Kaybedenler için, eksilen bir soluğun etkisi her daim olağan kabul edilirdi.
Yokluğun, yoksulluğun, göçün ve yaşayabilmenin
Mehtabın ne olduğu sorulmazdı bile… Yakamoz veya masmavi bir gökyüzü…
Böylesi anlarda cümleler yok gibi,
Kimsenin, kimsenin yarasına dokunacak gayreti bile…
Açlıkla yoklanan bedenler, göç eden, saklanan ve hiçleşen düşler…
Hatta bu sessizlik gezegeninde, doğanın hiçbir hükmü yok.
Ağaçların, mevsimlerin, şairlerin, yazarların, bilim insanlarının özellikle…
Modern kabileye dönüşmüş toplumlar, yaşamın tehlike çanları gibi yokluyordu sessizliği…
Bireyin kendini tam anlamıyla kıstırılmış hissettiği bir yılı daha geride bıraktık…
Dünyanın büyük bir bölümü kötücül düşlerle büyüyen savaş çığırtkanlarının etkisindeydi yine…
Göç, işsizlik, yoksulluk, çocuk işçiliği, çocuk gelinler…
İş cinayetleri…
Yokluk
Kadına şiddet ve kadın cinayetleri…
Ortadoğu, Avrupa, Asya, ve dahası…
Bireyler üzerine oynanan bir çeşit kumar, bir çeşit zihin bulanıklığı.
Düşlerin kabuğuna çekildiği ve buna karşın şişirilen kalabalıkların kurban devşirdiği bir algı çağı…
Yaşamı sırtlamak büyük iş doğrusu…
Bunca algı, bunca kalabalık, bunca insafsızlık varken yığınları sırtlamak…
Herkesin herkese yabancı, herkesin herkese uzak, herkesin herkesten nemalandığı ve herkesin her şey olduğu bir çağda yaşamak…
Bazen yazdığınız veya okuduğunuz bir haber, boşluğun içerisinde anlamsız bir sızıyla kaybolmaya mahkûmdur…
Her geçen gün kalabalıklaşan ve her geçen gün ısrarla unutan bir dünya…
Her yıl gibi geride bıraktığımız bu yılda da milyonlarca çocuk “açlıktan” ve yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybetti…
Birleşmiş Milletler’e göre geçen yıl dünya genelinde yaşanan çatışmalarda sayıyla tanımlanamayacak kadar çocuk hayatını kaybetti.
Şiddet, hemen herkesin zihninde…
Sistemlerin yarattığı dil ve tavırdan tutun, medyanın ve haber bültenlerinin yarattığı şiddete kadar…
Küresel savaşların yarattığı tahribattan, toplumların öfkesine kadar…
Dünyanın birçok yerinde ama özellikle de Afrika’da insanlar güvenli içme suyu bulamıyor. Afrika’da çocuk ölüm hızı yaklaşık binde 80 oranındayken, bebek ölüm hızı binde 79…
Araştırmalar milyonlarca kişinin modern kölelik mağduru olduğunu gösteriyor.
ILO, çocuk işçiliğiyle ilgili olarak, 5 ile 17 yaşları arasında yaklaşık 150 milyonun üzerinde çocuk işçi olduğunu rapor ediyor.
Ayrıca kadınların ve kız çocukların modern kölelikten orantısız biçimde etkilendiklerine dair çalışmalar…
Belki susmaktan kabaran dilimiz kadardık ve sözcük sayımız bir hiç…
Hissettiklerimiz ya da hissedemediklerimiz kadar…
Sıradanlaşma kadar insanı yok sayan bir duygu keşfedilmedi sanırım…
Kötücül bir düş ya da kırılgan bir zihin…
Koroya dönüşmüş bir uğultu…
Geçişken bir simetrinin uzunca bir yolculuğuna hazırlanır gibi…
Gözlerinize sinen sarımtırak ışıkların aralarını yoklamak…
Yine de umut, yine de yaşamak üzerine…
Her türlü olumsuzluğa rağmen 2025 senesi, dünyanın hemen her yerinde kendini dışlanmış hisseden ama yaşıyoruz diye seslenenlerin taleplerine şahit oldu.
Çiftçilerin
İşçilerin
Öğrencilerin,
Savaş karşıtları,
Adalet talepleri,
Dünyanın hemen her yerinde öteki olanların sesi…
Ve düşleriyle büyüyenlerin sayıklamasıdır belki, sözcükler en çok kendiyle iyileşir…

YORUMLAR