Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Garip Turunç
Garip Turunç

 CHP’NİN “ALATURKA MUTLAK BUTLAN” DAVASI

 

 

Bizleri çevreleyen dünyanın normlarına uymadığımızda kendimize bir açıklama olarak yakıştırdığımız ‘alaturkalık’ çoğu zaman içinde insani boyutlar da barındıran sıcak bir kavram. Ancak yaşanan sosyal alaturkalığın ardında, doğrudan ondan beslenmese de meşruiyetini ona borçlu olan bir ideolojik muhafazakarlık ve direnç var. Devletin toplumu zapturapt altında tutma hevesi, yönetim anlayışını otoriter zihniyete teslim ettiği ölçüde; değişimin getirdiği sıkışmalara verilen resmi tepkiler de iyice gülünç hale gelebiliyor.

 

Kavramlar oyuncak değil, düşünce bir oyun değil. Hakikat sevgisini ve saygısını kaybedenlerin hayat nasibi düşer, yozlaşma onlar için kaçınılmaz bir âkıbet olur.

 

Demokratik ilkeler içinde farklılıkları göremezsek, ortak değerlere de yol bulamayız. Ne Batı’nın kendi içindeki farklılıkları ne de bizim onlarla aramızdaki farklılıkları görebiliyoruz. Bereket zannettiğimiz bir tuhaf hamaratlık sergileyerek Türk şâir ve yazar, Servet-i Fünun edebîyatının önde gelen temsilcilerinden Cenab Şahabettin’in o güzel sözünü teyit edip duruyoruz: “Yerinde sayanlar, yürüyenlerden daha çok gürültü çıkarırlar.”

 

Uzak ülkemde kelimeler, cümleler ‘mana çekimi’nden mahrum bir halde bir boşlukta uçuşup duruyor. Hikmetin, hakaretin, tehditin, iftiranın, bühtanın, muaşeretin, edebiyatın, üslubun hiç önemi yok. Siyasal yaşamımızın ortasına kimi kez ve genellikle anlamı uzmanlar dışında pek bilinmeyen Arapça ya da Batı dillerinden bir sözcük düşer. Bir süre oyalanırız onunla, Türkçesi yok mudur diye bakarız, sonra unutulup gider.

 

2023’te Özgür Özel’in genel başkan seçildiği CHP kongresinin iptali talebiyle iki yıl sonra siyasi gündeme düşen, şimdi ağızlarda sakız olan ‘mutlak butlan’ öyle bir şey. Halkımızdan, dahası aydınlarımızdan kaç kişi biliyordu anlamını? Olumsuz bir şey olduğu belli ama ne demek?

 

“MUTLAK BUTLAN” NEDİR ?

 

“Mutlak”, güzel Türkçemizdeki bir sıfattır ve bazı temel anlamlara sahiptir. En temel anlamı; “kesin, tartışmasız, değişmez” şeklindedir…

 

Türk Dil Kurumu’na göre butlan, Arapça kökenli bir sözcük ve geçersizlik anlamına geliyor. Hukukta, hukuki işlemlerdeki geçersizlik türlerinden biri olarak tanımlanıyor.

 

Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Umut Yeniocak, mutlak butlanın daha anlaşılır ifadeyle hukuken kesin hükümsüzlük demek olduğunu, zaten yeni kanunda da daha çok bu kavramın tercih edildiğini belirtiyor.

 

Terimin anlaşılabilmesi için gündelik hayattaki bir olaydan örnek veriyor: “Önünüzde bir sözleşme bulunuyor. Tarafların bu sözleşmeyi yapma iradesi var ve imza da atmışlar. Fakat kanunen yerine getirmeleri gereken bir koşulu yerine getirmemişler. Mesela taraflar, noterde yapılması gereken bir sözleşmeyi kendi aralarında yapmışlar. İşte burada bir mutlak butlan yani kesin hükümsüzlük durumu olur. Dolayısıyla ortadaki sözleşme geçerli olmaz.”

