Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Uzm. Psikolojik Danışman Metin HAMURCU

NEDEN MÜKEMMELİYETÇİ OLMAYALIM!

Mükemmeliyetçilik ilk bakışta erdem gibi görünür; daha iyisini hedeflemek, hatasız olmak istemek kulağa güçlü gelir. Oysa çoğu zaman bu tutum, gelişimi beslemekten çok onu durduran gizli bir engeldir. Çünkü mükemmeliyetçi zihin, yapılanı yeterli görmez; her adımda “daha iyisi olmalı” diyerek kişiyi sürekli bir eksiklik duygusuna hapseder. Bu da yapılan işten tatmin olmayı neredeyse imkânsız hâle getirir.

Mükemmeliyetçilik hata yapmayı bir öğrenme fırsatı değil, kişisel bir tehdit gibi algılar. Hata, insan olmanın doğal bir parçası olmaktan çıkar; değersizlikle eş tutulur. Bu bakış açısı kişiyi denemekten, risk almaktan ve yeni başlangıçlardan uzaklaştırır. Zamanla “ya yeterince iyi olmazsa” korkusu, harekete geçmenin önüne geçer ve erteleme ya da vazgeçme davranışı ortaya çıkar.

Ayrıca mükemmeliyetçilik, içsel bir motivasyon yerine sert bir iç eleştirmen üretir. Kişi ne yaparsa yapsın içindeki ses hep yetersizliği hatırlatır. Bu durum kronik stres, kaygı ve tükenmişlik yaratır. Başarılar küçümsenir, eksikler büyütülür; böylece özdeğer, yapılan performansa bağımlı hâle gelir.

Sonuçta mükemmeliyetçilik insanı daha iyi bir noktaya taşımaktan çok, olduğu yerde kilitler. Gelişim için gereken esnekliği, şefkati ve deneme cesaretini aşındırır. İyi olmak yeterliyken, kusursuz olma zorunluluğu hayatı daraltır; öğrenmeyi değil, korkuyu büyütür.

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

SON HABERLER