Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Yusuf Cemil Karaçay
Yusuf Cemil Karaçay

Hatay: Farkındalığın yetmediği şehir

 

Herkes her şeyin farkında, ama hiç kimse sorumluluk almak istemiyor. Hatay’da bugün görünen en net gerçek tam olarak bu.

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin en ağır yıkımını yaşayan illerden biri olan Hatay’da, aradan üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen, sorunlar “geçici kriz” olmaktan çıkmış, kalıcı bir yapısal soruna dönüşmüş durumda. Üstelik bu sorunların önemli bir kısmı, artık teknik yetersizlikten çok, yönetim ve irade eksikliği tartışmalarını gündeme taşıyor.

Depremin hemen ardından, 22 Şubat 2023’te dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından Hatay AFAD Koordinasyon Merkezi’nde yapılan “eşya yardımı” açıklaması, o günlerde büyük bir beklenti yaratmıştı. Evi dahil her şeyini kaybeden insanlar için bu söz, yalnızca bir yardım değil, aynı zamanda “devletin yanında olduğu” mesajıydı, o yüzden de çok önemliydi.

Ancak aradan geçen yıllar, bu mesajın somut bir karşılığa dönüşmediğini gösterdi. Durum öyle ki, eşya yardımı bugün hâlâ belirsiz, sahipsiz bir vaat olarak duruyor bir köşede. Üstelik bu süreçte yapılan her yeni açıklama, çözüm üretmekten çok, beklenti yaratmaya dönüşmüş durumda.

Hatay Valisi Mustafa Masatlı mı? 24 Temmuz 2024 Basın Bayramı’nda eşya yardımıyla ilgili yaptığı bir açıklamasında, “7269 sayılı yasanın içinde yer almıyor” diyerek, deprem sonrası ortaya çıkan beklenti ve söylentilere açıklık getirmemiş aslında, ama tam da bu noktada oluşan tüm umutları rafa kaldırmış.

 

Yıkımın ardından gelen ikinci yıkım: ihmal

Kim ne derse desin, Hatay’da bugün en büyük sorunlardan biri, deprem sonrası fiziksel yıkımın yerini alan “yönetimsel yıpranma”dır.

Yolların hali ortada. Her yağışta çukurlara dönüşen, her geçen gün biraz daha bozulan bir altyapıdan söz ediyoruz. Ana arterlerde bile bu tablo değişmiyor. Yağmur yağdığında oluşan su birikintileri artık istisna değil, rutin bir şehir görüntüsüne dönüşmüş durumda. Açıkçası, bu durum yalnızca konfor meselesi değil, ama doğrudan güvenlik, ekonomi ve yaşam kalitesi meselesi.

 

Esnafın sessiz çöküşü

Hatay esnafı ise ayrı bir kriz hattında!

Siftah yapmadan kapanan dükkânlar, finansmana erişimde yaşanan ciddi zorluklar, mücbir sebep uygulamasının sona erdirilmesi ve KOSGEB kredilerinin geri ödeme baskısı… Tüm bunlar, zaten depremle ağır darbe almış bir ekonomik yapının yeniden ayağa kalkmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor.

Ortaya çıkan tablo şu:
Gelir yok, borç var.
Nakit akışı yok, yükümlülük var.
Ve bu dengesizlik her geçen gün büyüyor.

 

Siyasetin tekrar eden dili

Hatay Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği (HESOB) seçimleri de bu tabloyu değiştirmedi. Tek adaylı seçim tartışmaları bir yana, asıl dikkat çeken konu yine aynıydı; sorunların tespiti, ama çözümün gecikmesi!

Hem Oda temsilcileri hem de siyasi aktörler, esnafın yaşadığı sıkıntıları açıkça dile getirdi. Ancak bu tespitler, yıllardır tekrar edilen bir döngüye dönüşmüş durumda:
Sorun anlatılıyor, not alınıyor, Ankara’ya iletiliyor, fakat sahaya yansıyan sonuç değişmiyor.

 

En büyük sorun: Alışkanlık haline gelen bekleyiş

Hatay’da artık en büyük problem, sorunların varlığı değil, ama bu sorunlara karşı geliştirilen “bekleme refleksi”dir.

“Çözüm geliyor”, “çalışma yapılıyor”, “not edildi” gibi ifadeler, zamanla güven tazeleyen cümleler olmaktan çıkmış, hatta tekrara dayalı bir rutin söylem haline gelmiş durumda.

Bu durumun en tehlikeli yanı ise şu;
Toplumun beklentisi sürerken, çözüm üretme mekanizmasına olan güven giderek zayıflıyor.

 

Son söz

Hatay, bugün bir kez daha kritik bir eşikte duruyor.
Sorunları herkes biliyor.
Raporlar ortada.
Açıklamalar mevcut.
Ziyaretler, toplantılar, notlar da eksik değil…

Ama eksik olan bir şey var:

Somut ve sürdürülebilir çözüm…

Bu eksiklik devam ettikçe, Hatay’da her yeni gün, bir öncekinin tekrarı olmaktan öteye geçemiyor.

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER