İki Vali de Aynı Dönemde

İki Vali de Aynı Dönemde

İddiaları Yalanladılar

Hatay’dan Kilis’e, Suriyeli sığınmacıların kentlerin nüfusunda yarattıkları ağırlığa dair tartışmalar, her iki ilin Valisini de dikkati çeken bir dönemde benzer açıklamalar yapmaya itti. Bu konudaki iddialar, her iki Vali tarafından da yalanlandı. Tüm bunlar olurken de Suriyeliler, geri dönüşün hikayesinde durdu, beklentilerini paylaştı.

Hatay’da, Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş’ın, doğan Suriyeli bebeklerin oranının yerli doğum oranını geride bıraktığına dair iddiaları kent gündemine taşımasıyla başlayan tartışmalar, “Doğan her 4 çocuktan 3’ünün Suriyeli olduğuna” dair söylemleri yalanlayan Vali açıklaması ile noktalandı! Ancak benzer tartışmaların devam ettiği Kilis’te, yine Vali eliyle yapılan benzer bir bilgilendirmenin Hatay’daki açıklama dönemine denk gelmesi, olası bir Ankara talimatını tartışmaya açtı.

-AYNI DÖNEMDE!-

Hatay Valisi Rahmi Doğan, konuya ilişkin açıklamasında, kent nüfusunun 1 milyon 670 bin 712 olduğunu ve Hatay’da geçici koruma altına alınan Suriyelinin de 429 bin 121 rakamına karşılık geldiğini ifade etmiş, “Bunu bizim nüfusumuza orantılandığımızda, bizim gerçek nüfusumuz içerisinde geçici koruma altına alınan kişi sayısı, aslında nüfusun yüzde 20’si. Bu rakam çok abartılıyor. ‘Aslında nüfusun 4’te 3’ü Suriyeli, Hatay’ın yüzde 70’i Suriyeli’ diyenler var. Ancak bunlar gerçeği yansıtmıyor” demişti.

Vali Doğan’la aynı döneme denk gelen bir diğer ‘benzer’ açıklamanın sahibi, bu defa Kilis Valisi oldu. Kilis Valisi Recep Soytürk, kentteki Suriyeli sayısının Türk nüfusunu geçtiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığına dair bir açıklama yaparken, “Kilis ilinde yaşayan Suriyeli sayısı, Kilis’te toplam kişi sayısının yüzde 38,47’sine karşılık gelmektedir” diye konuştu.

Bilindiği gibi Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, sosyal medyadan yaptığı bir paylaşımda, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Hatay’ın da içinde olduğu bazı illerdeki mahallelere getirileceğini açıkladığı “yüzde 20 yabancı kotası planı” üzerine bir değerlendirmede bulunmuş, Bakan tarafından dile getirilen rakamların “örtülü bir istilayı ortaya koyduğunu” ileri sürmüştü.

-ÇÖZÜM İÇİN!-

Sürecin ‘nüfus’ tartışmaları, aslında ‘geri dönüş’ için politikaların ve projelerin üretildiği bir döneme de denk geliyor. Ankara, iç siyasette son dönemde aleyhine dönen bu duruma dair rüzgarın yönünü çevirmek üzere Suriye’nin kuzeyinde geri dönecekler için kentler inşa etmeye devam ederken, Valiler üzerinden kent gündemlerine de mesaj veriyor!

Bu konuda Antakya Gazetesi’ne konuşan yaşlı bir Suriyeli, son dönemde daha fazla dillendirilen bir konudaki beklentisini Ankara ile şöyle paylaştı:

“2011’den bu yana, milyonlarca Suriyeli; Ürdün’de, Lübnan’da, Türkiye’de, Avrupa ya da Amerika’da! Birçoğu, ‘bir elimiz balda, bir elimiz yağda’ sanıyor! Hayatlarımız, keşke öyle olsa! Değil! Hepimizin hayali, kendi toprağına dönmek, kendi şehrine, köyüne yeniden yerleşebilmek. Kalanı yeniden ayağa kaldırabilmek! Ne kadar kaldığını hiç sormayın! Kalanlar da bir şekilde yağmalandı, bunu da çok iyi biliyoruz! Ama bir şekilde orada kalan hayatlarımıza sahip çıkacaksak, bu, yeni bir askeri yolla değil, siyasetle olacak bir şey! Okuyorum bazen, ‘dönenler arttı’ diyor bazı haberler… Kendi adıma tek bir şey söyleyeyim size; Şam ile Ankara el sıkışmadığı sürece, dönülecek Suriye topraklarına, rejim, işgal edilmiş topraklar gözüyle bakacak ve oraya yerleşen bizlere de Türkiye’nin adamları! Biz ne rejimin, ne de Ankara’nın adamı değiliz! Bizler sadece, ne geriye dönebilenleriz, ne de ileriye gidebilenleriz! Sıkıştık! Aslında sadece yaşıyoruz. Günü kurtarıyoruz. ‘Buna da şükür’ diyoruz. ‘Bugün de doyduk’ diyoruz!

Çocuklarımız burada doğuyor. Bizler de istenmedik hiçbir zaman, onlar da istenmiyor. Açıkçası, onların istenmediği bir yerde kendilerine bir gelecek için mücadele etmesini çok istemiyorum. Çünkü burada ne yaparsak yapalım, bir gün ‘gidin’ denecek. O yüzden de bir kiracı olarak, oturduğumuz eve çok masraf dökmeden, kimseyi de çok yormadan, gidelim istiyorum artık. Ama dediğim gibi, bu da Ankara ve Şam’la olabilecek bir şey. Aksi, buradaki gibi emanet hayatlar yaratacak bizlere!”

-Tamer Yazar-