Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Av. Bekir ATAHAN

ÇÜRÜMÜŞ SİYASET

 

 

Toplumumuzda siyaset kurumuna ve siyasetçilere güven çok düşük seviyelerde. Hatta toplumda politikacıların yalancılıkla eşdeğer görüldüğüne dair söylemleri de sıkça duyarız. “Nasıl yalan söylüyor, tam siyasetçi olmuş” gibi cümleler günlük yaşamda yoğun olarak kullanılmaktadır.

 

Peki politikacılar yalancı mıdır? Aslında meslek gruplarını bu tarz kategorik kelimelerle ifade etmek doğru değildir. Çünkü her meslek grubunun içinde iyi insanlar da vardır kötü insanlar da bulunur. Bundan dolayı bir meslek grubunu “iyidir ya da kötüdür” şeklinde kalıplara sokmak hatalıdır. Fakat siyaset kurumu için ülkemizde o kadar kötü ve fazla sayıda örnekler görüyoruz ki, toplumun bu konudaki eleştirileri artık haklı bir noktadadır.

 

Bizim inandığımız değerlere göre politika, “ilkeler ve değerler” üzerinden yapılır. Amaç, “toplumun yararına olan ilkelerin yönetim organlarında benimsenmesi ve bu şekilde insanlar ikna edilerek toplum yararına bir düzen oluşturulmasıdır” diyebiliriz. Politik ve ideolojik görüşlere katılabiliriz ya da katılmayabiliriz ama politika, “ilkeler” üzerinden yapılmalıdır.

 

31 Mart 2024 yerel seçimleri sonrasında o dönem Özgür Özel yönetiminde olan CHP, yerel seçimlerde çok büyük başarıya imza atmıştı. Fakat yerel seçimlerden sonra, CHP’den seçimlere giren ve kazanan -bildiğim kadarıyla- 20’den fazla belediye başkanı CHP’den ayrılıp AKP’ye geçmiştir. Bunların içinde genç isimler de mevcuttur, uzun yıllar CHP’de milletvekilliği yapmış isimler de bulunmaktadır.

 

Özellikle birkaç ismin kadınlarla kurdukları ilişkiler, para zaafı ve ideolojik eksen kaymaları göz önüne alındığında “bu kadar da olamaz” dedirten yorumlar yapılmasına neden olmuştur

 

Tek tek isim isim konuşup tartışmak bu yazının konusu değildir ama insan biraz ilkeli, onurlu olmalıdır. Belediye başkanları haricinde bazı milletvekilleri de kendi siyasi duruşlarına ve söylemlerine taban tabana zıt partiler arasında geçişler yapmaktadır.

 

Aslında toplumda yaşanan yozlaşma, siyasetten vareste değildir. Mesleği ne olursa olsun insan önce aynaya baktığında onurlu olmalıdır, gözünü kapattığında vicdanı olmalıdır. Fakat öyle bir yozlaşma yaşamaktayız ki; “ahlak, duruş, karakter” gibi kavramlar tamamen değersizleşti.

 

Ülkemizde “Çalıyor ama çalışıyor”, “devletin malı deniz, yemeyen keriz” gibi saçma ve anlamlandırması garip özdeyişler türedi. Bir politikacının yahut yöneticinin çalışmasına karşılık “hırsızlık, yolsuzluk” yapması nasıl mübah ve makbul görülebilir? Bu hangi dinde ve ahlak anlayışında yer almaktadır?

 

İç Anadolu’da bir belediye başkanı ve yardımcısı uyuşturucu kullanıyor, ot da yetmiyor kokain içiyor. Ya siz belediye başkanısınız nasıl kamu kurumu yöneticilerisiniz? Toplum önünde olan insanlarsınız, kamu görevi ifa ediyorsunuz, bu nasıl bir aymazlıktır, utanmazlıktır?

 

Uşak belediye başkanı belediye çalışanıyla ilişki yaşıyor, belediyeyi babasının çiftliğinden beter hale getirmiş. Bundan önce de 3 dönem milletvekilliği yapmış biri.

 

Geçtiğimiz günlerde Menderes Belediye Başkanı’nın WhatsApp yazışmaları internete düştü. İnsanın okurken kanı donuyor.

 

İzmir Büyükşehir Belediye başkanı, önceki dönem belediye başkanı Tunç Soyer’i haksız yere savcılığa ihbar ediyor. Tunç Soyer, haksız yere 1 yılı aşkın süredir tutuklu. Mevcut başkan, parti değiştireceğine dair söylemlere karşı çıkıp da iki kelime laf etmiyor. İzmir gibi bir şehirde böyle bir “duruş” tarihte görülmemiştir.

 

Son olarak basında CHP Edirne milletvekilinin rezalet görüntülerine şahit olduk. Artık işin geldiği son nokta. Bir milletvekili, ayakta duramayacak kadar içmiş, gözünü açamıyor. Ahlaksızlık ve utanmazlık diz boyu. Bir de üzerine pişkin pişkin açıklamalar yapıyor. İnsanın aklıyla alay ediyorlar.

 

Üzücü olan, bu karakterler siyasete sirayet etmiş ve siyasetteki egemenliklerini perçinleşmiş durumdadır. Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti’ye bu noktada büyük sorumluluk düşüyor. Yeni dönemde Yeni Parti; mutlaka ve mutlaka dürüst, ahlaklı insanlar arasından kadrosunu şekillendirmek zorundadır. Siyasete yeni bir sayfa açmalıdır. Yeni Parti’nin bu hassasiyet sadece “belediye başkanları, meclis üyeleri ve milletvekili adayları” noktasında sınırlı kalmamalı. İl ve ilçe yönetimleri de kendini geliştiren, toplumda dürüstlükleri ile bilinen, işi gücü olan yani nereden para kazandığı belli olan isimler arasından seçilmelidir. Aksi halde bu kokuşmuş düzen varlığını sürdürmeye devam eder.

 

 

SON HABERLER