, fiyat istikrarının sağlanmasına katkı vermesi de bekleniyor. Yeni düzenleme kapsamında, sebze ve meyvenin borsası niteliğindeki hallerin sayısının düşürülmesi, ürün çeşitliliğinin ve işlem hacminin ise artması planlanıyor.
-TARLADAN SOFRAYA-
Sürecin neler getirebileceği konusunda konuşan isimlerden biri, Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Başkanı Fehmi Kiraz. Kiraz, ürünlerin tarladan nihai tüketiciye ulaşana kadar 3 ila 7 kat arasında fiyat artışına uğradığını belirterek, “Hal Yasası”nın revize edilmesiyle bunun önüne geçileceğini ifade etti. Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı Hüseyin Demirtaş ise ürünlerin tarladan sofraya gelene kadarki zincirde fiyatlarının ciddi oranda yükseldiğine dikkati çekerek, bu konuda denetimlerin artırılması gerektiğini kaydetti. “Tarladan Sofraya” hikayesinde genel anlamda kaybeden taraf olan üreticilerin nasıl olup da ‘kazanan taraf’ olabileceğine dair çözüm önerisi de sunan Demirtaş, şunları dile getirdi:
“Üreticiler kendi kooperatifini kurarsa, pazar sorununu çözerek kendi malını piyasaya sürebilir. Bu sayede aracıların aldığı komisyondan da kurtulmuş olurlar. Tüketiciler de daha ucuza tüketmiş olur.”
-BAKAN SÖYLEMİŞTİ!-
Dönemin Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, 2017 senesi Kasım ayında Yeni Hal Yasası için konuşmuş ve , “Şu anki hallerden çok farklı bir hal yapısını Türkiye’de hayata geçirmek istiyoruz. Avrupa’daki haller gibi büyük ve bölgesel haller yapmak istiyoruz. 175 halimiz var, bunların bir kısmının hal niteliğinden çok uzak olduğu görüntüsü var. Yeni hallerde sadece sebze ve meyve değil, kırmızı ve beyaz et, balık ve çiçeklerin satıldığı ticaret merkezi haline getireceğiz” demişti.
Eski Bakan’ın, ‘hallerin kötü şartları” konusunda oldukça duyarlı olduğuna işaret eden Antakya Sebze Hali Komisyoncuları Derneği Başkanı Mustafa Bal, bu konuda en büyük desteği Bakan Tüfenkçi’den aldıklarının altını çizerken, “İnanır mısınız, Sayın Bakan, bize, bu şartlarda çalıştığımız, çalışabildiğimiz için teşekkür etmişti” şeklinde konuştu.

Bu arada, Meclis’ten bu ay içinde çıkması beklenen ‘Yeni Hal Yasası’ için sohbet ettiğimiz ve sorularımızı yönelttiğimiz Bal, her zamanki gibi net ve cesur cevaplar verdi. Başlayalım mı?

Hükümetin 100 günlük icraat programında yer alan başlıklardan biri de ‘hallerin modernize edilmesi’ konusu! Antakya bazında konuyu alırsak ve yerelde verilen sözlerin bugüne kadar tutulmadığının da altını çizersek, Ankara’nın bu son kararı ne kadar değerli?

Çok değerli. Çünkü bakıldığında, Antakya’nın bu anlamda durumu hiç de iç açıcı değil. Biliyorsunuz, yeni bir hal yapılacaktı, hatta projelendirilmişti ama… Yapılmadı! Tam da bu noktada eğer bir değişim olacaksa, bizler tabi ki bu sürecin yanındayız, arkasındayız. Çünkü beklentimiz de şartların iyileştirilmesi yönünde. Niye? Bir kere burada çok büyük bir potansiyel var. Ama sorun da burada! Zira bu potansiyeli kaldırabilecek bir altyapımız yok.

Hatay’da şu an kaç Hal var?

Toplamda 5 hal var. Antakya, Reyhanlı, Kırıkhan, İskenderun ve Dörtyol. Ama bu 5 hal içinde hangisi potansiyel olarak büyük derseniz, cevabım Antakya olur. Ama mevcut şartlar noktasında bu haller genelde aynı sorunları paylaşıyor ne yazık ki.

Yeniliklerden biri de, mevcut hallerin sayısının düşürülmesi ve bölgesel hallerin oluşturulması. Bu durum Hatay’ı ve Antakya’yı etkiler mi?

Etkilemez. Çünkü burası Merkez Hal olacak. Bunun yanı sıra İskenderun ayrı bir bölge oluyor. Benim tahminime göre, İskenderun ve Dörtyol hallerini bu kapsamda birleştirirler. Biz de burada, Reyhanlı ve Kırıkhan ile birleşeceğiz.

Bu birleşmeler iyi bir sonuç doğuracak mı peki?

Temennimiz bu yönde. Ama yapısal değişim ne olursa olsun, Antakya için yeni bir Hal beklentimizi buradan bir kez daha dile getiriyoruz. Çünkü eldeki şartların zorluğunu biz biliyoruz, biz yaşıyoruz, ama buna rağmen hizmetin en iyisini de verme çabamız var. Biraz da bu yüzden, artık iyileştirme istemiyoruz, ama yeni bir hal “olmazsa olmazımız” diyoruz. Tabi yeni hal için belirlenecek adresin de önemi çok büyük. Şehre bir kere çok uzak olmaması ve nakliye anlamında da bizlere yeni maliyetler yaratmaması gerekiyor.

Bu ay Meclis’e gelecek ‘hal yasası’ ile başlatılacak uygulamalar kapsamında ifade edilen net bir şey daha var… “Sebze-meyve ticaretinde yüzde 40’a varan kayıt dışılık azalacak.” Peki, Hatay’daki kayıt dışılık ne durumda?

Hatay’daki kayıt dışılık almış başını gidiyor. Örneğin pazarcılar! Hallerden alışveriş yapmıyorlar genelde! Peki, nasıl oluyor? Başka yerlerden mal getirip dağıtımını yapıyorlar. Vergi dairesine her hangi bir kayıtları yok. Zaten bizi yoran da pazarcılar. Malı kamyonlarla getirip şehir içinde satış yapanlar da bu kayıt dışılığa dahil.

Yaşanan bu kayıt dışılık konusunda “sorumluluk kimde” diye sorsam…

‘Yerel idareciler noktasında bir denetimsizlik var’ demek gerekiyor. Bir kere pazarcıların hiç biri kontrol edilmiyor. Burada, halin dışında yaşanan kayıt dışılık içinse bizlerin belediyeye başvurusu oldu, olmadı değil! Ama bizi askıya aldılar! Duymamazlıktan geldiler.

Son olarak… Siz, ‘pazarcılar için bir kayıt dışılık söz konusu’ diyorsunuz ama, mahalle pazarlarında ciddi bir zabıta denetimi de var gözlemlediğimiz kadarıyla… Peki, söylediğiniz şey bu şartlarda nasıl olup da yaşanıyor?

Görevler gerektiği gibi yapılmıyor ne yazık ki ve bunu söylediğimiz zaman da, arkadaşlarımızın canları sıkılıyor. Bakın hep aynı konuyu tekrar ediyoruz ama… Hal dışında yaşanan kayıt dışı satış durumlarını buraya gelen bir dostumuza ilettik, kendisi, isim vermiyorum, yerel idareden biri… Dediği şey, ‘elimde elemanım yok!’ Merak ediyorum! Bir belediyenin bu yaşananlara müdahale edecek bir gücü yok mu?
-Tamer Yazar-