Toplantıda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, 6 Şubat depremlerinin Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük afetlerden biri olduğunu belirterek, özellikle Hatay’ın ağır yıkım yaşayan şehirlerin başında geldiğini söyledi.
Bulut, “Hatay yalnızca büyük acıların yaşandığı bir şehir olmadı. Aynı zamanda yeniden ayağa kalkmanın, dayanışmanın ve geleceği daha güçlü kurma iradesinin de sembolü oldu” dedi.
Depremin ardından devletin kapsamlı bir yeniden inşa süreci başlattığını ifade eden Bulut, deprem bölgesinde binlerce konutun hızla tamamlandığını ve vatandaşların yeni yuvalarına kavuştuğunu kaydetti.
Hüseyin Yayman: “Dirençli şehir sadece bina yapmak değildir”
Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman ise dirençli şehir kavramının yalnızca yapılaşma ile sınırlı olmadığını vurguladı.
Yayman, “Dirençli şehir; güvenli altyapı, sosyal adalet ve kapsayıcılık demektir. Konutu altyapıdan, altyapıyı iklimden, iklimi de adaletten ayrı düşünemeyiz” ifadelerini kullandı.
Şehircilikte bütüncül bir yaklaşım gerektiğini belirten Yayman, merkezi yönetim, yerel yönetimler, özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.

“Hatay modeli dünyaya örnek oluyor”
Hatay’da ortaya konulan yeniden yapılanma sürecinin yalnızca fiziksel dönüşüm olmadığını söyleyen Yayman, sürecin aynı zamanda sosyal dayanışma, yerel kalkınma ve iklim odaklı şehircilik anlayışını da içerdiğini dile getirdi.
2053 Net Sıfır Emisyon hedefinin Türkiye’nin temel vizyonlarından biri olduğunu kaydeden Yayman, Hatay’da geliştirilen modelin uluslararası iklim diplomasisi açısından da dikkat çekici bir örnek haline geldiğini söyledi.
“Dirençli şehirler afet öncesinde hazırlanır”
Toplantının sonunda yapılan değerlendirmelerde, dirençli şehir anlayışının yalnızca afet sonrası yeniden inşa faaliyetlerinden ibaret olmadığı vurgulandı.
Katılımcılar, geleceğin şehirlerinin; iklim krizine hazırlıklı, sürdürülebilir, düşük karbonlu, güvenli yaşam alanları sunan kentler olması gerektiğine dikkat çekti.
Program kapsamında heyetlerin Hatay’da yürütülen projeleri yerinde inceleyeceği ve yapılan çalışmaların saha gezileriyle gösterileceği belirtildi.

