Aşk ilişkisinin kökenini anlamak için yalnızca “romantik sevgiye” değil, bağlanma, çocukluk deneyimleri, ihtiyaçlar ve insanın güven arayışına bakmak gerekir.
İnsan doğduğu andan itibaren bir başkasına bağlanmaya ihtiyaç duyar. Bebek için bakım veren kişi yalnızca ihtiyaçlarını karşılayan biri değildir; aynı zamanda güven, sakinleşme ve dünyayı keşfetme zeminidir. Bu ilk ilişkiler, ilerleyen yıllarda kişinin yakınlık kurma biçiminin temelini oluşturabilir.
Bu nedenle yetişkinlikte aşk çoğu zaman geçmişte öğrenilmiş ilişki kalıplarını da harekete geçirir. Çocukken “Sevilmek için uyum sağlamalıyım”, “İnsanlar beni terk edebilir”, “Yakınlaşırsam incinirim” veya “Değerli olmak için özel olmalıyım” gibi örtük öğrenmeler oluşmuşsa, kişi yetişkin ilişkilerinde farkında olmadan benzer duyguları yeniden yaşayabilir.
Aşkın bir başka kökü de ihtiyaçtır. İnsan görülmek, anlaşılmak, kabul edilmek, değerli hissetmek, dokunmak, ait olmak ve bir başkasının hayatında önemli bir yere sahip olmak ister. Sağlıklı ilişkide iki kişi birbirinin eksikliğini tamamen kapatmaya çalışmaz; kendi bütünlüklerini koruyarak birbirlerine yakınlaşırlar.
Bazen ise aşk ile geçmişin yaraları birbirine karışabilir. Kişi kendisine iyi gelen kişiden çok, kendisine tanıdık gelen kişiye çekilebilir. Örneğin çocukluğunda duygusal olarak ulaşılması zor bir ebeveyn deneyimleyen biri, yetişkinlikte mesafeli bir partnere karşı daha yoğun bir çekim hissedebilir. Bu, “kader” olmak zorunda değildir; tanıdıklık bazen zihinde güvenle karıştırılabilir.
Bu açıdan aşkın içinde iki farklı hareket vardır: “Seni istiyorum” ve “Senin yanında kendim olabiliyorum.” İlki çekimi, tutkuyu ve arzuyu; ikincisi güveni, bağlılığı ve duygusal yakınlığı temsil eder. Uzun süreli sağlıklı ilişkiler genellikle bu ikisinin dengelenmesiyle güçlenir.
En temelinde aşk, insanın “Ben tek başıma varım ama bir başkasıyla da güvenli biçimde yakın olabilirim” deneyimini öğrenmesidir. Olgun aşk, çocuklukta karşılanmamış bütün ihtiyaçları partnerin üzerine yüklemek değil; geçmişten gelen ihtiyaçları fark ederek bugünkü ilişkide daha bilinçli bir bağ kurabilmektir.
