İsraf ve Aşırılık, İmanın İçten Olmayışından-1

Hz. Muhammed’in, Allah’ın Kur’an ile tamamladığı tek dini İslâm’a son davet bildirisi olan Fatiha suresinin 6. ayetinde belirtmiş olduğu sıratan-müstakiym ifadesi, başlı başına ve çok yönlü muazzam bir kuraldır.

Bu kural ile biz insanlara düşünce aşamasından itibaren başlamak üzere her türlü amelimizde /hareketimizde /fiilimizde kesinlikle sıratan-müstakiym, yani orta düzeyde /itidal üzere olmamız ve tefrit veya ifrata yönelmememiz istenilmektedir.

Bütün düşüncelerimizi ve fiilimizi başlatan nefslerimizdir. Bu nedenle Dünya eğitim derslerimiz de nefslerimiz üzerinden yapılmaktadır.

Zumer-53. Ya Muhammed! Onlara şu buyruğumu bildir: “Ey ken­di nefislerine uyup her hangi bir konuda israfa sapan ve aşırı giden kullarım!

Kaf-17. İnsan, sağına ve soluna (veya kuzeyine) yerleştirilmiş birbirinin zıddı olan ikili nefsler /melekeler taşımaktadır. 18. Böylece deinsanın içinde oluşan herhangi bir düşünce /nefs uyanması, hemen zıddını da uyandırmakta, bunlardan ağır basanın etkisi sonucu ve özgür iradesi ile de kararlarını vermektedir.

Dolayısıyla dünya eğitimimiz demek de, nefs derslerimizden olumlu puanlar almamız demek olmaktadır. 

İşte bu eğitimimizde olumsuz nefslerimizi öldürmek, olumlu olan nefslerimizi ise itidal üzere kullanmamız ve ne ihmal veya inkâr etmememiz ne de ifrat /aşırı derecede kullanmamamız istenmektedir.

Her olumsuz nefsin öldürülmesi, yaşamımızın hedefi olmakta ve bu açıklama Enbiya-35, Ankebud-57, Bakara-54,  Nisa-120 ve Haşr-9 gibi birden fazla ayette vurgulanmaktadır.

Enbiya-35. Her nefs mutlaka ölümü tadacaktır. Biz sizi, birer fitne olarak iyi (hayr) veya kötü (şer) olaylarla sınayarak değerlendireceğiz /puan-not vereceğiz ve en sonunda da hesap vermek üzere dönüşünüz tek Allah, tek din ve tek insan nesli gerçeklerini görmek üzere Bize olacaktır.

Çünkü Dünya okulundan başarılı bir puan ile mezun olmamız demek, nefs derslerinden geçer not almayı başarmamız demektir. Ve sıratan-müstakiym ifadesi ışığında da israf ve aşırılık, hem ifrat, hem de tefrit karşılığı olan bir ifade olmaktadır.

Gerek “Din ve Beyin”, gerekse “Son Davet Kur’an” kitaplarımda bu konuyu, Şirk koşma, adam öldürme, hak gasp etme ve zina dışında, düşünce aşamasından başlamak üzere ve dinî kurallar bütünü olan muhkem /değişmez, farz ana kurallara uygun her türlü olumlu ameller dahil, her işlev için “azı karar, normali yarar, azın ve çoğun aşırısında ise zarar var” ifadesini kullanmıştım. 

İşte A’raf-31 ve En’am-141. ayetlere göre Allah’ın sevmediği de israf ve ifrata sapanlar, Kur’an’ın deyimi ile müsriflerdir.

A’raf-31. Ey Âdemoğulları! Mescitlere /Allah’ı anmak ve Kur’an’ı anlayıp öğrenmek üzere toplantı yerlerine her gidişinizde, temiz haliniz yanında, ön yargılarınızdan ve olumsuz düşüncelerinizden arınmış halde ve olumlu düşüncelerle de gidin. Ayrıca size verdiğimiz nimetlerimizden de yiyin, için, fakat israfa kaçmayın. Çünkü Allah, savurganlık yapanları /israf edenleri /müsrifleri sevmez.

Çünkü Allah, yaratma işlemini hassas bir ölçüye göre ve sıratan-müstakiym prensibi çerçevesinde denge içinde yaptığını bildirmektedir  

Kamer-49. Şunu iyi bilin ki, Biz her şeyi, kesinlikle bir kadere /düzenli işleyen ­bir plana /ölçüye /projeye göre yaratşızdır).

Allah, düşünme, konuşma ve din dahil, her türlü işlev için dengelilik istemektedir.

Lokman-19. “Davranışlarında doğal ol, abartıdan kaçın ve insanlara karşı yüksek sesle, bağırarak konuşma. Unutma ki insanı en bıktırıcı seslerden biri anıran eşeklerin sesidir.

