Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Garip Turunç

ȘERİAT TARTIȘMASI

Geçen hafta, din ve felsefe konulu videolarıyla tanınan Diamond Tema isimli Arnavut asıllı YouTuber ile, Asrın Tok isimli sosyal medya yayıncısı arasında “Yer6” isimli YouTube kanalındaki tartışmada şeriat gündeme geldi. Diamond Tema Sahih-i Buhârî’den örnekler verip “Şeriatın haricindeki hiçbir sistemde altı yaşındaki bir kızla evlenemezsin” yönündeki sözleri ve Hz. Muhammed ile ilgili yaptığı açıklamalar nedeniyle “halkın bir kesimini ve dini değerleri aşağılama” suçlarından hakkında soruşturma başlatıldı, yakalama kararı çıkarıldı.

 

İlahiyatçı seçkin bir grup, 23 Haziran 2024 Pazar günü, ortak bildiri yayımlayarak söz konusu gencin İslamı değil, şeriatı eleştirdiğini belirtip özetle, “Şeriat İslamın kendisi değildir dediler. Ulumalara göre “bu tartışma adeta dine rağmen din, İslam’a rağmen İslam denilebilecek düzeyde bir cahilliği içeren şeriat tartışmasıdır. Arap dilinde pek çok anlama sahip olan şeriat sözcüğü terminolojik açıdan dilimizdeki hukuk sözcüğünün karşılığıdır. Gerek dinsel inanışları referans alan gerekse laik ve seküler dünya görüşüne dayanan yasalar Arap dilinde şeriat sözcüğü ile ifade edilir. Bu nedenle şeriatı din ve İslam’la özdeş bir kavram olarak yansıtmaya çalışmak gerçeğe aykırıdır.”

“İslam şeriatı denilen kavram İslam’ın kendisi demek değildir. Zira şeriat kurallarının çok azının kaynağı Kur’an ayetleridir. O ayetlerin de çoğu dönemsel olup esbab-ı nüzul çerçevesinde anlaşılması ve yorumlanması gereken hükümleri içermektedir. İslam tarihinde bütünsel ve tek yapı halinde bir şeriat anlayışından söz edilemez. (…)  Hangi şeriat ekolü söz konusu olursa olsun içerdiği kurallar açısından hiçbirinin günümüz toplumsal yaşamına ve insan gereksinimlerine, temel hak ve özgürlüklerine dahası çağdaş hukuksal sorunlara yanıt verebilecek bir yapıda olmadığı açıktır. Böyleyken insanlığın ve Müslümanların geçirdiği hukukî evrimi dikkate almayan şeriat taleplerine itibar etmek mümkün değildir.” diye devam ediyor.

 

İlahiyatçılar, çok eşliği, kölelik kurumunu, çocuk yaşta evliliği, harem selamlık uygulamasını, haklar bakımından kadınların ikinciliğini, mürtedin idamını ve tekfirciliği içermesi, iktisadi tezler bağlamında da günümüzün girift ekonomik ilişkilerini karşılamayacak denli basit oluşu, siyasal sistem açısından ise otoriter ve totaliter bir rejimi öngörmesi, şeriatı kabul edilebilir olmaktan uzaklaştırmakta ve olanaksız kıldığına dikkat çekerek islamın şeriatla kıyaslanamayacak denli değerli olduğunu açıkladı.

 

***

Bildiriyi imzası bulunan 14 ilayetçılar arasında yeralmıyan, Türkiye’de bu konudaki ilk makaleyi yazan isimlerden biri olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Azimli, bilimsel verilerin bunu gösterdiğini belirterek Kur’an-ı Kerim’deki ayetlere değindi. Prof. Dr. Azimli, bu durumun sadece Hz. Peygamber için geçerli olmadığını anlatarak Talak Suresi’nin dördüncü ayetinden bahsetti. Araplarda usul olduğunu dile getiren Prof. Dr. Azimli, “Bunu sadece peygamber yapmamış. Hz. Ömer, Hz. Ali’nin adet görmemiş kızı Ümmü Gülsüm ile evleniyor. Peygamberin kızı Rukiye sekiz yaşında evlenmiştir. Bunun çok örnekleri var. Hatta erkekler de küçük yaşta evleniyorlar. Amr Bin As’ın oğlu Abdullah babasından 11 yaş küçüktür. Bu da babası 10 yaşında evlenmiş demektir” diye konuştu.

