Sevgi, Gönlün İbadetidir, Kabul Görürse, Asalettendir..

Sevgi, Gönlün İbadetidir, Kabul Görürse, Asalettendir..

Konuk Yazar

Deniz Kakanas/ Toplum Geliştirme Derneği. 

Geçmişteki okyanus olmuş yaşantıma taş atarım. Su halka halka, iç içe açılır ve ben, minik bir sandalla yabancısı olduğum yaşanmışlığın içinde gezinirken, yalnızlık dansı yaparım. Harcanan ümitlerim, kaybettiğim derin düşlerin peşinde, bıkmadan usanmadan yuvarlanır, tekrar kalkarım…

OKUMAK, DÜŞÜNMEK, ARAŞTIRMAK, YAZMAK, ÖĞRENMEK, ÖĞRENDİKLERİMİ PAYLAŞMAK, BENİM YAPIM… HER ŞEYE VE HERKESE NE KADAR YAKINSAM, O KADAR DA, UZAĞIM. Her sevda benim için, diğerinden, vazgeçiştir. İlmek ilmek, örerim sevgileri. Olgunlaşmayı biriktirerek, kendimi tamamlamaya çalışırım. Yatırımı sadece, kendime yaparım…Bazen bir hiç olurum her biri ayrı renkte ve farklı kültürde olan milyarlarca insan içinde kimsesiz kalarak… Bazen herşey… Nereye, ne kadar gidilmesi gerekiyorsa,, orada durmayı bilirim. “Kısasa kısastır yaşam, ne yaparsak onu buluruz.”

Geçmişte yaşanan herşey, bizi şu anda bulunduğumuz konuma kadar taşıyor. Eğer doğruluktan ayrılırsak, bu sefer de, elimizdeki herşey, alınıyor. Yaptığımız tüm yanlışlıkların cezasını, belki de bu şekilde ödüyoruz ancak farkında bile değiliz. Esrarengiz bir dünyada yaşıyoruz. Kiminle karşılaşacağımızı, yaşayacağımızı ve kimin ekmeğini yiyeceğimizi, bilemiyoruz. Sevgiyi kaybettiğimde, peşinden koşup dilenmem, ayçiçeği gibi güneşe doru bakarım. Bugünden sonra, kiminle şafak nasıl sökecek, bilmiyorum.

Bir gün güneş gibi doğarım. Bir gün gece olur, karanlığa çekilirim … Bir şehirde doğar, diğer şehirde solarım. Bazen dolunay olur geceyi aydınlatırım, bazen yakamoz olur, görsel doyumsuzluğu yaşatırım… Bazen bir hiç olurum, avare gibi dolaşırım, düşerken zamanın akıp giden yaprağına tutunurum … İçimdeki sevgi düşleri dolup taştığında, zihnimdeki sevdayla buluşurum… Dilediğim tek şey, diğer yarımı bulmak… Eksik parçamı takmak… Görünen her yol güzel, ancak benim için gidilecek yol yok. Yürüdüğüm aynı yoldan bir daha geçmem. Güneşim ben, toprağın üzerine her gün doğuyorum ve farklı yerlerde yolunu kaybetmiş bir gezgin olmayı diliyorum., benim gibi biriyle yaşayarak. Bazen sevgiden uzaklaşmam, gelişim kadar ani olur… Etrafımda tozlaşan tohumların yeşerdiklerini ve renklerini gördüğümde, akıldan uzak düşündüğüm zamanlar olmuştur… Bazen öyle içime çekilirim ki, herkesten, her şeyden elimi çeker ve kendimden bile çok uzaklara giderim… Can suyumu bir şekilde bulmaya çalışırım ve inatla filizlerim sürer, gider… İstemesem de fidan atarım… Zaman zaman yaprak açar, yeşilin her rengine boyanırım…

