Tablo çok acı…

Tablo çok acı…

KOVİD kaybının en çok olduğu yerleşim birimi, Karaali Mahallesi…

Antakya’ya bağlı, İskenderun yolu 10. Km’sindeki Karaali Mahallesi’nin, yaşadığımız koronavirüs sürecinde en çok kayıp yaşayan yerleşim birimi olduğu belirtildi. Karaali Mahallesi’nin iki tanınmış ismi, emekli öğretmen Süleyman Nayman ile sosyal çalışmacı Mesrur Sabahoğlu, sürecin çok acı bir tablo oluşturduğunu, bu tabloya yeni isimler eklenmemesi için de tedbirlerin sıkılaştırılarak sürdürülmesini istedi. Halen MKÜ Araştırma Hastanesi’nde tedavi süreci devam eden emekli öğretmen Süleyman Nayman’ın mesajları şöyle:
“Çok muhterem Karaali Mahallesi halkımız. Sizler, her şeyin en iyisine layıksınız. Hepinizi çok çok seviyorum. Artık kimse eksilsin istemiyorum. Vefat eden yakınlarınıza Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyorum. Mekanları cennet olsun.
23 Ekim’den bugüne, tablonun ne kadar acı olduğunu yüreklerinizde nasıl hissediyorsunuz? Lütfen herkes, bu korona illetinden korunsun. Maskesiz olanları uyarın. Misafirliğe gitmeyin. Misafir kabul etmeyin. Bazı şeyleri erteleyin. Gördüğünüz gibi, sevdiklerimiz birer birer bizlerden ayrılıyor. Biz olmak için, tedbirleri elden bırakmayalım. Birbirimize sahip çıkalım. Maske, mesafe, hijyen kurallarına uyalım. Uymayanları uyaralım hep birlikte.
Virüsün başlangıcı öksürüktür. Vücudun bağışıklık sistemine göre, kiminde hafif, kiminde ağır değişiklik gösterir. Kendini rahatsız hisseden herkes, hiç beklemeden hastaneye gitsin, koronavirüs testi yaptırsın. Öksürenler, grip diye, benim gibi ihmal etmesin. 27 Kasım’dan beri MKÜ Araştırma Hastanesi’nde koronavirüs ile yaşam mücadelesini veriyorum. Ne kadar erken tedaviye başlarsanız, o kadar daha kolay iyileşirsiniz.
Büyüklerimizi koruyalım. Allah’ım herkesi bu illetten korusun derken, siz de kendinizi korumaya çalışın ki, başkalarına bulaşmasını da engelleyin.”
-SABAHOĞLU: Teker teker ölüyoruz-
Kendisi Karaalili olan, sosyal çalışmacı Mesrur Sabahoğlu da, her gün teker teker ölüm verdiklerini, bu acı sona fırsat vermemek için de tedbirlere uyulması gerekliliğini yineledi.
Sabahoğlu’nun, mahallesi halkına yönelik mesajları da şöyle:
“Sevgili Karaali Halkı’na açık mektup… Başta, sevgili can dostum Selim Karar ve yitirdiğimiz tüm değerlerimizin anısına… Karaali Mahallesi’nde yaşayan sevgili arkadaşlarım, dostlarım, akrabalarım, küçüklerim ve değerli büyüklerim, hepinize merhaba!
Gün geçmiyor ki, canımdan can kopmasın. Teker teker ölüyoruz, ne yazık ki. 2 ayda bu kadar canımızı toprağa verdik ve ne yazık ki vermeye de devam ediyoruz, vedalaşmadan onlarla. Biz, her türlü hastalıktan ve virüsten daha akıllıyız, bunu unutmayalım lütfen. Artık hijyen kurallarının, maske ve sosyal mesafe tedbirlerinin yetmediği günlerden geçiyoruz. Kovid’e yakalanmak ne ayıptır, ne de gizlenecek, utanılacak bir durumdur. Ayıp, acı ve suç olan tarafı, Kovid’e yakalanıp da onu saklamak, komşusuna, akrabasına ve temasta bulunduğu diğer insanlara bulaştırmaktır.
Canlar, dostlar, kardeşler… Evlerimize kapanmamız için daha kaç canımızın gitmesini bekliyoruz. Lütfen, en yakınlarınıza dahi misafirliğe gitmeyin, evinize kimseyi almayın. Herkesle ilişkileri sıcak olan sizin gibi insanlar için bu çok zor olacak, inanın biliyorum, ama başka çaremiz yok. Bana merhameti, yardımlaşmayı ve dayanışmayı sizler öğrettiniz. Benden daha iyi bilirsiniz ki, Karaali’nin verimli toprakları ,aylarca evden çıkmazsanız da sizi doyurmaya, ihtiyaçlarınızı karşılamaya yeter. (Gıda dağıtım işini yerel yönetimler yerine getirmese de!) Ve eve kapanmaktan başka çaremiz yok. Niye olmadığını, kendi yaşadığınız mahalleden iki örnekle açıklamak istiyorum.
Karaali Mahallesi’nde, doktorunuz, Hatay Tabip Odası Başkanı sevgili dostum Sadık Nazik ve Mahallemizin ilk üç öğretmeninden biri olan, Diyabetle Yaşam Derneği Hatay Şube Başkanı, öğretmenim Süleyman Nayman… Bu iki değerimiz de Kovid-19 tedbirlerini olağanüstü bir şekilde uyguluyorlardı. Ama ne yazık ki, onlar da hastalığa yakalandı. Tek tesellimiz, ikisinin de tedavilerinin olumlu bir şekilde sonuçlanmış olması ve sağlıklı bir şekilde aramıza dönmeleri.
Sevgili Karaali halkı… Artık ölüm haberlerinizi duymak, okumak istemiyorum. Biliyorum, uzun yazdım, ama ölmenize seyirci kalamam. Sevgili genç canlar, lütfen büyükleri koruyalım. Lütfen evde kalalım, sağlıklı bir şekilde hayatta kalalım. Hepinizi seviyor ve özlüyorum. Sağlıklı günlerde buluşmak dileği ile…” -Cemil Yıldız-