Diamond Tema’nın doğru söylediğini savunan Prof. Dr. Azimli sözlerini özetle şöyle tamamladı: “Çocuk doğru söylüyor. Çocuk zaten bir şey de demiyor, iftira da atmıyor. Hadis kitaplarındaki, sistem tarihi bilgisini tekrar ediyor. İslam’ın en sahih kitabı Buhari’den konuşuyor. Bu işe devletin karışmaması lazım. Mahkeme bu işlere karar veremez. Mahkeme bu işin sonunda çelişkiye düşer. Ya bu hadisleri reddedecekler, ki reddedemezler. Diyanet açıklama bile yapmıyor şu anda. Diyanet’in görüşü de dokuz yaşında evlendiği şeklindedir.”

 

İlahiyatçılar “Şeriat uygulanamaz olsa da İslam dini, iman esaslarıyla, uygulama olarak da namaz, oruç, hac, zekât vb. ibadetleriyle, ahlakî açıdan ise helal haram anlayışıyla yüzyıllardır yaşanan ve bundan sonra da daima yaşanacak olan son ilahi dindir.” vurgusu yaparak her ümmet için ayrı bir şeriat söz konusu olduğuna dikkat çekti.

 

Herhalde bu cümle Müslümanlar açısından ‘müttefekun aleyh’tir. (Üzerinde ittifak edilen.)

 

***

Bildiriye tepki yağmaya geçikmedi. Vakit gazetesinde : “İslam’a ve Müslümanlara karşı iflah olmaz bir kin besleyen seküler yobazlar ile güdümündeki “din alimi” kisvesi altında Müslümanların manevi değerlerine nefret kusan sözde ilahiyatçı artıkları, yayınladıkları ortak bildiriyle “şeriat İslam değildir” diyecek kadar zıvanadan çıktı”. Açıklamaları yeraldı.

 

Aynı gazetede değerlendirmede bulunan Halil Konakçı Hoca, “Kur’an’la, ayetle, ahkâmla sabit, şeriat eşittir İslam dinidir. Allah’ın emrettiği, Efendimizin bizlere tebliğ ettiği tüm emir ve yasakların tamamına şeriat denir. Bu şeriatın genel tanımıdır. Şeriatı inkar etmek, ‘şeriat İslam değildir’ demek, Kur’an’la sabit; açık inkardır. Bunu söyleyen inkarcıdır. Bu cümleyi kuran bir insan değil ilahiyatçı, Müslüman zümresinde bile değildir. Kaldı ki bu listedeki ismi geçenlerin hepsi felsefik kafalarla İslam’ı sorgulayan, imanı zedeleyen, İslam’ı çürütmeye çalışan derslerin hocalarıdır. Bu listedeki isimleri herhangi bir Müslümanın ciddiye almayı bırakın, muhatap dahi almamaları gerekir. Bu insanlar İslam karşıtı Ebu Cehil’den daha öndeki isimlerdir” dedi.

 

Yeni Șafak gazetesi de, “Dini çarpıtarak Müslümanları ateşe sürükleyen” 14 isimlerin tüm listesini yayımlıyarak okurlarına “Bu isimlerden uzak durun” diye diskalifie etme çalışıyor. Oysa ilahiyetçiler İslam dinin everenselliğini, herhangi bir iktidara indirgenelemiyecini göstermektedir. Şeriat, sağlamlığı kuşkulu kimi hadisleri ve nadiren de fıkhın konusundan farklı nedenlerle inen ayetleri referans almış olsa da İslamla özdeş değildir. İslam tek, şeriat yüzlerce. Geniş İslam coğrafyasında tarihsel, dönemsel ve sosyal koşullar altında fakihlerce ortaya konulan birbirinden oldukça farklı İslam hukuku (fıkıh) Osmanlı’daki mecelle de dahil – 21. yüzyılda gereksinimi karşılamamıştır. Nitekim bildirge de ifade edildiği gibi : “Büyük İslam bilgini Ebu Hanife’nin de dediği gibi din, Hz. Âdem’den beri gelen tevhid inancıdır ve asla değişmez. Ama şeriat değişir. Nitekim tarih boyu her ümmet için ayrı bir şeriat söz konusu olmuştur.”

 

(Cehaletin pençesindeki tüm İslam ülkelerinin tersine Türkiye de, Ata’sının gösterdiği yolda laik kalmaya ve içindeki Müslüman nüfusla birlikte İslamın şeriattan bağımsızlığını savunmayı sürdürecektir.

 

 

Pof. Dr. Garip Turunç – Bordeaux (Fransa) Üniversitesi ve İstanbul Galatasay Üniversitesi Em. Öğt. Üy.

 

Bordeaux, Perşembe 27 Haziran 2024

 

 

Akit ve Yeni Șafak’ta Șariat tartışması

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER