Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Prof. Dr. Gazi ÖZDEMİR

ALLAH’I HER AN ANMAK İSTENMEKTE-2

Konuya kaldığım yerden devam ediyorum.

  1. Peygamberler ve Vahiy kitapları yoluyla bildirilen Muhkem /değişmez ana kurallara göre yaşama çabasında olmak ve bunlara uygun olumlu ve Salih ameller /faydalı işler gerçekleştirerek, Allah’ın beklediği doğru yolda olmak, yani daima Allah’ı anmaktır. Bir nevi yaşam kılavuzları demek olan Muhkem /değişmez ana kuralların yaklaşık yarısı yasaklardır ve çiğnenmeleri Haram diye tanımlanırken, diğer yarısı ise beşerin yapması istenenler /Helallerdir. Dolayısıyla, bu kurallar temelli bir yaşayış ve faydalı işler gerçekleştirmekle, imanlı oluş pekiştirilmekte ve içten bir imanlılık gerçekleşmiş olmaktadır. Bu bilgi paralelinde iman etme ve salih ameller /faydalı işler gerçekleştirme ikilisi Kur’an’da birden fazla ayette “Ya eyyühelleziyne amenu ve ameli salihati” şeklinde birlikte ifade edilip dikkat çekilmektedir.

Buruc-11. İman edenler ve salih ameller gerçekleştirenlere ise, içlerinden ırmaklar akan Cennetler vaad edilmiştir. İşte gerçek büyük kurtuluş budur.

  1. Salâtı /birlik bilinci oluşturma ve sosyal yardımlaşma, dayanışma toplantılarını yapmak ve bu faaliyetleri vakıf veya dernek şeklinde kurumsallaştırıp devam ettirmek de Allah’ı anmak demektir. Çünkü salât aktivitesi, insanların bir araya gelip, birlik, yardımlaşma ve dayanışma içinde olmaları ile bu sayede Allah’ın istediği doğru yolda olanların sayısının artması ve Allah’ı anma gerçekleşmiş olacaktır.

 

  1. Dua etmek ve Şükretmekle Allah’ı anmak

Şimdiye kadar saymış olduğum Allah’ı anmak yöntemleri, dolaylı yoldan olan Allah’ı anmalardır. Dua etmek ve şükretmek ise doğrudan Allah ile sohbet ve buluşma demek olan anmadır. Dua ve şükretmeyi:

  1. Herhangi bir şekil, yöntem ve usul gerektirmeyen, bilinçli olunan her anda, her halde ve her yerde yapılan ile,
  2.  Gövdeyi gittikçe eğerek, Kur’an’daki ifade ile Tadarruan yapılan, yani Namaz kılınarak yapılan olmak üzere ikiye ayırabiliriz.
  1. A) Şekilli olmayan dua ve şükretme:

Bilinç açık olduğu sürece bütün gün, her an, her hal ve şekilde, içten gelindiğinde yapılan Allah’ı anma durumudur.

Taha-130. Ya Muhammed! Tebliğ ettiğin gerçekleri inkâr edenlerin sözlerine karşı sabırlı ol. Onlara aldırma ve Güneşin doğuşundan ve batımından önce olduğu gibi, ayrıca gecenin bazı anlarında ve günün uygun vakitlerinde de Rabbini tespih ederek /O’nu anarak yücelt. Böylece Allah’ın rızası üzerinde olup inkâr etmişlerin can sıkıcı sözlerine karşı ra­hatlayabilesin.

Enbiya-20. Ve onlar, gece ve gündüz hiç usanıp yorulmadan Allah’ı devamlı yücelterek anarlar /tespih ederler.

Ayetlere baktığımızda, dua ve şükretmenin her an edileceği bilgisi yanında, özellikle de Güneşin olmadığı akşam ve sabah arası zaman önerilmektedir.

Allah’ı anmak ve dua etme ile şükretmenin özellikle Güneş’in olmadığı gece süresince yapılması önerilmiştir.

İnsan-25. Sabah-ak­şam Rabbinin ismini zikretmeyi sakın ihmal etme.

Çünkü yine ayetlerde belirtildiği gibi, Allah beşer olan bizler için gündüzü çalışmak ve rızkımızı aramak, geceyi de dinlenmek ve bu arada dua ve şükretmemiz için yaratmış olduğu belirtilmektedir.

Rum-23. Ey insanlar! Uyuyup dinlenmeniz için geceyi, çalışıp kazanmanız ve nimetlerinden yararlanmanız için gündüzü yaratması da Allah’ın ayetlerinden /gücünün delillerindendir. Allah’ın bildirdiklerini işitip önemseyen ve düşünen bir toplum için, bunda da alınacak dersler bulunmaktadır.

Dua ve şükretme işlemi, beyinde bir düşünce enerjisi oluşturmakla gerçekleşir. Ve ilâhî birimlerle haberleşme yöntemi de bu düşünce enerjisi yolu iledir. Düşünce enerjisi de vücudu kafa, yüz, eller ve ayaklardan yayılıp kayıt edileceği ilâhî birimlere ulaşır. Bu yayılma sırasında, bu dört vücut kısmında birikmiş halde bulunan statik elektrik düşünce enerjisinin önünde gücünü azaltıcı ve parazit oluşturucu bir etki yapacağından abdest işlemi sırasında su ile veya teyemmüm şeklinde toprak yolu ile bu dört vücut yeri statik elektrikten temizlenmelidir. Böylece de dua sırasında oluşmuş olan düşünce enerjisi net ve güçlü bir şekilde ilâhî kayıtlamaya ulaşır. İşte bu nedenle Kur’an’da dua ve şükretme ile Kur’an’a çalışmanın özellikle Güneş’in olmadığı saatlerde yapılması önerilmektedir.

