Cumhurbaşkanlığı Seçimleri

Son zamanlarda, Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı, büyük bir dikkat ve ilgiyle kamuoyunda tartışılmakta. Millet İttifakı’nda adaylar arasında ismi geçenler; Kılıçdaroğlu, Akşener, İmamoğlu ve Yavaş idi. Bu isimlerden Yavaş, kendini geri plana attı. Geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama ile Akşener de, “Cumhurbaşkanı adayı olmayacağını” ve “Başbakan adayı olduğunu” ifade etti.

Kaldı, Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu. Bir süredir Kılıçdaroğlu’nun söylemlerinde, sosyal medyayı kullanım şeklinde, Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecine hazırlandığını hissediyoruz.

Buna son olarak, Kılıçdaroğlu’nun “geliyorgelmekteolan” etiketini kullanmaya başladığını ve sosyal medya hesaplarındaki bazı fotoğraflarda “CHP Genel Başkanı” sıfatını kaldırarak, sadece “Kemal Kılıçdaroğlu” şeklindeki paylaşımları bulunmakta. Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz günler yaptığı “belediye başkanları, bir dönem daha görevlerine devam etmeli” açıklamasını da yapboz tahtasına eklediğimizde, bana göre tek aday Kılıçdaroğlu olarak görülmektedir.

Bir süredir, Kılıçdaroğlu ile Akşener arasında bir huzursuzluk olduğu, bir kısım medya organlarınca işlenmişti. Akşener’in son açıklamaları, “seçtiğimiz Cumhurbaşkanı, parlamenter sistemin taşlarını döşeyecek”, “Kılıçdaroğlu’nun tarif ettiği Cumhurbaşkanı adayı tarifine yüzde yüz katılıyorum”, “o makama kimi oturtursanız oturtun, öyle bir güçle yoldan çıkar” cümleleri de, Kılıçdaroğlu ile Akşener’in, bana göre Kılıçdaroğlu’nun adaylığı konusunda uzlaştıklarına emaredir.

Kılıçdaroğlu’nun Olası Adaylık Analizi

Eksileri

-Her ne kadar son büyükşehir seçimlerinde büyük bir başarı göstermişse de, birçoklarında bir “kaybeden-looser” sıfatı olması…
-Birçok ankette, “İmamoğlu ve Yavaş’ın” daha önde çıkması…
-Uzun süredir siyaset sahnesinde olmasından kaynak bir yıpranmışlık…

Artıları

-Böylesi güç ile donatılmış bir makam, ancak Kılıçdaroğlu gibi mütevazi, bilge bir “yediemin’e” rahatlıkla teslim edilebilir…
-Üzerinde yolsuzluk, anti demokratlık gibi bagajların olmaması…
-Toplumun her kesimi ile aktif bir diyalogda olması ve sorunlara çözüm önerilerinin hazır olması…

CHP Hatay İş İnsanları ile Toplantı

Kılıçdaroğlu, 27 Eylül’de, önce basına kapalı olarak iş insanları ile yaklaşık 3 saatlik bir toplantı yaptı. Bu toplantının yarısında, konuşmasını ve hedeflerini anlattı, yarısında da iş insanlarının sorunlarını, önerilerini ve eleştirilerini dinledi, bunları yanıtladı.

Şunu söylemem gerekir ki, Kılıçdaroğlu, iş insanlarının sorularını ve yorumlarını büyük bir sabırla dinledi. Sert eleştirilere de büyük bir olgunlukla kucak açtı, bu soruları ve eleştirileri samimiyetle yanıtladı. Salona önyargıyla gelen birçok kişi, Kılıçdaroğlu’nun bu demokrat, naif ve bilge kişiliğinden etkilendi. Salon dışında, “Kılıçdaroğlu dışında kimse bu kadar dinlemez ve bu kadar eleştiriyi kaldıramaz” konuşmaları yapıldı.

Tüm soruları ve soru soranları tek tek kendi not aldı ve bunları ayrı ayrı yanıtladı. Soruları yanıtlamaya başlarken de, “cevaplarımı samimiyetle ileteceğim, hiçbir sorunuzu geçiştiren cevaplar ile yanıtlamayacağım” dedi.

Kılıçdaroğlu, bu tutumuyla resmen gönülleri fethetti. Toplantı sonrasında, basına açık olan “apartman görevlileri ve muhtarlar” ile devam etti. Kısacası, halkın birçok kesimi ile bizzat yüz yüze bir görüşme yapmış oldu.

Bu programın Kılıçdaroğlu hanesine büyük bir artı daha yazdığını rahatlıkla ifade edebilirim. Süreci, herkes gibi yakından takip etmeye devam ediyoruz.

Not: Köşe yazısında, liderlerin isimleri sıkça telaffuz edildiğinden ve köşe yazılarındaki genel teamülden ötürü, liderlerin isimleri yazılırken başına “Sayın” eki eklenmemiştir. Bu durum, bir saygısızlık olarak tanımlanmamalı.