Yollarımız bakımsızmış…

Yollarımız bakımsızmış…

Çizgilerimiz ise hiç yokmuş!

Yerel idareciler tarafından kent merkezinde sık sık yapılan, ardından sık sık kazılan yolların yeniden düzene girmesini beklerken, bir şeyin eksikliği oldukça dikkat çekiyor. Sahi, olmayan yol çizgileri ve ‘var ile yok’ arasında gidip gelen yaya geçidi çizgileri için bir şey yapar mıyız?

Trafik Güvenliği Dairesi Başkanlığı-Trafik Güvenliği İşaretleme Şubesi Müdürlüğü tarafından paylaşılan ‘Trafik İşaretleri El Kitabı’, Antakya’nın bir türlü çözümlenemeyen trafik kalabalığında karşılaşılan yanlışlara dair oldukça net tespitler ekliyor. Bunlardan biri, birçoğu standarda uymayan, beton ya da asfalt malzemeden yapılan, yüksekte bırakılmış ‘hız kesiciler’ hakkında!
Olması gerekene dair ifade edilen şöyle:
“Hız kesici tümseklerin (kasisler), TS 6283 standardında belirtilen esaslar doğrultusunda tesis edilmesi gerekmektedir. Tümsek yüksekliği en fazla 7,5 – 10 cm olmalıdır. Hız kesici tümsekler, sadece şehir içi yollarda, transit trafiğe hitap etmeyen yollar üzerinde tesis edilmeli, şehir içi yolların ana arterleri ile şehirlerarası trafiğe hitap eden yollar üzerinde tesis edilmemelidir. İki yönlü yollar üzerinde tesis edilecek tümseklerde, tümsekler üzerinde aşağıdaki şekilde görülen beyaz boya ile işaretleme yapılmalı, aynı yönde birden fazla şerit
olması durumunda, işaretleme her bir şerit için ayrı ayrı çizilmelidir. Hız kesici tümsek yaklaşımlarında, tümseğin 5-50 metre öncesinde, T-7 nolu ‘Kasisli Yol’ işareti ile gerek görülmesi halinde TT-29 nolu ‘Azami Hız Sınırlaması’ levhaları kullanılabilir.”
Her gün, iş ve ev arasında kullandığı yolları anlatırken karşılaştığı sıkıntıları bizlerle paylaşan bir okurumuzun ifade ettikleri ise şöyle:
“Hız kesiciler bir tarafa, ki onlar zaten ayrı bir konu! Aslına bakarsanız, yollar standarda uygun değil ki, trafik işaretleri ya da çizgileri uygun olsun! Düşünün ki, onca yol tepiyorum her gün, ama doğru dürüst hiçbir kısımda, gidiş-gelişi ayıracak yol çizgileri yok! Niye çizilmemiş, bilmiyorum. Ha bire kazıldığından belki de… Ya da ‘nasılsa idare ederler’ dediklerinden… Boşuna demiyorsunuz, bu şehir ‘köy-kent’ modeli diye!”
-Tamer Yazar-