Tarih de var, lezzet de, dün hikayesi de…

Tarih de var, lezzet de, dün hikayesi de…

Antakya’dan yolu geçen bir gezgin anlatsın!

Hikayesi, “2010 yılında bir otelin inşaat çalışması sırasında bulunan, geometrik figür çeşitliliğiyle dikkati çeken bin 200 metrekarelik tek parça taban mozaiği” ile başladı, içine bir de müze eklendi.

Milattan sonra 6. yüzyıla ait, bin 200 metrekare alanı kaplayan ve o dönemlerde “kamu alanı” olarak kullanıldığı düşünülen mozaik, dünyanın tek parça en büyük taban mozaiği olarak kabul edilirken, bugün yanı başına eklenen müzesiyle (Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi) de ziyaretçilerin ilgi odağı olmaya devam ediyor.

Saint Pierre Kilisesi’ne giden yolun üzerinde konumlandırılan Müze Otel’de kalan ve yolu Hatay’dan geçtiği için de seyahat notlarını kendi blog sayfası üzerinden takipçileri ile paylaşan bir seyyah şunları dile getirdi:

“İnşaatı yapılırken bulunan mozaiklerinin üzerine kuş gibi konan bir otelde kalmak insana ilginç hissettiriyor. Sanki, o eski zamanların içinde duruyormuş gibi! Dün ile bugün arasında geçit olan bir kapının önünde duruyormuş gibi! Bir de tabi bu şehrin yemekleri… İnanılmaz mezeleri… Tarih ve kültür rotamın üzerinde aldığım bu mola ile binlerce km’lik enerji kattım kendime, diyebilirim!

Bu kadar tarihi, kültürü ve lezzeti bir arada bulabileceğim başka bir şehir daha bulursam, kendimi şanslı hissedeceğim.”

-Haber/Tamer Yazar-