Dünya eğitiminde bizleri başarılı kılacak ve yol gösterecek bütün din kurallarını çelişkisiz ve şüphe ettirmeden bize bildirecek tek MUCİZE KİTAP olduğuna göre, aşırılık konusunu da en iyi açıklayacak olan en sağlam, şüphe içermeyen ve çelişkisiz olan mutlaka Kur’an olacaktır. Bu nedenle de Kur’an’a göre;

* İfrat veya tefrit yönünde aşırı gidenlerin kalpleri mühürlenir

Yunus-74. Nuh’tan sonra gelen toplumlara da başka elçiler gönderdik ve onlar da toplumlarına apaçık bilgiler getirdiler. Ama kendilerinden önce ret edenler gibi, bunlar da aşırı gitmişlerdi ve elçilerimizi kabul etmemişlerdi. Çünkü aşırı gidenlerin kalplerini damgalarız /mühürleriz ve düşünüp doğru yolu bulamasınlar diye de engelleriz.

* Aşırı övgü, insanı aldanışa sürükler ve gerçeklerden uzaklaştırır

Münafikun-2. Ve dikkat et ki, böyleleri yeminler ederek /aşırı överek insanları aldatır ve Allah’ın bildirdiği ger­çekleri öğrenmelerine de engel olurlar. Yaptıklarının ne kadar kötü bir davranış olduğunu bir bilseler!

* Bilen olarak bilim adamı, şekle ve aşırılığa yönelmez

Fatır-28. Aynı şekilde insanlar, yabani hayvanlar, evcil hayvanlar da çeşit çeşit renklerdedir. İşte bütün bunlaarrıp, gizli bilgilerine vakıf oldukları için, kulları arasında Allahın varlığını ve gücünü gereği gibi kavrayan, aşırılıklara sapmayan ve içtenlikle iman eden ancak Evren’i araştıran bu bilim adamlarıdır /ulemalardır. Ve gerçek şu ki Allah, üstündür ve bağışlayandır /Aziz’dir ve Gafur’dur”.

* Doğruyu bulma yeteneği ve fırsatı, aşırıya kaçmayana verilir

Mümin-28. Kuşkusuz Allah sınırı aşan ya­lancıları doğruya /hidayete iletmez.

* Hevesini bile aşırı hedefleyip ifrata kaçmak, Allah’a şirk-ortak koşmaktır

Furkan-43. Ya Muhammed! Hevesini /nefsini tutku haline getiren ve onu kendisi için ilah gibi vazgeçilmez yapanı /şirk-ortak koşanı da gördün mü nasıl doğru yoldan çıkmış? İşte böyle birinden de Sen sorumlu değilsin ve onun durumu Seni üzmesin“.

Aynı vurgu, Casiye-23 ncü ayette de yapılmıştır.

* Müsrif olan, şeytanın kardeşi veya dostudur

İsra-27. Zira gereksiz yere saçıp savuranlar /israf edenler şeytanların dostlarıdır /kardeşidirler ve şeytan, Rabbine karşı nankörlük etmiş ve küfre sapmış olandır.

* İsrafa sapmış olanın yaptığını benimsetme, şeytan’ın taktiklerindendir

İsra-27. ayet için bakınız

* Aşırıya ve israfa kaçan kibirli ve nankördür

Kasas-58. Ey insanlar! Şunu iyice bilin ki Biz, kendilerine verilen nimetlere nankörlük edip şımaran /kibirlenen ve aşırılıklara kaçan nice top­lumları yok etmişizdir. Yaşadıkları yerlerin kalıntılarına bir bakın.

* Kur’an’ı anlamak ve öğrenmek ve salât dediğimiz birlik bilincini oluşturmak üzere sosyal yardımlaşma /dayanışma, uygunsa Kur’an’a çalışma ve toplu Dua /namaz kılma toplantılarına katılmak, aşırılık ve yanlıştan korur

Ankebud-45.Ya Muhammed! Kitaptan Sana vahyedileni oku, salâtı yerine getir. Çünkü salât, insanı aşırılıktan ve inkâr ile yanlış amellerden alıkoyar ve her şeyden çok önemli olan Allah’ı her an anmanın /zikretmenin gerekliliğini pekiştirir.

Konuya bir sonraki yazıda devam etmek üzere. İnşallah…

NOT- NÖVAK Vakfımızın kitaplarının gelirleri ile Eskişehir Tıp Öğrencilerine burs veriyoruz. Özel günlerinizde kitaplardan alır veya hediye ederseniz bize destek olur ve öğrenci sayımız artar: “DİN VE BEYİN”, “SON DAVET KUR’AN”, “KUR’AN KADINI KORUYOR”, “OKU! Konularına göre Kur’an ayetleri”, “KUR’AN’IN KULU KÖLESİ MEVLȂNA”, “TEVRAT VE İNCİL’DE ÖNCEKİ İSLAM”, “KUR’AN VE SON İSLAM”, “ALLAH İLE ANLAŞMAMIZ VAR”, “ALLAH’TAN ALACAKLI OL”, “ÖZDE DİNDAR, SÖZDE DİNDAR” ve “ALLAH KİMİ SEVER, KİMİ SEVMEZ”