Sonbahar geldiğinde kendimi dökerim ancak; dolaştığım her yerde, sürgünlerim hep sürer. İçimde o kadar coşkulu bir sevgi var ki , gerektiği yerde, taşırırım.. Kaç kez !… Nerede uyuduğumu, kaç kez sevdiğimi, sevildiğimi, terk edildiğimi, kaç kez ağladığımı hatırlamıyorum… Şu an hatırladığım tek şey, bin yanlışın içinden, bir doğruyu bulmuş olmam ve doğruya kürek çekmem. Aykırı kişiliğim kendini ifade ederken, toplum içindeki yerimde farklı olmamı sağladı yani kendi kendini keşfetti… Ben siz değilim, sizde ben olamazsınız. Ben benim, değişemem… Çıkar, gözetemem… Görmek istediğiniz gibi görebilirsiniz. Önemli olduğu sanılan birçok saçma şeyin boşluğundan kurtulmak, kurtarmak içindir herşey …

Sağlam, sağlıklı ve iç huzuruyla yol alırken, doğuştan var olan enerjim, hiç sönmeyecek gibi… Sınırsız hayal gücüm, çalışma azmim var. Birde sevgiyi buldum mu, TAMAM… Bugün etrafıma bakınıyorum da, her şey çok değişmiş. Eski yüzler yok artık. Eski bildiklerim zamanın içinde kullanılmış, tüketilmiş ve kül olmuş uçuşmuşlar. Artık gökkuşağının içinde, istediğim renge sarılabiliyorum. Yasaklar normale dönmüş, özgürlük anlamsızlaşmış… Çok şey, sıradanlaşmış… Filmlerde izlediğimiz eski aşkları hâlen büyük umutlarla arıyoruz. Birbirimize mektup yazmıyoruz. Ne kadar büyürsek büyüyelim, içimizde çocuk saflığında çok temiz duygular var… Birimiz 15, diğerimiz 16 yaşa inip, bir yerlerde buluşmalıyız. El ele tutuşup, sinemaya gitmeliyiz, sahilde dolaşmalıyız, bir simidi bölüşerek, doymalıyız. Bir günlük olmamalı birliktelikler, birbirimize sevgi ve saygıyla koşmalıyız. Değer olmalı, sevdalarda, kültür yaşamalı buluşmalarda. Telden de olsa, bir yüzük olmalı, parmakta… Yüz görümlüğü, balayı bunların hepsi, hayatın anlam, hatıralarda.. Her gün yeni bir gün.. Yarında gecenin tüm karanlığına inat, şafak yeniden sökecek …

Yine, yeni bir sayfa açılacak ve her şey sil baştan yeniden başlayacak… İki yetişkin olarak başlamasını istediğimiz güzellikleri, sonsuza kadar taşımayı başarmalıyız. Birçok konuda birbirimize anlayışlı olmalıyız. Denizin derinliklerine indikçe, birleşmeyi, zenginleşmeyi beraberce öğreneceğiz…. Artık ne istediğimi çok iyi biliyorum. Toplum geliştirme için, kalbimdeki sevgimle geliştirici projeler içinde olacağım. Şahsi ana fikirlere saygı çerçevesinde, insani hizmetlerde bulunacağım tâ ki, can bu bedeni terk edene kadar … Çalışmakta başka bir ibadettir. Belki de sevgiyi getiren odur… Herşeyin hayırlısı… Dünya bu, bugün böyle yarın başka… Yaşamın güzelliği muhteşem. Karşılaşmak, yaşamak lazım elimizde fırsat varken… Her şeyin halkı bir sebebi olduğu gibi, her gününde kutlanması için bir anlamı mutlaka vardır çünkü her insan, başka bir yaşamdır. İşte o gün, bugün … Bugün 14 Şubat.2017. Yunus der ki; Aşk aşıkı sır eder, asIanı zencir eder, katı taşı mum eder. Gün ışığı içinde… Sağlıklı nefes almanın özgürlüğüyle… Sade bir Türk kahvesi eşliğinde… Gidebildiği yere kadar …

♥ SEVGİLİLER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN, ŞU ÜÇ GÜNLÜK DÜNYA, HEPİMİZİ SEVGİYE DOYURSUN.

www.toplumgelistirme.tv

(Visited 1 times, 1 visits today)