Ziraat Mühendisleri …

Ziraat Mühendisleri …

“Zirai Eğitim-Öğretiminin 176.Yıldönümü” mesajında buruk sözler:

İthalatın Patladığı, Tarımsal Üretimin Dip Yaptığı Dönemin Üzüntüsü,

Burukluğu İçindeyiz…

“Zirai Eğitim ve Öğretimin başlamasının 176. Yıldönümü” kutlamaları kapsamında bir mesaj yayınlayan Hatay Ziraat Mühendisleri Odası, tarımsal ithalatın patladığı, tarımsal üretimin ise dip yaptığı bir dönemde olmanın üzüntüsü ve burukluğu içinde olunduğu mesajını verdi.

Hatay Ziraat Odası Yönetim Kurulu adına açıklamayı yapan, Başkan Ahmet Sever, yayınladığı mesajında; tüm olumsuzluklara rağmen, Tarım Mühendisleri olarak üretmeye, yetiştirmeye ve tarıma teknoloji aktarmaya devam edecekleri bilgisini verdi ve meslektaşlarına hitaben de “Tarım Mühendisleri günümüz kutlu olsun” dedi.

TÜRK TARIMININ ÖNEMLİ YAPITAŞI

Ziraat Mühendisleri Odası’nın, 1954 yılından beri 70 bine yakın üyesi ile Türk tarımının önemli yapıtaşlarından biri olduğunun altını çizen Ahmet Sever, açıklamasında şunları kaydetti:

“Hatay Ziraat Mühendisleri Odası 48. Dönem Olağan Kongresi’ni yapmış ve bu dönem için seçilip görev almış yeni Yönetim Kurulumuz, kayıtlı 950’ye yakın üyesine hizmet vermeye ve çiftçilere teknoloji aktarmaya ilk günkü şevkle devam edecektir.

Ülkemizde, programlı ve organize anlamda ilk kez 1846’da İstanbul Halkalı’da başlanan Tarım Öğretiminin 176. Yılı kutlu olsun. Öğretimde 176 yıllık köklü bir tarihsel geçmişe sahip olmak, biz tarımcılar için bir gurur kaynağıdır. Her yıl 10 Ocak’ta, Ziraat Fakültelerimiz ve Ziraat Mühendisleri Odası tarafından, güzel bir gelenek olarak, Türkiye’nin dört bir yanında kutlanmaktadır.”

MİLLİ EKONOMİNİN TEMEL SEKTÖRÜ

Tarımın, milli ekonominin temel sektörü olup, istihdam ve sanayi sektörüne hammadde sağlaması yanında, milli ekonomiye çok önemli girdiler sağladığının altını çizen, Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet Sever, şöyle devam etti:

“Ülkemizde tarım sektörü, çok iyi bilindiği gibi; toplumumuzun temel beslenme gereksinimlerini karşılayan, ülke genelinde istihdam yaratan, sanayiye hammadde sağlayan, ihracat ürünleri ile ülkemize döviz getiren, milli ekonomimizin temel sektörlerinin başında gelmektedir. Bu yönüyle ele alındığında, özellikle gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda tarım, kalkınmanın hala ana sektör görevini sürdürmektedir.

Bunun yanı sıra, dünyanın önünde duran temel sorunların başında, hızlı nüfus artışına karşın artırılamayan tarım toprakları ile insanların beslenmesi sorunu gelmektedir. Tarım yapılabilecek alanların nüfus artışına göre çoğaltılması mümkün olmadığına göre, mevcut tarım topraklarından daha fazla verim alınmasını sağlayacak yol ve yöntemlerin bulunması gerekmektedir. İşte bu bağlamda, tarımsal eğitim, araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin önemi daha da çok ortaya çıkmaktadır.

Tarım sektörünün, son yıllarda dünyada gelişmelere paralel olarak Türkiye’de de hızla büyüme kaydetmesi, tarımsal eğitimin ve kalitesinin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Tarım, dünyada ve Türkiye’de yeniden yükselir ve şekillenirken, Ziraat Fakültelerimizi yeniden yapılandırmak ve canlandırmak hepimizin sorumluluğudur. Bu düşünceyle, Ziraat Eğitim-Öğretiminin 176. Yılını kutlarız.” -Cemil Yıldız-