Yıllık izin için emsal karar!

Yargıtay, yıllık izin ücretinin çalışan izne çıkmadan önce peşin veya avans olarak ödenmesi gerektiğine, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin şartları oluştuğunda haklı fesih ve kıdem tazminatı nedeni olabileceğine hükmetti.

Yargıtay, yıllık izin dönemindeki ücret ödemeleriyle ilgili milyonlarca çalışanı ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, işverenin çalışanın izin süresine ait ücretini izne çıkmadan önce peşin veya avans olarak ödemek zorunda olduğuna hükmetti.

Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, gerekli şartların oluşması durumunda çalışanın iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı talep edebileceği belirtildi.

Yıllık izin öncesi ödeme şart

Karara konu olayda bir çalışan, yıllık izne çıkmadan önce izin dönemine ait ücretinin kendisine ödenmediğini belirterek iş sözleşmesini feshetti ve kıdem tazminatı talep etti.
Benzer bir başka davada ise farklı yönde karar verilmesi üzerine konu Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 57. maddesindeki düzenlemeyi esas aldı.

İşverenin ödeme yükümlülüğü açık

Yargıtay’a göre yıllık ücretli izne ayrılan çalışanın izin dönemine ilişkin ücreti, izin başlamadan önce peşin olarak ödenmeli veya avans şeklinde verilmelidir.
Üstelik çalışanın bu ödemenin yapılmasını ayrıca talep etmesine gerek bulunmuyor. Ödeme yükümlülüğü doğrudan işverene ait.

Ödeme yapılmazsa tazminat gündemde

Yüksek Mahkeme, yıllık izin ücretinin kanuna uygun şekilde ödenmemesinin çalışan açısından haklı fesih nedeni oluşturabileceğine dikkat çekti.
Buna göre gerekli koşulların oluşması halinde çalışan iş sözleşmesini sona erdirebilir ve kıdem tazminatı talep edebilir.
Yargıtay ayrıca çalışanın hak ettiğinden daha uzun süre yıllık izin kullanmasının da işverenin ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını vurguladı.

Yargıtay tartışmaya son noktayı koydu

Yüksek Mahkeme, yıllık izin ücretinin izin başlamadan önce ödenmesi gerektiğine ilişkin düzenlemenin emredici nitelikte olduğuna işaret etti.
Kararla birlikte benzer uyuşmazlıklarda farklı mahkemeler arasında ortaya çıkan görüş ayrılığı da giderilmiş oldu

Exit mobile version