Geleceğimiz için…

İki gün sonra seçmenler sandık başına giderek anayasa değişiklik paketi ile ilgili tercihlerini belli edecek olan oylarını kullanmak suretiyle yurttaşlık hak ve görevlerini yerine getireceklerdir.

Bu anayasa değişikliği ile ilgili olarak yarın saat 18’e kadar söylenenler söylenecek, yazılanlar yazılacak, lehinde ve aleyhinde görüşler bildirilmek suretiyle yurttaşlar aydınlatılmaya çalışılacaktır.

Ancak çeşitli vesilelerle dile getirdiğimiz gibi bu referandum kampanyası eşit şartlar altında yapılmamıştır. OHAL koşulları altında referanduma gidilmesinin doğru olmayacağı en yetkili ağzı tarafından bildirilmesine rağmen ne yazık ki; bu referanduma OHAL altında girilmektedir. Bunu böylece belirtmekte yarar görüyoruz.

Bu koşullar altında pazar günü yaklaşık 54 milyon seçmen sandık başına giderek EVET veya HAYIR doğrultusunda oylarını kullanacaklardır.

Şimdi bir kez daha anayasa değişiklik paketi ile bizi nelerin beklediğini hatırlatıyoruz:

Devletin tüm yetkilerinin tek kişiye verilmesini,

Parlamentonun etkisiz hale getirilmesini ve parlamenter sistem yerine başkanlık sistemini oluşturacak olan rejim değişikliğine gidilmesini,

Cumhurbaşkanına dilediği kadar Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan atama, atadıklarını görevden alma yetkisinin verilmesini,

Yeni sistemde Bakanlar Kurulu diye bir kurulun olmamasını,

Yüksek yargıya bizzat Cumhurbaşkanın veya onun mensup olduğu siyasi partinin yargıçlar atayabilmesini,

Bütçenin tek kişi tarafından hazırlanmasını,

İdari taksimatın tek kişi tarafından dilediği şekilde değiştirilebilmesi, eyalet sistemine geçiş sağlayacak şekilde idari yapının yeniden dizayn edilebilmesi hak ve yetkisinin verilmesini,

Cumhurbaşkanına parlamentoyu fesih etme sonucunu doğuracak olan seçimleri yenileme hak ve yetkisinin tanınmasını,

Devlet kademesindeki bütün bürokratları dilediği şekilde tayin ve görevden alma hak ve yetkisinin verilmesini,

Cumhurbaşkanına kararname çıkarma ve böylece ülkeyi kararnamelerle yönetme yetkisinin verilmesini,

Kuvvetler ayrılığı ilkesinin fiilen sona erdirilmesini,

Milletvekili sayısının 600 e çıkartılmasını,

Cumhurbaşkanın, cumhurbaşkanı ile birlikte yardımcılarının ve bakanların dokunulmazlık zırhı ile korunması ve neredeyse yargılanmalarını imkânsız hale getirecek olan bir sistemin yaşama geçirilmesini,

Tarafsız olması ve tüm yurttaşları kucaklaması, onları temsil etmesi gereken Cumhurbaşkanının, bir siyasi parti üyesi ve onun genel başkanı olabilmesini,

Egemenliğin bir kişiye devredilmesini,

Uygun görenler referandumda EVET doğrultusunda oy kullanacaklardır.

Cumhurbaşkanına bu hakların verilmesini uygun görmeyenler, anayasa değişiklik paketi ile getirilecek olan sistem ve rejim değişikliğini sakıncalı kabul edenler ise HAYIR doğrultusunda oylarını kullanacaklardır.

Referandumla oylanacak olan anayasa değişiklik paketinin ülkenin geleceğinin şekillenmesi yönünden çok önemli adımların atılmasına yol açacağını bilmek ve ona göre hareket etmek gerekir.

Yaklaşık bir asra yakın bir süredir varlığını sürdüren parlamenter sistem yerine başkanlık sistemine geçilmesini haklı kılacak neden ve gerekçelerin var olduğunu iddia etmek ve kabul etmek oldukça zordur.

“Bu referandum ile ülkenin geleceği şekillenecektir. Hatta bazılarının dediği gibi bu referandum ile bir devrim yapılacak ve halk kendi devletini kurmak için sandık başına gidecek imiş.!!!”

Sanki şuanda var olan devlet halkın devleti değil imiş gibi sözler kullanılmaktadır. Kurtuluş mücadelesinin devam ettiği sırada bile bu devleti kuran Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları parlamentonun hizmetinde olmuşlar, parlamentonun kararlarını uygulayarak kurtuluş mücadelesinden galip çıkmışlardır.

Bu nedenle seçmenler, ülkenin geleceğini düşünerek, çocuklarımızın, torunlarımızın yarınlarının aydınlık olması, çağdaş uygarlık düzeyinden hiçbir şekilde sapma gösterilmemesi, daima aydınlığa gidilmesi için tercihlerini belli edeceklerdir.

Bilinmelidir ki “milletin istiklalini, milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır.”

Pazar günü birlik ve beraberliğimizin korunması, var olan düzenin hiçbir şekilde bozulmaması için sağduyu ile hareket edilerek kullanılacak olan oylarla ülkemizin geleceği şekillenecektir.

“Bu anlayışla hareket ederek, bir oydan bir şey çıkmaz, sonucu benim bir oyum mu değiştirecek anlayışından hızla uzaklaşarak, yurttaşlık hak ve görevi gereği sandık başına giderek oylarımızı kullanmalı ve oylarımıza sahip çıkmalıyız. ”

Sonuç ne olursa olsun, temennimiz ülkenin birlik ve bütünlüğünün bozulmaması, aydınlık günlerin karanlığa dönüşmemesidir… [email protected]

(Visited 1 times, 1 visits today)