Müzzemmil-2. Gecenin başlangıcında /ilk döneminde kalk uyuma, 3. Yarısından önce bir vakitte kalk, 4. Kendine göre fazladan bir zaman ayırarak kalk ve Kur’an’ı anlaya anlaya, düşüne düşüne oku /iyice öğren ve onları tertil et /sırala

  1. b) Gövdeyi gittikçe eğerek /tadarruan yapılan ritüelli /şekilsel dua, “Namaz”

Namaz denilen ritüelli dua uygulaması, Muhkem /değişmez bir ana kural olarak ya A’raf-55, 205 ve En’am-42-43. ayetlerde vurgulanmış olduğu gibi “Tedarru’an”, yani gövdeyi öne doğru gittikçe eğerek veya açıkça Furkan-64, Hac-26 ve Hac-77. ayetlerde değinildiği gibi “Kıyam, rüku ve Secde” üçlüsünün en az ikisinin söylenmesi ile tanımlanmıştır.

A’raf-55. İşte böylesine güçlü olan Rabbinize içtenlikle /samimi bir inançla /tedarruan /gittikçe eğilerek /ritüelli olan namaz şeklinde ve gösterişsiz /gizli ve kısık bir sesle dua edin. Çünkü Allah, gösteriş içinde abartılı söz söyleyenleri /dua ederken bu riyakâr davranışları nedeniyle sevmez.

A’raf-205. Ya Muhammed! Rabbini içtenlikle yalvararak, ürpererek, sessizce, gittikçe eğilerek /tedarruan /namaz şeklinde ve her zaman an ve vefasızlardan, gaflete düşenlerden olma.

A’raf-55. ayet, açıkça Namaza değinen ve 3 aşamalı olduğunu belirten ilk ayet olması ile önem kazanmaktadır.

En’am-42. And olsun ki, Senden önceki toplumlara da elçiler gönderdik. Elçilerimizi inkâr eden o toplumları, Allah’a gittikçe eğilerek /tedarruan yalvars­ınlar diye darlık ve sıkıntılarla sınadık ve bildirdiklerimize uygun olan gerçek yola yönelsinler diye de uğraştık. 43. En azından, başlarına felaketler geldiğinde Allah’a gittikçe eğilerek /tedarruan yalvarsalardı ya! Fakat kalpleri iyice katılaşmıştı ve şeytan, yaptıkları olumsuz ameller kendilerine olabildiğince cazip görünsün diye de vesveselendirip durmuştu. Akıllarını kullanıp, doğruya yönelip, şeytanın fısıltılarına uymasalardı ya!

Furkan-64. Gecenin yalnızlığında Rablerine kıyam ve secde ederler /namaz ile kulluklarını ifade ederler.

Hac-26. Zamanında Biz Kâbe’nin yerini belirlemiş ve İbrahimi oraya yerltir­miştik. Ve ona: “Ya İbrahim! Bana hbir şeyi şirk koşma, tavaf edenler, ayakta saygıyla duranlar, rukü edenler /gücüm karşısında eğilenler ve secdeye varanlar /gücüm karşısında artık bir hiç olduklarını yere kapanarak kabul edenler (namaz kılanlar) için evimi daima temiz tut”.

Hac-77. Ey iman edenler! Bu açıklamalarımızı artık siz de dikkate alın, rükû ve secde edin ve Rabbinize ibad edin /sadece O’na kul olun /aranıza kimseyi veya bir şeyi koymadan sadece O’nun rızasını ön planda tutun ve olumlu /hayırlı ameller gerçekleştirin ki sonunda iflah olasınız /mutlu bir sona ulasınız.

Dikkat edilirse, “va’budu – ibad ve ibadet edin, kul olduğunuzu belirtin” emrinin, rükû ve secde tanımlarından sonra gelmesi de, ibad  ve ibadet /kulluğu ifade etmenin, sadece rükû ve secde etmek değil, ayrıca Kur’an’daki diğer bütün Muhkem /değişmez farz kuralları da yerine getirmek olduğunu düşündürmektedir.

Konuya devam etmek üzere inşallah…

NOT- NÖVAK Vakfımızın kitaplarının gelirleri ile Eskişehir Tıp Öğrencilerine burs veriyoruz. Özel günlerinizde kitaplardan alır veya hediye ederseniz bize destek olur ve öğrenci sayımız inşallah artar: “DİN VE BEYİN”, “SON DAVET KUR’AN”, “KUR’AN KADINI KORUYOR”, “OKU! Konularına göre Kur’an ayetleri”, “KUR’AN’IN KULU KÖLESİ MEVLȂNA”, “TEVRAT VE İNCİL’DE ÖNCEKİ İSLAM”, “KUR’AN VE SON İSLAM”, “ALLAH İLE ANLAŞMAMIZ VAR”, “ALLAH’TAN ALACAKLI OL”, “ÖZDE DİNDAR, SÖZDE DİNDAR”, “ALLAH KİMİ SEVER, KİMİ SEVMEZ”, “HADİS VE SÜNNET GERÇEĞİ” ve “KUR’AN-İNCİL-TEVRAT ORTAK OLAN VE OLMAYANA MUHKEM KURALLAR”

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER