Kişisel verilerimizin alenileşmesi ve değişen seçim propagandaları

Önceki yazımda, kişisel verilerimizin ne kadar alenileştiğini, akıllı telefonlar ile alışkanlığımızın nasıl değiştiğini kaleme almıştık. Günde, ortalama 6-8 saat telefon kullanır olduk. İnternetten bir ayakkabı bakıyorsunuz, bir parfüm bakıyorsunuz, sonrasında okumalar yapmak için haber sitesine geçiyorsunuz. Baktığınız tüm ürünler ve benzerleri, sitenin sağında solunda beliriyor. Üstelik, hiçbirimizin aleni rızası olmamasına rağmen.

Tüm alışkanlarımız alaşağı oldu. Ben, akıllı telefonların üretim tarihinin de bir milat olduğunu ve bu şekilde dünya tarihinde yerini alması gerektiğini düşünenlerdenim. Bu değişimden, seçim propagandaları da etkilenmiştir.

Değişen Çağ, Değişen Siyaset

Siyaset tarzında da, siyasilerin profillerinde de bir değişimden söz etmek mümkündür. Artık siyaset, 10 yıl öncesindeki gibi yapılmıyor. 20-30 yıl öncesindeki gibi hiç yapılmıyor. Akıllı telefonlar ve sosyal medya ile beraber, insanlar televizyonlardan uzaklaştı. Günlük gelişmeleri, haberleri, sosyal medya hesaplarından ve akıllı cihazlarından takip eder oldular. Siyasiler, icraatlarını göstermek ve mesajlarını iletmek için yeni iletişim tekniklerini kullanır oldu. Kısacı seçmenin davranışı da, siyasilerin davranışları da değişme gösterdi.

Konu bu kadar önemli hale gelince, propaganda stili de değişti. Siyasilere, bu konularla ilgili kişilere ve seçmenlere, izlemediyseniz, acilen, Netflix’te yayınlanan “The Great Hack” adlı yaklaşık 2 saatlik belgeseli izlemenizi öneririm. Bu belgeselde, şuan tasfiye edilmiş olan Cambridge Analytica adlı stratejik iletişim ve siyasi danışmanlık şirketinin, dijital verileri usulsüz şekilde kullanarak nasıl seçim çalışması yürüttüklerini gösteriyor.

Bu şirketin, Brexit oylamasında ve Trump zaferinde aktif rol aldığını biliniyor. 50 milyon Facebook profil verisinin Trump seçimlerinde kullanıldığı iddia ediliyor. Mesela göçmenlerle ilgili hassasiyeti olan seçmenlerin, yapay zeka ile Facebook paylaşımları ve beğenileri tespit ediliyor. O seçmenlerin sosyal medya hesaplarında, sayfalarında, bu hassasiyetlerine yönelik özel paylaşımlar gösteriliyor. Bu şekildeki örneklerle, siz o bölgede seçim çalışması yapmadan yahut az enerji harcayarak ve bu dijital propaganda yöntemiyle, o seçmenlerin kararlarına etki etmiş oluyorsunuz.

Cambridge Analytica ve Facebook sahibinin de içerisinde olduğu bir yargılama yapıldı, fakat bu süreç şeffaf bir şekilde yürütülmedi.

Bir Hukukçu Gözüyle Kişisel Veriler

Bulut sisteminin yaygınlaşması, bu sektörde çok çok büyük rakamların dönmesiyle, artık bana göre kişisel verilerimizi korumak olanaksız hale gelmiştir. Kişisel verilerin önemi, bu konudaki ihlaller sonrasında önem duyulan bir konu olmuştur.

Bu sebeplerden ötürü, biz kullanıcıların ve seçmenlerin gözünü dört değil, sekiz açması gerektiği kanaatindeyim. Çünkü birçoklarınca, amaç için her yol mubah sayılıyor. Dikkatli olmak, farkındalığımızı okuyarak, araştırarak ve tartışarak artırmamız gerekmektedir.