Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Korkuyoruz Ama! Umutluyuz da!

Üsküdar Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen

Üsküdar Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen “Türkiye Koronafobi ve Salgınla İlişkili Duygu Çalışması”, Hatay’dan Mardin’e, Rize’den Edirne’ye, Türkiye’nin 81 İl’inde yaşanan korkuyu, umudu ve beklentileri tek bir tabloda bir araya getirdi. En çok dile gelen mi? “Elimdekilerin kıymetini daha iyi anladım!”

Koronavirüsün yol açtığı Covid-19 salgının toplum psikolojisine yansımaları bakımından Türkiye’nin en geniş katılımlı araştırması, Üsküdar Üniversitesi tarafından gerçekleştirildi. 81 ilde 6 bin 318 kişinin katılımıyla gerçekleşen araştırmaya göre, Covid-19, korku ve kaygı açısından en çok Doğu Anadolu ve Ege’yi etkiledi. “Koronavirüsten çok korkuyorum” diyenlerin oranı Doğu Anadolu’da %50, Ege’de % 49 oldu. Bu oranı %47 ile Akdeniz bölgesi izlerken; Marmara, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da bu oran %43 oldu. Karadeniz bölgesi ise %41 ile en az korkan bölge oldu. “Koronavirüsle ilgili haberleri izlerken gergin ve endişeli oluyorum” diyenlerin oranı ise %56 ile en çok Akdeniz bölgesi oldu.
Tüm bu korku ve kaygılara rağmen, katılımcıların büyük kısmı psikolojik olgunlaşma bildirdi. En yüksek oran ise, %74 ile “sahip olduklarının kıymetini bilme” konusunda oldu. Kadın katılımcıların korku ve kaygıları daha fazla olurken, erkek katılımcıların psikolojik olgunlaşma süreçleri daha zayıf olarak belirlendi.
Araştırma, sürecin yönetimine ilişkin algıları da ortaya koydu. Katılımcıların %58’i, “Covid-19 ile tıbbi mücadele konusunda, dünyadaki gelişmiş ülkelere göre ülkemi daha başarılı görüyorum” derken; katılımcıların %82’si, bu süreçte sağlık çalışanlarına yönelik düşüncelerinin olumlu yönde geliştiğini söyledi.
-YALNIZIZ!-
Araştırma sonuçlarını değerlendiren Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insanlığın şu andan itibaren yalnızlaşmaya alışması gerektiğini belirterek, “Yalnızlık, birkaç sene kaderimiz olacak. İnsanlar, bu yalnız olma döneminde ‘ruh sağlığımı nasıl korurum’ kısmına odaklanmalı” dedi.
-DÖRT BOYUTTA-
Üsküdar Üniversitesi Epidemiyolojik Araştırmalar Çalışma Grubu tarafından gerçekleştirilen araştırma, Covid-19 salgınının kişilerde oluşturduğu kaygı, korku, süreç yönetimi ile ilgili algı ve olgunlaşma olmak üzere, dört boyutta değerlendirme yapılmasını hedefledi. Araştırmaya katılan 897 sağlık çalışanına ilişkin çarpıcı verilerin de ortaya çıktığı çalışmada, korku ve kaygılar açısından en çok etkilenen bölgelerden salgının hayatımıza etkilerine kadar ilginç veriler yer aldı.
-HANGİ BÖLGE?-
Araştırma sonuçlarına göre, “Koronavirüsten çok korkuyorum” diyenlerin oranı %50 ile Doğu Anadolu Bölgesi ve % 49 oranı ile Ege Bölgesi oldu. Bu oranı %47 ile Akdeniz bölgesi izlerken; Marmara, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da bu oran %43 oldu. Karadeniz bölgesi ise %41 ile en az korkan bölge oldu. Koronavirüsten hiç korkmadığını söyleyenlerin oranı ise Karadeniz bölgesinde, Güneydoğu Anadolu bölgesinde, İç Anadolu bölgesinde, Ege ve Doğu Anadolu bölgelerinde, Marmara’da ve Akdeniz’de olarak belirlendi.
-HABERLER!-
“Koronavirüsle ilgili haberleri izlerken gergin ve endişeli oluyorum” diyenlerin oranı %56 ile Akdeniz bölgesi olurken; Akdeniz bölgesini %55 ile Doğu Anadolu, %54 ile Ege bölgesi takip etti. Marmara ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde bu oran %50 olurken, Karadeniz bölgesinde bu oran %45 ile en düşük oran oldu.
“Koronavirüs hakkında düşünmek beni çok rahatsız ediyor” diyenlerin oranı da %51 ile en yüksek Doğu Anadolu bölgesinde oldu. Koronavirüs düşüncesi, %50 ile Akdeniz, %49 ile Ege ve Güneydoğu Anadolu, %47 İç Anadolu bölgesini çok rahatsız ederken; Marmara ve Karadeniz bölgelerinde bu oran %45 oldu.
-ENDİŞEM VAR-
“Koronavirüs nedeniyle hayatımı kaybetmekten çok korkuyorum” diyenlerin oranı Ege bölgesinde %43 ile en yüksek olurken, Doğu Anadolu’da %40 oldu. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bu görüşte olanların oranı %39 iken; Akdeniz bölgesinde %38, Marmara ve Karadeniz bölgelerinde ise %37 oldu.