 

Mutlak butlan, aile hukukundan idare hukukuna, borçlar hukukundan ticaret hukukuna kadar farklı hukuk alanlarının konusu. Örneğin açılan dava sonucunda, eşlerden birinin evlenme sırasında başka biriyle evli olması, eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunmasının da aralarında bulunduğu çeşitli nedenlerle evlilikler, mutlak butlanla geçersiz olabiliyor.

 

CHP kurultayı ile ilgili davadaki mutlak butlan tartışmasını ise genel hatlarıyla şöyle özetlenebilir: “Burada ‘mutlak butlan var’ demek, genel kurul yapılmış ve bir karar alınmış olsa da geçerlilik şartlarında eksiklik olduğu için bunun geçersiz olması demek.”

 

CHP KURULTAYI İLE İLGİLİ DAVADA MUTLAK BUTLAN VAR MI ?

 

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı 4-5 Kasım 2023’te düzenlendi. Bu kurultayda genel başkanlık yarışını Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı Özgür Özel büyük bir çoğunlukla kazandı. Sonra CHP Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile bazı delegeler, bu kurultayın iptali ve yetkili kurulların görevden uzaklaştırılması talebiyle davalar açtı.

 

Geçen yıl, 6 Nisan 2025’te ise CHP’de 21. Olağanüstü Kurultay yapıldı. Özgür Özel yeniden genel başkan seçildi. Lütfü Savaş ve bazı delegelerin açtığı davalar, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde birleştirildi. 30 Haziran’daki duruşmanın ardından bir sonraki duruşma tarihi 15 Eylül olarak belirlendi. [CHP üzerinde ve gözünü yukarı dikmiş CHP lilere, genel, yerel ve parti içi seçimlerde, seçimi kazanamamış yâda saf dışı kalmış CHP liler!, marifeti, yardımıyla yargılama görüntüsü eşliğinde silkeleme ! yapılıyor.. Parti tanıtım ve medya sorumlularını kıskandıran, bildik ekran ve kanallar süslü fiyakalı gazetecimsi görüntülü simâların marifetleri apayrı lezzet ! Bu millet siyaset arenasında çok şey gördü, izledi. Lakin şu on senedir duydukları yaşadıkları ve gördükleri alaturkalık ibretlik..]

 

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davanın 15 Eylül’de görülen duruşmasından erteleme kararı çıktı. Bu duruşmada davacılar, Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin tedbiren görevlerine iadesini (mutlak butlan) istedi. Mahkeme bu yöndeki tedbir talebini kabul etmedi.

 

Biliyoruz ki siyasi partilerin kongre süreçleri ilçe seçim kurullarının gözetimi altında gerçekleştirilir. Nihai olarak Yüksek Seçim Kurulu (YSK) onay verir. Usul yönünden bir hata veya eksiklik yoksa kongre sonuçları resmileşir. Nitekim sonradan dava konusu yapılacak olan CHP kurultayının sonuçlarına ilişkin o dönemde itirazda bulunuldu, YSK toplanıp itirazları değerlendirdi ve kongrenin geçerli olduğuna hükmetti.

 

Dolayısıyla bilahare ortaya atılan birtakım iddialar üzerinden CHP Kongresi’nin bütün sonuçlarıyla birlikte ‘yok hükmünde’ kabul edilmesi talebiyle yerel mahkemelerde açılan davaların yasal ve anayasal zemini yok. Çünkü yürürlükteki anayasaya göre YSK kararları kesindir ve yargı denetimine kapalıdır.

 

Nitekim Ak Parti’nin YSK’daki temsilcisi Recep Özel geçen yıl haziran sonlarında bir duruşma öncesinde “YSK’nın verdiği kararı asliye ceza mahkemesi ya da ağır ceza mahkemesi bozamaz. Bozmamalı. Böyle bir şey olamaz. Bütün sistem allak bullak olur eğer mahkeme bu kararı bozarsa” demişti.

 

HUKUK AÇISINDAN DEĞERLENDİRME İȘİNİ HUKUKÇULARA BIRAKALIM

Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) başkanı, avukat Ömer Faruk Eminağaoğlu, mahkemenin, Yargıtay içtihatlarından yola çıkarak – geçen 6 Mayıs’ta görülen ve 1 Temmüz’a ertelenen – ceza davasının sonuçlanmasını beklemesi gerektiğini savunuyor.

 

7 Haziran 2015 seçimlerinde AKP’den milletvekili adayı olmuş ancak seçilemeyen Aavukat Pınar Hacıbektaşoğlu ise hukuk yargılamalarında genelde hakimlerin karar vermeden ceza davasının sonucunu beklediğini ancak buna dair bir hukuki şart olmadığını belirtiyor.

 

“Hakim ceza davası bitmeden de hukuk davasını bitirebilir” diyen Bektaşoğlu bir olasılık örneği veriyor: “Hukuk hakimi ‘Benim ceza davasında iradenin fesata uğratılıp uğratılmasını çok beklememe gerek yok çünkü burada kurultayın yapılmasına ilişkin asli, usuli, şekli şartlardan bir tanesi zaten yerine gelmemiş. Kurultayın iptaline karar veriyorum’ diyebilir.”

 

“Mutlak butlan” ihtimali tartışmalarına AKP’lilerin de tepki gösterdiğini görülüyoruz. AKP’li bir milletvekili’nin; “Bizim adımıza birileri konuşuyor, hukuk bilmeyen birileri parti adına ahkâm kesiyor. Butlan olursa ne olur, biliyor musunuz? En büyük zararı iktidar olarak biz görürüz. Onların sırtında küfe yok, ama biz ağır kayba uğrarız. Vatandaş bizi affetmez. Sandıkta yeneceğimiz varken, bu tür yollara tevessül ettik diye bize oy vereceği varsa da vermez. Ekonomiye ağır zararı da cabası… ” sözlerini basında izlemişsinizdir.  Şu cümle de hukuk bilen, etkin görevde bulunan, AK Parti’nin mevcut aynı milletvekiline ait : “Seçim hukukunun da siyasetin de geri vitesi yoktur. CHP, bırakın olağanüstü olanları, olağan kurultayını tamamladı, tüzük kurultayı yaptı, geçmişte olan orada kaldı, kapandı.”

 

Hukukçular, bu hususta genel ve özet olarak şunu söylüyor: Sonuçları kesinleşmiş olan bir siyasi parti kongresi hakkında, sonradan –söz gelimi delegelere baskı yapılmış olduğunu gösteren– yeni deliller ortaya çıksa bile konuyu yeniden değerlendirme yetkisine sahip yargı mercii yine ancak YSK olabilir.

 

Anayasa yerel mahkemelere siyasi parti kongrelerinin sonuçlarını ‘yok hükmünde’ sayma yetkisi vermiyor.

 

Ancak buna rağmen – yukarıda belirtiğim gibi – yerel mahkemelerde “mutlak butlan” talebiyle davalar açıldı geçen yıl. Anayasa yokmuş gibi hareket edilmesine artık o kadar alıştık ki bu meseleyi de uzun boylu konuşmadık.

 

Gerçi yerel mahkeme geçen yıl –suçlamaların somut bir delile dayanmadığı gerekçesiyle– davanın reddine hükmetti ama bu karar istinafa götürüldüğü için mesele gündemden düşmedi ve bugün yarın nihai kararın açıklanmasını bekliyor kamuoyu.

 

“MUTLAK BUTLAN” DAVASINDA SON DURUM…

 

 

Bu arada, AK Partililerin son günlerde kendi aralarında yaptıkları tartışmalardan öğrendiğimiz kadarıyla meğer “mutlak butlan” konusunda bir karara varılmış. Varılan karar da mevcut CHP yönetiminin geçersizliğine hükmedilmesini öngörüyormuş.

