Dünden Bugüne Bir hikayenin dönüşümü…

Dünden Bugüne Bir hikayenin dönüşümü…

17.06.2019 tarihinde gerçekleşen tapu teslim töreni sonrasında Hatay Valiliği tarafından başlatılan restorasyon çalışmaları, 2021’in Antakya beklentisinde duranlar için de en dikkati çeken yatırımlardan biri. Zorlu bir süreçten geçen ve bugüne kadar içine yapılmış tüm eklemelerin çıkartıldığı yapıların hazırlık aşamasını izleyenler mi? Nadası çok uzun süren kent turizmi için ‘umut’ diyor…

Hikayesi, 1927 yılında Fransız Mimar Leon Benju ile başlayan yapıların bugünkü tablosunda, herkesin merak ettiği ayrıntılar var.
Ön cephede, 29 Haziran 1939’a kadar Meclis Binası olarak kullanılan, hemen yanında Adalı Konağı ile kent turizminin göbeğinde duran iki taş yapı için başlatılan restorasyon süreci devam ediyor. Yıllar içinde birçok sektöre hizmet etmesi sebebiyle iç kısımlarında ciddi değişimler yaşayan ve birçok ekleme yapılan binalarda bu anlamda özenli bir çalışma sergileniyor.
-SIRADAKİ!-
Sinema salonu, künefe salonu ve lokanta olarak kullanılan, son dönem sanatsal faaliyetlerin önemli bir adresi konumundaki binalar için konuşanlar ise beklentileri paylaşıyor. Bunu yaparken de, geciken bir kent adına şikayetlerinin altını çiziyor.
H.C. >> Güzel başladılar. Özenli bir çalışma izliyorum, başından beri. Etrafını kapatma şekilleri bile çok estetik. Eski Antakya fotoğraflarına bakarken, o suntaların hemen arkasında devam eden çalışma için düşündürüyor da. Bence iyi bir yatırım, başarılı bir düşünce ve bu kentin de en çok ihtiyacı olan şey. İnsan, bu yapılanları görürken, ‘sıradaki…’ demek istiyor içinden! Çünkü yapılacak çok iş var daha.
J.M. >> Keşke, her şey buradaki kadar iyi olsa ve hep güzel şeyler konuşsak. Bizlerin yaptığı, ama hep yaptığı bir şey bu! Şimdi ‘ne’ diyeceksiniz! Biz, parça parça kurtarmaya alışmışız bu kenti! Birbirinden kopuk çalışmalarla, ayrı ayrı güzel adresler yaratıyoruz kendimizce! Ama tüm bunları bir kazan içinde karıştırıp bu kente ikram edemiyoruz. Çünkü koordinasyon yok ya da organizasyon. Bu, şeye benziyor… Çok iyi bir yemek için malzemeleriniz var, ama sunumda tabak sorun, çatal-bıçak sorun, masa sorun, garson sorun!
R.B. >> Bitmiş haline dair bir görsel görmüştüm, sosyal medya hesaplarının birinde. Güzeldi. Eskilerin estetiği ciddi anlamda çok ayrı ve bir de biz! Ne zaman bu çalışmanın yapıldığı yerden geçsem, şehir müzesine takılıyor gözüm. Sizler de hep haber yapıyorsunuz ya… Haklısınız! Maden Ocağı gibi griden bir giriş yapılmış, o güzelim taş müzenin yanı başına. Bari uyumlu bir parça ekleyin, değil mi? Bu konuda karar verenlerin zevksizliği mi yoksa elden gelen bu mu, bilmiyorum. Ama yazık oluyor, bu kentin göbeğinde yapılmış bir müze adına!
G.J. >> Bir turizmci olarak, mutluyum. Muhteşem bir kentte çalışmanın ayrıcalığında dururken, sorunlar yumağı içindeki halimizin de farkındayım. O nedenle bu yapılanlar bence de çok değerli. Çünkü bakıldığında, hani biraz bu yapılanların etrafından biraz ileriye yürüdüğünüzde… Ne mi görüyorsunuz? Saray Caddesi’nde, üzeri betonla düzeltilmiş ve bence çooook başarısız bir restorasyonla kent turizmine katılmaya çalışılırken yok edilmiş bir eski Roma alt yapı mimarisi… Ters yönde yürüyün! DOĞAKA binasından biraz ileriye! Su kemerleri var orada, aynı sahipsizlikte! Antakya’nın dağ eteğinde, Memekli Köprü diye anlatılan Trajan Su Kemerleri var hatta… Burası da ayrı bir skandal. Üzerine betondan bir köprü eklenmiş, yanına da merdiven. Bakımsız, pislik içinde. Demem o ki… Tamam, bu yapılan güzel olmasına güzel de! O kadar yanlışımız var ki, bu güzelim şey, o yanlış kalabalığının içinde kaybolup gidiyor ne yazık ki.
-BEKLENEN-
Eldeki olumsuzlukların ortasında ‘umut’ diye adlandırılan restorasyon çalışmaları ise aralıksız olarak devam ediyor. Tarihi binanın sıvaları sökülüp, kendine özgü, aslına uygun taş yapısı ortaya çıkarılıyor. Meclis binasının hemen yanındaki konak avlusunda bulunan ve daha önce kapatılan havuz ise yeniden gün yüzüne çıkıyor.
Konuya ilişkin detaylı bilgi veren Vali Rahmi Doğan, 2021’de netleşecek tablo noktasında şunları söylemişti:
Meclis binasını, kültür merkezi olarak kullanacağız. İçerisinde, 450 kişinin kullanacağı bir konferans salonu ve tiyatro salonu var. İlaveten, kütüphane olarak kullanabileceğimiz, gençlerimizin, vatandaşlarımız gelip orada vakit geçireceği alan var. Adalı Konağı’nı da, Hatay’ın güzel, lezzetli yemeklerinin sunulacağı bir gastronomi evi ve mutfak akademisi şeklinde projelendirdik. Burası bittikten sonra da, yandaki eski otelin yeriyle birleşecek. Orası, buranın bahçesi olacak.”
-YETİŞİR Mİ?
Vali Doğan, 12.06.2020 tarihinde kamuoyuna yansıyan açıklamasında, restorasyon çalışmalarının gelecek yıl (2021) Şubat ayında tamamlanmasının planlandığını duyurmuştu.     -Tamer Yazar-