“Ne zaman Koronavirüsü düşünsem ellerim titriyor” diyenlerin oranı ise en yüksek Güneydoğu Anadolu bölgesinde ölçüldü. Bunu %9 ile Doğu Anadolu bölgesi izlerken; Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde %8 oldu. İç Anadolu bölgesi ise %7 ile geride kaldı.
“Ne zaman Koronavirüs kapmakla ilgili düşünsem kalp çarpıntım oluyor” diyenlerin oranı ise %20 ile en yüksek Güneydoğu Anadolu bölgesinde oldu. Akdeniz’de olan bu oran, Ege ve Doğu Anadolu’da olan bu oran, Marmara ve İç Anadolu’da, Karadeniz bölgesinde ise oldu.
-KADINLAR-
Araştırma; cinsiyete, çocuk sahibi olma durumuna, yerleşim yerine, Covid-19 testi pozitif bir birey tanımaya, Covid-19 nedeniyle hastanede yatan birini tanımaya, Covid-19 nedeniyle vefat eden bir birey tanımaya göre korkuların oranlarının değiştiğini gözler önüne serdi.
Buna göre, kadınların korku, endişe, Covid hakkında düşününce rahatsız olma ve Covid nedeniyle hayatını kaybetmekten çok korkma oranları erkeklere göre daha yüksek. Büyükşehir ve metropollerde yaşayanların haber ve sosyal medya izlerken endişe duyma oranları %52 iken, ilçe ve kasabada yaşayanlarda bu oran %47 çıktı.
Araştırmada, salgın ilişkili farklı kaygı konuları da dikkat çekti. Buna göre, katılımcıların %49.6’sı, salgın sürecinin belirsizliği nedeniyle kaygı yaşıyor.
KAYGI LİSTEMİZ-
Salgın nedeniyle gerçekleştirilen Ceza İnfaz Yasası’ndaki düzenleme sonuçlarını kaygı verici bulanların oranı ise %45.6 oldu. Sosyal ilişkilerden uzak kalmak %40.9, kişinin ölümü halinde aile bireylerinin geleceği ile ilgili kaygısı %35.3, yeterli sağlık hizmeti alamama endişesi %31.3, koruyucu ekipmana ulaşamama endişesi %31.1, ekonomik sorunlar yaşama kaygısı %30.8, kendi ya da çocuğunun eğitiminin aksaması %24.8, evden dilediği zaman çıkamamak %27.8, aile bireylerinin ruhsal durumları %27.6, fiziksel güvenliği sağlayamama kaygısı %26.6, toplumda silahlanma yaşanması kaygısı %23.4, etkinlik/ibadet/hobileri sürdürememek %23.1, gerekli durumda il dışına çıkamamak %22.0, işsiz kalma kaygısı da %21.3 olarak belirlendi.
-SAĞLIK ÇALIŞANLARI-
Araştırma, Koronavirüsle mücadelede en önde savaşan sağlık çalışanlarının kaygılarına ilişkin verileri de ortaya koydu. Hatay ve diğer kentlerden çalışmaya katılan 897 sağlık çalışanı, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetle ilgili %55 oranında kaygı taşıyor. Sürecin belirsizliğini kaygı verici bulan sağlık çalışanlarının oranı %50, İnfaz düzenlemesi değişikliğini kaygı verici bulan sağlık çalışanlarının oranı %49 oldu. Sağlık çalışanları, yeterli koruyucu ekipmana ulaşamamak konusunda %44, ölümü halinde aile bireylerinin gelecekleri konusunda ise %43 oranında kaygı duyuyor.
-SÜREÇ BAŞARILI-
Araştırmada, katılımcıların süreç yönetimine ilişkin algılarıyla ilgili oranlar da ortaya çıktı. Süreçle ilgili kamu otoritelerinin çalışmalarını yeterli ve tatmin edici buluyorum” diyenlerin oranı %46 oldu. Katılımcıların %58’i, “Covid-19 ile tıbbi mücadele konusunda dünyadaki gelişmiş ülkelere göre ülkemi daha başarılı görüyorum” değerlendirmesinde bulundu. “Covid-19 sürecinde, sağlık çalışanlarına yönelik düşüncelerim olumlu yönde gelişti” diyenlerin oranı da oldukça yüksek bir orana ulaştı ve %82 oldu.
-OLGUNLAŞTIK!-
Salgın sürecinin olgunlaşmaya etkilerinin de ölçüldüğü araştırmada; katılımcıların %74’ü “Elimdekilerin kıymetini daha iyi anladım”, %59’u “Yaşamda önem verdiğim şeylerin öncelik sırası değişti” dedi. “Zorlukları göğüsleyebileceğimi anladım” ve “Olayları olduğu gibi kabulleniyorum” diyenlerin oranı %56 olurken; “Manevi konulara ilgim arttı” diyenlerin oranı %49 oldu. Katılımcıların %48’i de “İlişkilerime daha çok emek sarf etmeye başladım” dedi.
-ERKEKLER GERİDE!-
Salgın sürecinde, kadınlar, erkeklere oranla daha fazla oranda psikolojik olgunlaşma bildirdi. Sonuçlara göre kadınlar, önceliklerinin değişmesi açısından %61 oranında etkilenirken, erkeklerde bu oran %50 oldu. Kadınlarda maneviyat %53 oranında artarken, erkeklerde bu oran %38 oldu. İlişkilere emek kadınlarda %51, erkeklerde ise %40 olarak belirlendi. -Tamer Yazar-