Prag’ı çok merak ediyordum. Gittim, gördüm, hayran kaldım.
Dönerken de telefonumu Prag Havalimanı’nda bir tuvalette unuttum!
İşte insanın hayatında “Prag’da kaldım” diyeceği an tam da buymuş.
Bir yandan İzmir uçağı kalkmak üzere, bir yandan ben havaalanında hangi tuvalette telefonumu bıraktığımı hatırlamaya çalışıyorum.
Pasaport görevlisine:
“Please help me! I forgot my handy in the toilette!”
diyorum.
Onlar sakince:
“Please wait…”
Benim iç sesim ise:
“Wait mı? Hanımefendi, uçak gidiyor!”
Tam o sırada anons:
“Mrs. Ozgul final boarding…”
Eyvah!
Telefonu bulamazsam Prag’da mı kalacağım, yoksa telefonsuz mu döneceğim, artık onu da düşünemiyorum.
Neyse, rehberimiz Özgür Bey imdadıma yetişti. Yirmi yıldır Prag’da yaşayan; şehri de insanını da iyi tanıyan, çözüm odaklı, empatisi güçlü ve güzel yürekli bir insan.
“Telefonun marka ve modelini gönderin, Lost and Found’a Çekçe mail atayım,” dedi.
Gönderdik.
Ben İzmir’e döndüm.
Bir gün sonra:
“Gözün aydın, telefon bulundu!”
İşte Prag’ın bende bıraktığı en güzel izlerden biri de bu oldu.
Özgür Bey daha önce Prag toplumundan söz ederken, insanların önemli bir bölümünün herhangi bir dine bağlı olmadığını; buna rağmen dürüstlüğün, kurallara uymanın ve başkasının hakkına saygının güçlü olduğunu anlatmıştı.
Ben de düşündüm.
Sonra kendi kendime sordum:
Ahlak gerçekten dindar olmakla mı başlar?
Bence hayır.
Ahlak, kimse görmezken de doğru olanı yapabilmek.
Yerde bulduğun telefonu sahibine teslim etmek mesela…
Kimse seni görmüyorsa bile.
Belki de ahlakın en gerçek sınavı tam orada başlıyor.
Bu arada, telefonum Türkiye’de kaybolsaydı bulunur muydu?
Bilmiyorum.
Bunu asla ve kata ülkemizi kötülemek için söylemiyorum.
Ama insanın kafasına takılıyor işte…
Biz çocuklarımıza “Dürüst olun, başkasının hakkını yemeyin” diyoruz. Bir öğretmen olarak benim için bunlar yalnızca ders cümleleri değil.
Çocuklar, söylediklerimizden çok yaptıklarımızı öğreniyor.
Üstelik ahlakın dini, dili, milleti olmamalı.
İnanç başka şey, ahlak başka.
İnsan, inancı ne olursa olsun iyi ve dürüst olabilir. Çünkü insanın kimse görmezken yaptığı şey, çoğu zaman kim olduğunu anlatır.
Telefonum bulundu.
Ama Prag’ın bana yıllardır bildiğim bir şeyi yeniden hatırlatması hoşuma gitti:
İyi insan olmak, önce insan olmakla başlıyor.
Gerisi biraz da bizim seçimimiz.
Telefonum bulundu.
Ama soru kaldı.
İnsanlık Prag’da
Güvende hissedersin
Kimse görmezken