 

Kimileri de bu geciktirmenin esas olarak erken seçim tarihinin henüz kesinleşmemiş olmasına bağlı olduğunu düşünüyor. Yani mümkün olduğunca seçime yakın bir tarihte bu kararın açıklanması gerekiyor ki karşı taraf toparlanmaya vakit bulamasın.

 

Başka söylenenlere göre kararın uygulanmasını geciktirmelerinin ikinci sebebi de ittifakın diğer ortağının bu konuda farklı görüşte olmasıymış. Eski AK Parti milletvekili olarak ‘içeriden’ haber alabilen güvenilir bir isim olan Şamil Tayyar, İstinaf’ta mutlak butlan kararı verildiğini ama Bahçeli karşı olduğu için ve ekonomi kötü etkileneceği için açıklamanın ertelendiğini yazdı: “İran savaşının akıbeti belli olmadan iç tartışmaların alevlenmesinin doğru olmayacağını düşünen âkil isimlerin siyaset/yargı arasında mekik dokuduğu iddiası da konuşuluyor.”

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli evvelsi gün yaptığı açıklamada, “CHP’nin içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesine veyahut başka amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz” dedi. Fakat arada ne cereyan ettiyse, Fethi Yıldız, aynı gün akşamında yaptığı açıklamada “mutlak butlan” kararı çıkar ve kesinleşirse, “Özgür Özel yönetimi yerine, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi hukuken tekrar yetkili hale gelebilir” açıklaması dikkati çekti.

 

Tabii ki Yıldız Bahçeli’nin izni olmadan bir açıklama yapmaz. Ama iki açıklamanın farklı yönlerde olduğu apaçık ortada. Sebebini bilmiyoruz.

 

Bir yurttaş olarak benim için önemli olan CHP’nin başında hangi “kişi”nin olacağı değildir. Benim kaygım “kurumsal”dır; ana muhalefetin “içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi” ihtimalidir. Böyle bir gelişme, zaten “seçimli otoriterlik” olan demokrasimizin daha da sıkıntıya girmesi olur.

 

SİYASİ DAVA

 

Dahası, bu dava sadece olası sonuçlarıyla değil, yargı bağımsızlığındaki ağır sorunlar ve iktidarın “silkeleme” politikası bakımından da siyasidir. “Alaturka siyaset-yargı mekiğide bize has, siyasi bir gerçektir. Hedef, butlan sözcüğünü kalkan gibi kullanarak mümkünse CHP’yi bütünüyle ortadan kaldırmaktır.

 

Bu hukukun da siyasetin de en yalın anlamıyla ahlakın da ayaklar altına alınmasıdır.

 

Yapılan şey, sadece CHP’ye oy veren ve bugün seçmen çoğunluğunu oluşturan milyonlara değil, ülkenin bütününe, gelecek umuduna, demokrasi geleneğine, Cumhuriyetimize karşı işlenmek üzere olan bir suçtur, darbe girişimidir.

 

Temel sorun, yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve güvensizliği konusundaki kaygılardır.

 

Yargıya bu güvensizlik olduğu içindir ki, İBB soruşturmasının yarattığı sarsıntıyı durdurmak için Merkez Bankası bir ayda 50 milyar dolar harcadı. Ali Babacan’a göre tüm ekonomiye maliyeti “143 milyar dolar”dı.

 

Şimdi İran savaşının yarattığı küresel enerji krizi ortamında “mutlak butlan” kararının hasarını siz düşünün.

 

Hukuksal olmayan bu yargılamada kazanan tarafın hukuk, ahlak, vicdan ve sağduyu olmasını bütün kalbimle diliyorum.

 

Ülkemizin yararına olan budur.

 

Prof. Dr. Garip Turunç – Bordeaux (Fransa) Üniversitesi ve İstanbul Galatasaray Üniversitesi Em. Öğ. Üy.

Bordeaux, Cuma 8 Mayıs 2026

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER