“…Tarih, etnik milliyetçi ya da fundamentalist ideolojilerin hammaddesidir. Geçmiş bu ideolojilerin asli öğelerinden birisi, belki de asli öğesidir.
Eğer amaca uygun bir geçmiş yoksa, böyle bir geçmiş her zaman için yeniden icat edilebilir…Geçmiş, övünülecek fazla bir şeyi olmayan şimdiki zamana daha şerefli bir arka plan sunar! ” ( Eric Hobsbawm.)
AKP iktidarı, yeniden icat etmeye giriştiği bir geçmişle, şimdiki zamanı ve yarınları kotarmaya çalışıyor…
Emperyalizmin, geçmişten bugüne, dünyanın her coğrafyasında, günümüzde, özellikle Filistin, Suriye, Libya, Yemen, Irak ve Afganistan’da ve şimdi Iran’ da insanlığa getirdiği yıkımlar, savaşlar, ölümler, trajedilere tanıklık ederken;
Birinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrasıyla, Anadolu insanının (Mondros ve Sevr gibi ) çoklu bir emperyalist işgale karşı verdiği ve kazandığı mücadeleyi, kurtuluş ve kuruluş sürecini, gerçekleşen devrimleri, Fes’ li lerin ‘davasının’ kini ile inatla görmezden gelenler, inkar edenler, emperyalizme karşı mücadelenin, tüm bağlam ve unsurlarıyla,tarihe içkin ve onu da aşan yönleriyle baglamından koparanlar, tarihi silip, yeniden kendilerine bir yapay tarih yazmak sürecini ilerletiyorlar!
Özellikle; dünyanın “yeni bir egemenlik savaşı” çağına girdiği, sermayenin çıkarlarının ve küreselleşmesinin önünde ulus devletin toprak temelli sınırlarının, ulusal sınırlar içindeki politik ve ekonomik tekellerin aşılması gereken en önemli engeller olarak görüldüğü, “toprak temelli egemenlikleri aşan küresel bir piyasanın içinde, ‘özneleşmeyen’ ulusal egemenliklerin (devletlerin) savaşla disiplin altına alınması” amaçlandığı, NATO eliyle “sürekli savaş” düzenin hakim kılınmak istendiği koşullarda “merhametli monarşi” meşruiyeti ve güç devşirmelerin gündemde olduğu bu koşullarda;
NATO toplantısı adı altında yeni paylaşım anlaşmalarının , savaş ve sanayisı merkezli bir kontrol ve birikim tarzının yaratılması, halka, kamu hizmetlerine ayrılması gerekli bütcelerin savunma sanayısı adı altında silah üreticilerine akıtılması (ülkelerin gayrisafi hasılalarının %5′ ne çıkarılması) gösterisinde, Amerika kuruluş gününde Köprü boyama ve “gönül alma” işlerinin yapıldıgı zamanda, Türkiye kuruluş ve kurtuluş tarihini bağlamından koparma, antiemperyalist özelliğini yok etme “milli mücadele” tanımına kapatma girişiminde bulunuluyor.
Tarihsel yanıtı, yine
Mustafa Kemal Atatürk vermekte: “Biz ülke ve ulusumuzun varlığını ve bağımsızlığını kurtarmak için karar verdiğimiz zaman kendi görüşlerimize uyuyor ve kendi gücümüze dayanıyorduk. Hiç kimseden ders almadık. Hiç kimsenin aldatıcı sözlerine kanarak işe girişmedik.” (Atatürk ‘ün Söylev ve Demeçleri 1.Cilt TTK Basimevi , Ankara,1961 s,101).
Toplum; İktidarın hedeflediği arka planın “arkasını” da görüyor!

YORUMLAR